biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro
Kültür & Sanat

Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro

Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro Tanzimat devri sonrasında gelişim gösterdi ve II. Meşrutiyet sonrasında Batılı manada gelişimi hızlandı.

01

Kısaca kimdir?

Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro Tanzimat devri sonrasında gelişim gösterdi ve II. Meşrutiyet sonrasında Batılı manada gelişimi hızlandı.

02

Hayat hikâyesi

02.1Gelişimi

Osmanlı İmparatorluğu'nda sahne sanatlarının erken örnekler düğün ve sünnet gibi günlerce süren muhtelif eğlencelerde ortaya koyulmuştu. Erken dönemleri takiben ülkede güldürücü manasına gelen muhdik ve taklitçi manasına gelen mukallidlerin sayısı arttı. Eğlendiriciliğin meslek haline gelmesini takiben Kol diye anılan kumpanyalar ortaya çıktı. Kolbaşının adıyla anılan kollar ücreti karşılığında düğün ve donanma şölenlerinde halkı eğlendirirdi. Memet Fuat'a göre 18 ve 19. Yüzyıllardaki koloyunu ve ortaoyunu gibi gösterilerin temelleri bu döneme dayanmaktaydı. Savaş oyunları Osmanlı devrinde genişledi, I. Süleyman devr-i saltanatında Atmeydanı'nda deriden yapılmış ikiz kuleler yapılmış ve top ve tüfeklerle bir savaşın canlandırılması yapılmıştı. Benzeri oyunlar denizlerde de düzenlenmekte olup kadırgaların çarpışması canlandırılmaktaydı. Hammer tarihine göre 1582'de III. Murad devrinde bir sünnet düğünü için müzikli bir oyun oynanmıştı. Bu oyun Hristiyan kölelerinin oynadıkları ve temasını mitolojiden alan bir ballet-pandomim idi. Bir diğer ballet-pandomim 1675'te IV. Mehmed devrinde Edirne'de bir düğünde oynandı ve bu Fransız kaynaklarına da yansıdı. Memet Fuat'a göre büyücülükle karışık bir aşk efsanesini ele alan bu oyunun oyuncuları Müslüman Türklerdi. Bir başka Fransız kaynağında I. Abdülhamid'in kızı Rabia Sultan'ın doğum şenliğinde Harem'de bir oyun oynanmıştı. Bu oyun I. Abdülhamid'in Osmanlı kadınının giyimi üzerine çıkarttığı ferman ve düzenlemelerin kadınların yaşamlarına etkisi üzerineydi.

Hammer ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde ülkedeki Yahudi komedilerine atıflar mevcuttur. Hammer 16. Yüzyıl'da bu Yahudi komedilerin oynandığını yazarken Evliya Çelebi de sonraki yüzyılda bu oyunların devam ettiğini bildirir. 18. Yüzyılda ise Yahudi komedileri hakkında daha fazla bilgi edinilmektedir. Baron de Tott bu oyunların kendiliğinden gelmiş seyircilerle bir meydanda oynandığını ve aralardaki fasılları ip cambazları, yeteneksiz pehlivanlar, soytarı ve rakkaselerin doldurduğunu aktarmaktadır. Eski Türklerde Dram Sanatı'na (Refik Ahmet Sevengil, Maârif 1959) atfen verdiği bilgide Fuat, yüksek memuriyetlerde bulunan kişilerinin konaklarının önünde oynamak üzere oyuncular tuttuklarını, çoğunun "açık-saçık şeyler" olduğunu ve bu oyunların halkın büyük ilgisini çektiğini, ahlak kaidelerinin esnetildiği ve hükûmet tutumlarına (genel ahlak düşüncesi) aldırış edilmediğini; bir Yahudi kalabalığının padişahı taklitten cezalandırıldığını ancak Sadrazam dahil hüçbir mevkinin hicvedilmekten istisna olmadığını söylemektedir. Hiciv şairi Haşmeti ise Velâdetnâme'de Yahudi komedilerine pek yer vermemektedir, para kazanmak için sokak ve konaklarda halkı eğlendiren Müslüman oyuncuları, güldürü ve taklitçileri ağırlıkla ele almaktadır. Fuat'a göre bu sokak eğlenceleri tam manasıyla tiyatro sayılmasa da tiyatro izlenceleri taşıyan eğlencelerdi. Kezâ Osmanlı sarayına girmeden evvel curcuna ile kol oyunu halk arasında yayılmış eğlence şekliydi. Curcunacılar herkesi g

02.2Yerel temeller

Kol oyununun gelişip orta oyununa dönüşmesi sonrasında oyunların oynanacağı mekânlara çadırlar kurulmaya başladı. Gösterinin oynandığı mekânın bir tarafında ikili na'ra ve davuldan oluşan musiki heyeti oyuncuların sahneye çıkmalarından evvel saz ve köçek havaları çalardı. 12 kişiden oluşan köçek grubu genellikle genç erkeklerden oluşmaktadır; parmaklarında pirinç ziller varken aynı zamanda saçaklı etek giymektedirler. Renkli bir ortam yaratan bu köçekler seyircilerin etrafını da dolaşmaktadırlar. Sessizlik sağlandığı vakit orta oyunu başlar, dilimli kavuğu ve elinde şakşakı olan Pişekâr yavaş bir şekilde meydana gelir, temanna ederek gelenleri selamlar ve oyunu anlatır; Kavuklu da ondan sonra meydana girer nükte ve cinaslarla konuşmaya başladır. Oyunun temel direği Pişekâr iken Kavuklu delişmen bir tipi canlandırır. Erkekler tarafından canlandırılan kadın rollerine Zenne denmektedir. Keza Osmanlı ülkesindeki muhtelif milletlerden unsurlar da bu oyunlarda sergilenmektedir. Oyundaki genel çerçeve oyuncuların yaratıcılığıyla ilişkilidir. Sanatçılar oyunun hatlarını kabaca bilmekle beraber rollerinin gerektirdiği durumlara göre zeka ve kabiliyetlerini gösterirler. Özellikle birçok manası olan söz oyunları ve taklitlerle güldürü amaçlanmaktadır. Orta oyununun sergilenişinde bir süre sonra kısmi değişiklikler oldu, ilk olarak köçeklerle beraber sahneye çıkan Tiryaki tipi kaldırılır ardından da curcuna adetine son verilir.

Osmanlı sahne sanatları içinde Karagöz ve Hacivat oldukça yaygın olan bir gölge oyunudur ve Anadolu Türklerince 15. Yüzyıldan beri oynatılmaktadır. Bu gölge oyununda deriden yapılmış insan biçimleri karanlıkta beyaz bir perdenin arkasında yansıtılır ve atışma, taklit ve şivelerle güldürü amaçlanır. Karagöz sözü açık olan bir tip iken Hacivat ise okumuş, çıkarcı ve dalkavukluğa yatkın bir tipi simgeler. Oyunlardan toplumsal yapıya ilişkin genişçe bilgi edinilebilmektedir.

02.3Tanzimat sonrası

Osmanlı ülkesindeki azınlıklar ve özellikle Ermeniler 19. Yüzyıl'da kendi içlerinde halka açık olmayacak şekilde oyunlar oynamaktaydı. Tanzimat devri sonrasında eğlence kültüründe öne çıkan Beyoğlu'nda yabancı topluluklar öz dillerinde tiyatrolar düzenlemeye başladılar. Bu dilleri bilmeyenlerin de oyunlara gelebilmesi için oyunların Türkçe özetleri çıkartılırdı. Ülkedeki ilk tiyatro Galatasaray'da açılmış olan Fransız Tiyatrosu'ydu. Burada Fransız operet ve komedi toplulukları oyunlar oynarken tiyatro bir süre sonra yandı. Bir diğer tiyatro Hoca Naum Tiyatrosu idi. Bu tiyatro da 1870'teki büyük yangında yandı. Fuat'a göre Beyoğlu bu iki tiyatro sayesinde uzun bir dönem canlı bir görünüm kazandı, birçok oyun yurt dışından önce burada sergilendi ve birçok tanınmış tiyatrocu Osmanlı ülkesine geldi, dönemin padişahı Abdülmecid de tiyatrodaki özel locasında oyunları seyrederdi. Padişahın tiyatroya gitmesi saray çevresince hoş karşılanan bir şey değildi, öyle ki bu tutumun padişahlığın ağırlığını azalttığı eleştirisi yapılıyordu. Bu söylencelerin artması sonrasında padişah özel tiyatrolara gitmekten vazgeçip Dolmabahçe Sarayı'nın silahhanesine Avrupalı mimarlara bir tiyatro yaptırdı. Saray tiyatrosunda Avrupalı topluluklar padişah ve saray üyelerine özel oyunlar sergilediler. Bu vesileyle gelen topluluklara eşlik etmesi amacıyla bir de Hademei Hassai Şahane adıyla orkestra kuruldu. Burada yabancı ustalardan ders alan Osmanlı gençleri Saray'daki oyunlarda kısa süreli roller alıyordu.

Ermeniler Osmanlı tiyatrosunda öne çıkan milletlerdendi. Osmanlı ülkesinde Ermenice oyunlar oynanırken 1856'da Ortaköylü bir grup genç tiyatro topluluğu kurmuştu. Bu topluluğu uzun bir süre Mıgırdiç Beşiktaşlıyan yönetti ve topluluk şehrin muhtelif yerlerinde oyunlar sergiledi. 1850'lerin sonlarına doğru birkaç özel Ermeni tiyatro iştiraki kurulsa da Naum Efendi bu alanda tekel sahibi kişiydi ve tiyatroya ilgili Ermeni gençler Naum Efendi Tiyatrosu'nda bağlandılar. Bu dönemde kadın tiyatrocular bulmak oldukça zordu, Türkiye'de Batılı anlamda tiyatronun doğuşuna büyük katkıları olan Mardiros Mınakyan bu nedenle kimi zaman kadın rolüyle oynuyordu. Hasköy Tiyatrosu hükûmetten oyun izni alırken "Şark Tiyatrosu" topluluğunda David Triyant, Mardiros Mınakyan, Serovpe Benğiyan, Horannes Acemyan, Bedros Mağakyan, Tomas Fasulyeciyan, Güllü Agop gibi isimler yer alıyordu. Arusyak Papazyan ve kardeşi Matmazel Agavni Papazyan bu kumpanyada çalışan kadınlardı, daha sonra başka Ermeni kadın tiyatrocular da kumpanyaya katıldı.

Şark Tiyatrosu'nun kapanması sonrasında buradaki oyuncular dağılarak ayrı topluluklar kurdular. Seyirci azlığına çözüm olarak bu dönemde Türkçe oyunların sayısı arttı. Asya Cemiyeti'ni yöneten Güllü Agop 1866'da Sezar Borciya'yı Türkçe oynayarak büyük bir başarı yakaladı. Türk aydınları da azınlıkların tiyatro faaliyetlerine daha fazla ilgi göstermeye başlamıştı. Bunun erken örneklerinden biri Gedikpaşa Hipodromu'nun bir Fransız'dan satın alınarak tiyatro haline s

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Osmanlı İmparatorluğ… Arusyak Papazyan Dolmabahçe Sarayı Evliya Çelebi Güllü Agop I. Abdülhamid I. Murad I. Süleyman II. Murad
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor Arusyak Papazyan

    “Arusyak Papazyan ve kardeşi Matmazel Agavni Papazyan bu kumpanyada çalışan kadınlardı, daha sonra başka Ermeni kadın tiyatrocular da kumpanyaya katıldı.”

  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor Dolmabahçe Sarayı

    “Bu söylencelerin artması sonrasında padişah özel tiyatrolara gitmekten vazgeçip Dolmabahçe Sarayı'nın silahhanesine Avrupalı mimarlara bir tiyatro yaptırdı.”

  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor Evliya Çelebi

    “Hammer ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde ülkedeki Yahudi komedilerine atıflar mevcuttur.”

  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor Güllü Agop

    “Hasköy Tiyatrosu hükûmetten oyun izni alırken "Şark Tiyatrosu" topluluğunda David Triyant, Mardiros Mınakyan, Serovpe Benğiyan, Horannes Acemyan, Bedros Mağakyan, Tomas Fasulyeciya...”

  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor I. Abdülhamid
  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor I. Murad
  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor I. Süleyman
  • Osmanlı İmparatorluğu'nda tiyatro hayat hikâyesinde anıyor II. Murad
04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →