Kısaca kimdir?
Palu Beyliği, 16. yüzyıl'ın başında günümüz Türkiye sınırları içerisinde yer almakta olan doğu'da Bingöl ile Genç, kuzey'de Karakoçan ile Kiğı, Batı'da Uluova ve güney'de Akdağ[anlam ayrımı gerekli] ile çevrili Elazığ ilinin Palu ilçesi merkez olmak üzere kurulmuş ve yönetiminde nesep itibarıyla Abbasiler'e dayanan Sancak Beyleri tarafından 19. yüzyıl başlarına kadar yönetilmiş bir Osmanlı Hükümetidir. Osmanlı döneminde “hükümet sancak” olarak yerli hanedanlardan Cemşid Bey'e Yavuz Sultan Selim döneminde evlada intikal edecek şekilde mülkiyet üzere verilmiştir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Palu Beyleri ve Palu Beylerinin Kökeni
Palu Beyliği, Eğil Beylerinin soyundan gelmekte olan Emir Timurtaş'ın torunu ve Rüstem Bey'in oğlu Kara Cemşid Bey tarafından kurulmuştur. Cemşid Bey'in Çaldıran Muharebesi'ne katılım sağladığı ve kuvvetleri ile beraber Karaman'da, Yavuz Sultan Selim'e biat ettiği ve zafer sonrasında kendi kuvvetleri ve çabasıyla Palu Kalesini fethettiği belirtilmektedir. Kara Cemşid Bey, Eğil Beylerinin soyundan gelmektedir ve bu Beyler Mirdasi Aşireti başta olmak üzere birçok Zaza ve Kürt aşirete önderlik etmekteydiler. Kürtler'in yaşadığı bölgeleri ve tarihini konu alarak bu süreç zarfındaki Hükümdarlarından bahseden Şerefname'de Abbas bin Abdülmuttalib'in soyundan ve Hakkâri bölgesinde bulunan Pir Mansûr'un daha sonraları Eğil Bölgesi yakınlarında bulunan Piran Köyüne yerleştiği aktarılmaktadır. Bu bölgede yerleşik bir biçimde yaşamını sürdüren ve daha sonra Eğil Kalesinin hakimiyetini alan Mirdasi Aşireti bulunmaktadır. Bu aşiret ismini Kilaboğulları'nın önderi olan Salih bin Mirdas bin İdris ile ilişkilendirilerek "Mirdasi" şeklinde isimlendirilmiştir. Pir Mansûr ile Mirdasiler arasında herhangi bir kan bağı olmamasına rağmen Mirdasiler Pir Mansûr ve ailesine derin bir sevgi ile bağlanmış ve kendilerine önder edinmişlerdir. Pir Mansûr'un M.S. 989 senesinde doğduğu ve M.S. 1049 senesinde yani altmış yaşlarında Eğil Bölgesine geldiği düşünülmektedir. Eğil bölgesine yerleşen Pir Mansûr bu bölgede yoğun bir şekilde irşad faaliyetlerine başlamış halk üzerinde kısa sürede manevi bir etki bırakmıştır. Pir Mansûr vefat ettikten sonra yerine oğlu Pir Musa geçti.
Babasından daha etkili bir şekilde faaliyetlerine devam eden Pir Musa, Piran köyünde bir zaviye yaparak bölge halkı üzerinde etkisini arttırmış oldu. Bu şekilde Mirdasi aşireti ve öbür aşiretler üzerinde etkisini arttıran Pir Musa bölgede etkin bir kanaat önderi halini almış ve Mirdasi Aşireti de dahil olmak üzere pek çok aşireti kendisine bağlamıştır. Kendisi vefat ettikten sonra yerine oğlu Pir Bedir geçmiştir. Pir Bedir, babası Pir Musa ve dedesi Pir Mansûr'un aksine bölge halkı üzerinde sahip olduğu manevi gücü, maddi güce çevirerek Mirdasi Aşireti ve bölgedeki öbür aşiretlerin de desteği ile beraber Eğil Kalesi'ni ele geçirmiş ve Eğil Emirliğini Kurmuştur. Mirdasi Aşireti, Pir Bedir'i kendilerine lider seçmiş ve Pir Bedir elindeki manevi gücü Müslüman halk üzerinde kullanarak Bizans'ın elinde bulunan Eğil Kalesini fethetmiş ve Pir Mansûr'un torunları için Mirlik dönemini başlatmıştır. Bu sebeple yöre halkına önderlik edenlerin Pir Mansûr'un torunları, emirliğin etnik bakımdan ana etkenin ise Mirdasi Aşireti olduğu görülmektedir. Pir Bedir, Eğil Kalesini fethetmeden evvel bu bölgede yaşayan nüfusu çoğunlukla Rum, Ermeni ve Süryanilerin oluşturduğu tahmin edilmektedir. Konuyla alakalı çalışmalara bakıldığı zaman bu fethin kesin bir tarihi olmamakla beraber tartışmalı bir konudur. Nusret Aydın, fetih tarihinin kesin bir biçimde bilinmediğini ve yaklaşık olarak M.S. 1030-1050 yılları arasında gerçekleştiği
02.2Kara Cemşid Bey ve Osmanlı İdaresinde Palu Beyliği
Amcası Emir Hüseyin'in Ergani Kuşatması sırasında ölmesi üzere Beyliğin başına geçen Cemşid Bey, amcasının izinden giderek Akkoyunluların yıkılma döneminde yaşanan siyasi kargaşalardan faydalanmıştır. 1490-1495 seneleri içerisinde Bağin Kalesi ve çevresindeki sınırları genişleterek kuzeyde yer alan Palu Kalesini ve şehrini fethetmiştir. Palu'yu ele geçirdikten sonra yönetim merkezini buraya taşıyan Cemşid Bey, Palu Beyliğinin kurucusu olarak anılmıştır. Osmanlı ve Safevi Hakimiyetinden evvel Palu'yu ele geçirdiği dikkate alındığı vakit altmış yıla yakın Palu'yu yönettiği rahatlıkla söylenebilir. Nitekim 1515 senesinde, yine Cemşid Bey öncülüğünde Osmanlı Hakimiyetine giren Palu 1565 senesine dek kendisi tarafından yönetilmiştir. Cemşid Bey, Şeref Han'ın anlatımlarına göre yönetim konusunda yetenekli, liderlik becerileri olan ve siyaset becerileri gelişmiş bir kişiliktir. Ayrıca iri cüssesi ile savaş meydanında güçlü bir savaşçıydı. Savaş meydanında göstermiş olduğu cesaret ve gözü karalıktan ötürü kendisine "Kara" unvanı verildiği gibi kendi döneminde "Kara Cemşid Bey" adıyla nam salmıştır. Bu sebeple kendisinden sonra Palu Beyleri hakkında "Karacemşid oğulları, Karacemşidler veyahut Evlad-ı Cemşid Bey" gibi isimler sıklıkla kaynaklarda ve belgelerde yer almıştır. Cemşid Bey, Palu'da hükümdarlığının ilk devirlerinde, Şah İsmail, bölgede hızlı bir şekilde hakimiyet oluşturmuş ve Akkoyunluların başkenti olan Tebrizi ele geçirerek 1501 yılında Safevi Devletini kurmuştur. Bu dönemde Şah İsmail önderliğindeki Safeviler, İran coğrafyasında hakimiyetlerini kurdukları gibi Anadolu'daki hakimiyet bölgelerine saldırılar başlatmışlardır. 1507 senesinde Diyarbakır bölgesi, Safeviler tarafından ele geçirilmiş ve Safevi komutan Arapşah'ın yönetimine bırakılmıştır. Dolayısıyla Palu'da Cemşid Bey'in elinden alınmış Safeviler'in eline geçmiştir. Diyarbakır'daki Safevi Beyleri, 1508-1512 senesi arasındaki dört yılda 125 tuman vergi ödemişlerdir. Palu'daki Safevi Bey'i Arap Bey ise 1511-1512 yılları arasında bir tuman vergi ödemişti. Bu vergilerin fazla olduğunu dile getirerek Kioumars Ghereghlou [en];
“Safeviler, tiyûl sistemi ile gelirlerini direkt hazineye aktarma şeklindeki malî ve idârî merkezileşme yöntemiyle Doğu Anadolu'nun idâresini Kızılbaşlara teslim etti. Böylece sistemli bir merkezileşme uygulandı ve Kürt beyleri sistemden yalıtılarak uzaklaştırıldı. Neticede 1514 Çaldıran ve 1516 Diyarbekir’in ilhâkı sırasında müttefiksiz kaldılar” demektedir.
Safeviler ile birlik olmayan bölge hakimlerinden biri de Kara Cemşid Bey'dir. 1514 senesinde Yavuz Sultan Selim'in, İran'a sefer düzenleyeceği zamana kadar tam yedi yıl beklemiş ve Yavuz Sultan Selim'in bu seferini haber alında Karaman'a giderek kendisine biat etmiştir. Kara Cemşid Bey ordusu ve maddi gücüyle Yavuz Sultan Selim tarafında yer almış ve kendisiyle beraber bizzat Çaldıran Muharebesine katılmıştır. İran seferindeki başarılarından sonra Padişahla Amasya Sancağına dönen Kara Cemşid Bey, burada Palu'n
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Palu Beyliği hayat hikâyesinde anıyor Amasya Sancağı
“İran seferindeki başarılarından sonra Padişahla Amasya Sancağına dönen Kara Cemşid Bey, burada Palu'n”
-
Palu Beyliği hayat hikâyesinde anıyor Çaldıran Muharebesi
“Cemşid Bey'in Çaldıran Muharebesi'ne katılım sağladığı ve kuvvetleri ile beraber Karaman'da, Yavuz Sultan Selim'e biat ettiği ve zafer sonrasında kendi kuvvetleri ve çabasıyla Palu...”
-
Palu Beyliği hayat hikâyesinde anıyor Şeref Han
“Cemşid Bey, Şeref Han'ın anlatımlarına göre yönetim konusunda yetenekli, liderlik becerileri olan ve siyaset becerileri gelişmiş bir kişiliktir.”
-
Palu Beyliği kendi hikâyesinde anılıyor Eğil Beyliği
“Beyliğin sınırları hakkında bilgi olmamakla birlikte Emir Bulduk'un torunu Emir Muhammed döneminde beyliğin en geniş sınırlarına ulaştığı görülmekte olup Emir Muhammed'in oğulların...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.