biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Edebiyat
  3. Mehmed Reşid
Edebiyat · 1873–1919

Mehmed Reşid

Mehmed Reşid ya da Reşid Bey, Soyadı Yasası sonrasında Şahingiray (8 Ocak 1873, Bjeduğ bölgesi - 6 Şubat 1919, İstanbul), daha sonraları İttihat ve Terakki Fırkası adını alacak olan İttihad-ı Osmani Cemiyeti'nin ilk 5 kurucu üyesinden biri ve I. Dünya Savaşı s...

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1873–1919
187319001919
01

Kısaca kimdir?

Mehmed Reşid ya da Reşid Bey, Soyadı Yasası sonrasında Şahingiray (8 Ocak 1873, Bjeduğ bölgesi - 6 Şubat 1919, İstanbul), daha sonraları İttihat ve Terakki Fırkası adını alacak olan İttihad-ı Osmani Cemiyeti'nin ilk 5 kurucu üyesinden biri ve I. Dünya Savaşı sırasında Diyarbekir Valisi olan Çerkes asıllı Osmanlı doktor, asker ve politikacıdır.

02

Hayat hikâyesi

02.1İlk yılları ve eğitimi

Mehmed Reşid, 8 Ocak 1873'te Kafkasya, Bjeduğ'da bir Çerkes ailesi olan Hanıko Ailesi'nin üyesi olarak dünyaya geldi. Bu aile yüzyıllar önce Çerkesya'ya taşınmış Kırım Tatarları tarafından kurulmuştu. 1874 yılında Rus baskıları sonucu ailesi Osmanlı İmparatorluğu'na göç etti.

Mehmed Reşid, öğrenimini İstanbul'da Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne'de tamamladı ve bu okuldaki arkadaşlarıyla birlikte, daha sonrasında İttihat ve Terakki Fırkası adını alacak olan İttihad-ı Osmani Cemiyeti'nin kurucularından biri oldu. 1894 yılında Haydarpaşa Askerî Hastanesi'ne hem pratik eğitimi yapması, hem de bu okuldaki ünlü hocalardan Düring Paşa'nın yardımcısı olarak atandı. 1897 yılında Jön Türkler'le olan bağlantısından ve Sultan II. Abdülhamid'e yönelik muhalif tutumlarından dolayı tutuklanmıştır. Taşkışla Divan-ı Harbi'nde yargılanmış ve kendisinin de aralarında bulunduğu 77 kişi, Şeref Vapuru'yla Trablusgarb'a sürgüne gönderilmiştir.

02.2II. Meşrûtiyet sonrası devlet memuriyetleri

Trablusgarp'ta doktorluk yaptığı sıralarda, 1908'de gerçekleşen Jön Türk Devrimi'nin ardından İstanbul'a geri döndü. Daha sonra 1909 yılında ordudan ayrılarak İstanköy kaymakamlığı ile Humus, Kozan, Rize ve Karesi mutasarrıflığı yapmış ve 13 Ağustos 1914 tarihinde Diyarbakır valiliğine tayin edilmiştir. Yaklaşık bir ay sonra Basra valiliğine, Basra'nın 22 Kasım'da düşmesi üzerine 24 Kasım 1914'te Bağdat vali vekilliğine, 10 Ocak 1915 tarihinde Musul valiliğine ve 25 Mart 1915 tarihinde tekrar Diyarbakır valiliğine tayin edilmiştir. Bu görevde 2 Mart 1916 tarihine kadar yaklaşık bir yıl kalmış ve son olarak da 25 Mart 1916'da Ankara Valiliğine tayin edildikten 1 sene sonra 27 Mart 1917'de ise görevden azledildi. Bu tarihten sonra devlet görevini bırakarak başkent İstanbul'a dönüp, bir yıl ticaret ile uğraşmıştır.

02.3Diyarbakır valiliği

Dr. Mehmed Reşid, valilik görevine başladığında, Ermeni sorunu açısından Diyarbakır'ın hangi durumda bulunduğunu hatıralarında izah etmektedir. Ona göre, Diyarbakır'a geldiği tarihlerde savaşın en hassas dönemi yaşanmaktadır. Mehmed Reşid Bey'in anılarında valiliği hakkındaki gözlemlerine istinaden, birçok anı kaleme almıştır. Anılarında; Van ve Bitlis’in önemli bir kısmı Rus istilasına uğradığını, asker kaçaklarının her yerde saldırılar düzenlediğini ve gasp, yağma yaptığını dile getirmektedir. Diyarbakır vilayetinde ve çevresinde meydana gelen Yezidi ve Nasturi ayaklanmalarının da hükûmet idaresini zor durumda bıraktığını dile getiren Mehmed Reşid Bey, Ermenilerin takındıkları saldırgan tavırlarının da, yönetimin onurunu düşündürecek derecede olduğundan bahsetmektedir.

Bunlara karşılık dayanak olacak düzenli bir kuvvet olmayışından ve jandarmaya verilen yedek kuvvetlerin yok sayılabilecek düzeyde olmasından da ayrıca yakınmaktadır. Anılarında, Müslüman halkın bir taraftan savaş endişesi, bir taraftan da Ermeni saldırıları korkusuyla tedirgin şekilde yaşadığını ve küçük bir bahane ile büyük karışıklıkların çıkmasının kaçınılmaz olduğunu sık sık dile getirmiştir. Mehmed Reşid Bey, anılarında meselenin Diyarbakır’daki başka boyutlarına da işaret etmektedir. Özellikle yöneticilerin çevresindeki önemli memuriyetlerde hep Ermenilerin bulunduğunu, bunların da Ermeni nüfusu şu sözlerle isyana teşvik ettiklerini söylemektedir: “Halâs (kurtuluş) günü erişti! Hazırlanınız, icap ederse çift hayvanınızı satıp silahlanınız. Muvaffak olduktan sonra Müslümanların servetleri, toprakları, mülkleri bize kalacaktır.”

Döneme şahit olmuş, Diyarbakırlı siyasetçi Mustafa Akif Tütenk ise anılarında Reşid Bey’in yönetimi esnasındaki durum hakkında birçok noktaya değinmiştir;

Bu yaşanılanlara karşı anılarında, “Elimde güvenebildiğim yegane kuvvet, buraya beraberimde gelen jandarmalardan ibaretti” diyen Mehmed Reşid Bey, çözüm yolu olarak; asker kaçaklarından bir kuvvet oluşturmayı hükûmete teklif etmiş ancak teklifi reddedilmiştir. Mehmed Reşid Bey, bunun üzerine; ilk iş olarak memur ve eşraftan oluşan bir inceleme kurulu (Tahkik Heyeti) ile sivil halktan bir “Milis alayı“ oluşturma yoluna gitmiş ve muhtemel bir Ermeni katliamına karşı önlem almaya çalışmıştır. Mehmed Reşid Bey, bunun ardından Ermeni cemaatinin ileri gelenlerini çağırarak, firari ve komiteci olanların teslimi için kendilerine bir hafta süre vermiş, fakat olumlu bir sonuç alamamıştır. Sürenin bitiminde, önce Ermeni mahallelerinin en önemli sokaklarını kontrol altına aldırarak, evleri tek tek arattırmıştır. Sonuçta 500'ün üstünde firari ile, çok ciddi sayıda silah ve patlayıcı madde ele geçirilmiştir.

Nitekim Mehmed Reşit Bey'in aramalar sürerken, konuyla ilgili 27 Nisan 1915 tarihinde İstanbul'a çektiği şifreli telgrafta şöyle bahsedilmektedir:

Mehmed Reşid, Diyar-ı Bekr, 27 Nisan 1915

Aynı tarihlerde Diyarbakır'da olduğu gibi, özellikle Doğu ve Orta Anadolu'nun muhtelif vilayetlerinde, birçok Ermen

02.4Ermeni Tehciri sonrası yaşamı

Mehmed Reşid, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasının ardından işgal için başkente gelen İtilaf Kuvvetleri tarafından, Diyarbekir Valisi olduğu dönemde Ermenileri tehcir sırasında kırıma uğratmak iddiasıyla suçlandı ve Bekirağa Bölüğü'ne hapsedildi, ardından idama mahkûm edildi. Hakkında çıkarılan, Ermeni sorununa ilişkin iddialara cevap mahiyetindeki kitapçığını tutuklu iken kaleme almış ve “Mülahazat“ adıyla bastırmıştır. 25 Ocak 1919 tarihinde hapisten kaçtı ve bir süre İstanbul'da gizlendi. Gizlendiği bu sürede Anadolu'ya geçmeye çalışmıştır. Firar ettiği gece, şu notları kaleme alan Mehmed Reşid, tüm yaşananlar hakkında birtakım değerlendirmelerde bulunmuştur;

6 Şubat 1919 tarihinde polis tarafından yakalanmak üzereyken tabancayla başına sıkarak intihar etti. Üzerinde, tutuklandığı günden; intihar ettiği güne kadar tuttuğu günlükleri ve ailesine yazdığı bir vasiyetname çıkmıştır. TBMM hükûmeti, alınan karar neticesiyle Reşid Bey'in eşi ve çocuklarına maaş bağlatmış ve ailesine, ata toprakları olan Kırım’ın son Han’ı olan Şahingiray’dan dolayı, Şahingiray soyadı verilmiştir.

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Mehmed Reşid I. Abdülhamid II. Abdülhamid İttihat ve Terakki Mustafa Akif Tütenk Mustafa İsmet İnönü Bostancıbaşızâde Mehme... Boşnakzâde Mehmed Reşi... Buşatlı Mustafa Paşa
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Mehmed Reşid hayat hikâyesinde anıyor I. Abdülhamid
  • Mehmed Reşid hayat hikâyesinde anıyor II. Abdülhamid
  • Mehmed Reşid hayat hikâyesinde anıyor İttihat ve Terakki

    “Mehmed Reşid ya da Reşid Bey, Soyadı Yasası sonrasında Şahingiray (8 Ocak 1873, Bjeduğ bölgesi - 6 Şubat 1919, İstanbul), daha sonraları İttihat ve Terakki Fırkası adını alacak ola...”

  • Mehmed Reşid hayat hikâyesinde anıyor Mustafa Akif Tütenk

    “Muvaffak olduktan sonra Müslümanların servetleri, toprakları, mülkleri bize kalacaktır.” Döneme şahit olmuş, Diyarbakırlı siyasetçi Mustafa Akif Tütenk ise anılarında Reşid Bey’in...”

  • Mehmed Reşid kendi hikâyesinde anılıyor Mustafa İsmet İnönü

    “Mustafa İsmet, 24 Eylül 1884 tarihinde İzmir'de Mehmed Reşid Efendi (1855-1920) ile Cevriye Hanım'ın (1867-1959) ikinci oğulları olarak doğmuştur.”

  • Mehmed Reşid kendi hikâyesinde anılıyor Bostancıbaşızâde Mehmed Reşid Paşa

    “Bostancıbaşızâde Mehmed Reşid Paşa, 19.”

  • Mehmed Reşid kendi hikâyesinde anılıyor Boşnakzâde Mehmed Reşid Paşa

    “Boşnakzâde Mehmed Reşid Paşa, 19.”

  • Mehmed Reşid kendi hikâyesinde anılıyor Buşatlı Mustafa Paşa

    “Mehmed Reşid Paşa'nın komutasındaki kuvvetlere karşı direnemeyen Mustafa Paşa, yenilgiye uğradı.”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Edebiyat alanındaki tüm profiller →