Kısaca kimdir?
Özgecan Aslan (22 Ekim 1995 - 11 Şubat 2015), Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te tecavüz girişimine direndiği için bir minibüste öldürülen üniversite öğrencisidir. Aslan'ın yanmış bedeni 12 Şubat 2015'te, suçu beraberindeki iki kişiyle işlediğini itiraf eden kişinin jandarma ekiplerini olay yerine götürmesi ile bulundu.
Özgecan Aslan cinayetinin ortaya çıkması Türkiye çapında olayın ortaya çıktığı gün ve takip eden günlerde öfkeye ve gösterilere yol açtı. Binlerce kadın, kadınların tecavüze uğramasına, şiddet görmesine ve öldürülmesine hükûmetten yeterli tepkinin gelmemesiyle bu durumun normalleştirildiği gerekçesiyle sokaklara döküldü. Gösterilerde kadına karşı şiddetle ilgili daha güçlü tedbirlerin alınması istendi. Olay sosyal medyada da büyük ilgi gördü, ülke çapında pek çok gösterinin düzenlendiği 16 Şubat günü "Kara Pazartesi" olarak anıldı ve kadınların, yaşadıkları taciz olaylarına sessiz kalmayarak anlatmaları istendi.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Yaşam öyküsü
Özgecan Aslan, Mersin'de 22 Ekim 1995'te, aslen Tuncelili bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Mersin'in Tarsus ilçesindeki Çağ Üniversitesi'nde Psikoloji bölümünde okumaktaydı.
02.2Olayın öncesi
Özgecan Aslan, Çağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1. sınıf öğrencisiydi. Mersin'de doğup büyüdü ve psikolog olmak istiyordu. Ailesi onu bu konuda destekledi. Özgecan, okuduğu vakıf üniversitesinden yüzde elli burs kazanmasına karşın annesi Songül Aslan, kızının eğitimi için kendisine bir iş buldu. Özgecan'ın planları arasında yaz tatillerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bir otelde çalışmak da vardı. Böylelikle kendisi de eğitimi için bir miktar para kazanarak ailesine yardımcı olabilecekti.
Cinayeti işlediğini itiraf eden Suphi Altındöken ve ona yardım eden babası ise Tarsus'un zengin ailelerinden biriydi. Kuyumculuk işinde iflas ettikten sonra baba ve oğul minibüs şoförlüğü yapmaya başladılar. Baba Necmettin Altındöken'in de olaydan önce polis kayıtlarında kaçakçılıktan sabıkası olduğu ve kısa süre önce bir trafik kazasına karıştığı belirlendi.
Özgecan'ın arkadaşlarının iddiasına göre minibüslere binmek her zaman zordu. Yolculuk sırasında dikiz aynalarından bakan şoförler ve yolcular tarafından sürekli izlenmeleri bu yolu kullanmak zorunda olan öğrenciler arasında korku yaratıyordu.
02.3Cinayet ve zanlıların yakalanması
Cinayetin yaşandığı 11 Şubat 2015 tarihinde Özgecan Aslan, okuldan çıktıktan sonra Tarsus'ta bir alışveriş merkezinde arkadaşıyla birlikteydi. Daha sonra arkadaşından ayrıldı ve ikamet ettiği Mersin'e gitmek için şehirlerarası sefer yapan minibüse bindi. O saatten sonra kendisinden haber alınamayınca 11 Şubat 2015'te ailesi tarafından polise kayıp olduğu yönünde başvuru yapıldı. Bu tarihten itibaren, kayıp olan Özgecan Aslan'ı arayan jandarmanın, kendilerine yol soran bir minibüsten şüphelenmesi üzerine yapılan aramada minibüsün içinde kan izlerine rastlandı. Jandarma bu kişileri yakaladı. Ancak yapılan sorguda bir sonuca varılamadı ve şüpheliler serbest bırakıldı.
Minibüste bulunan kadın şapkasının Özgecan Aslan'a ait olduğunun Özgecan'ın babası tarafından teşhis edilmesi üzerine Jandarma, minibüsü yeniden incelemeye aldı. Yeniden sorguya alınan iki şüpheli, (Suphi Altındöken'in babası ve arkadaşı) cinayeti itiraf ettiler ve üçüncü bir kişinin de kendilerine yardım ettiğini söylediler. Böylece Suphi Altındöken'in aranması süreci başladı.
Minibüs şoförünün ifadesinde yer alan bilgilere ilişkin haberlere göre, şoför Suphi Altındöken, Mersin'e D-400 karayolundan gitmesi gerekirken güzergâh değiştirerek Tarsus - Mersin Otoyolu'na doğru saptı. Sürücünün güzergâhını değiştirmesinden ‘kaçırılıp başına kötü bir şey geleceğini’ anlayan ve tepki gösteren Özgecan, şoförle tartıştı. Tecavüz girişiminde bulunan Suphi Altındöken'e Özgecan biber gazı kullanarak engel olmaya çalıştı. Ancak bunun ardından Suphi Altındöken tarafından birkaç kez bıçaklandı ve demir çubukla öldüresiye dövüldü. Tarsus'a geri dönen zanlı olayı babasına ve bir arkadaşına anlattı ve yardım istedi. Üç kişi olay yerine döndüler, direndiği sırada zanlı Suphi Altındöken'in yüzüne tırnaklarını geçirmesi nedeniyle, olası bir DNA tespitinde bir eşleşmenin önüne geçmek için ellerini keserek cesedi ormanda ateşe verdiler. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen otopsi raporuna göre, maktul Özgecan Aslan'a tecavüz edilmediği belirlendi.
Zanlıların tümünün yakalanmasından sonra polise verdikleri ifadeler sonucu Özgecan'ın cesedi, Tarsus'un Çamalan Mahallesi'nin Cinderesi yatağında yüzünün ve vücudunun bir bölümü yanmış halde bulundu. Tarsus Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ceset yandığı için kimlik tespiti Özgecan'ın kıyafetleri üzerinden yapılabildi.
02.4Katilin akıbeti
Özgecan Aslan'ın katillerinden Ahmet Suphi Altındöken, 11 Nisan 2016 tarihinde Adana Kürkçüler E tipi kapalı cezaevinde Gültekin Alan tarafından uğradığı silahlı saldırıda kalbine isabet eden mermi sonucu öldü. Silahı cezaevine sokan kişinin İnanç Meçul olduğu öğrenildi. Babası Necmettin Altındöken karın boşluğu ve kalçasından yaralandı. Adalet Bakanlığı olayı soruşturmak için iki müfettiş görevlendirdi. Hükûmet sözcüsü Numan Kurtulmuş, olayla ilgili olarak "Cezaevinde kim olursa olsun birinin öldürülmüş olması asla kabul edilemez" açıklamasını yaptı. Gültekin Alan, ağırlaştırılmış müebbet ve 29 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Altındöken'in cenazesi Mersin'de adı açıklanmayan bir mezarlığa defnedildi.
Üretimleri
yapımı "Çalınmış Hayatlar" Belgeselinde Özgecan Aslan'ı Özge Özkaplan canlandırmıştır.
Özgecan Aslan'ın anısına Beylikdüzü'nde Özgecan Aslan Kültür Merkezi vardır.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Özgecan Aslan cinayeti hayat hikâyesinde anıyor Numan Kurtulmuş
“Hükûmet sözcüsü Numan Kurtulmuş, olayla ilgili olarak "Cezaevinde kim olursa olsun birinin öldürülmüş olması asla kabul edilemez" açıklamasını yaptı.”
-
Özgecan Aslan cinayeti kendi hikâyesinde anılıyor Hande Kader cinayeti
“Hürriyet köşe yazarı Ayşe Arman, bu eylemin ve Kader'in öldürülmesinin basında yeterince yer almaması konusuna değinerek Özgecan Aslan cinayetine dair eylemler ile kıyaslandığında...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.