Kısaca kimdir?
Martolos, Osmanlı askerî teşkilâtında Hristiyan askerlerden oluşan ve çeşitli hizmetler gören özel bir sınıf.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Etimoloji
Bazı kaynaklarda martoloz ya da martiloz şeklinde de yazılan kavram, Doğu Roma İmparatorluğu'nda bir milis kuvvetinin adı olan armatolos veya amartolosla irtibatlandırılır.
02.2Osmanlı ordusunda yaygınlaşması
Osman Gazi, İnegöl tekfuru Nikola'yla askerî mücadelesinde, oğlu Orhan Bey'in Konur kalesini fethinde martoloslardan ulak ya da casus olarak yararlandı. 1241 yıllarında Moğolların önünden Balkanlara kaçan Kuman-Kıpçak kitleleri İznik İmparatorluğu tarafından Bitinya ve Frigya, Paflagonya gibi sınır bölgelere yerleştirilmiş. Osmanlıların bölgeye gelmeleri ile beraber akrabalarına yardım ederek, Bitinya'nın Osmanlıların ellerine geçmelerinde önemli bir rol oynadıkları da ileri sürülmektedir. Bu devirde özellikle de Bitinya ismiyle adlandırılan bölgede Osmanlı kuruluş kaynakları ışığında Kuman-Kıpçakların bazılarının Martolos Teşkilatı içerisinde yer aldıkları da yer alan çıkarımlardan birisidir. Dini konulara hoşgörü ile yaklaşan Osmanlılar içerisinde sözü edilen bu Türklerin adetlerini ve kültürlerini koruyarak kendi yerleşim yerlerinde yaşadıkları da bilinmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun Rumeli'de genişlediği I. Murad döneminde, bir taraftan devşirilen Hristiyan gençlerden Yeniçeri ocağı oluşturulurken diğer taraftan ele geçirilen Doğu Roma, Bulgar ve Sırp kalelerindeki askerler de voynuk ya da martolos olarak Osmanlı askerî teşkilâtına dahil edilmeye başlandı. Örneğin, Yıldırım Beyazıt'ın Haçlı ordusuna karşı kazandığı Niğbolu zaferinin (1396) ardından ilhak edilen son Bulgar toprakları olan Vidin Çarlığı'nın merkezinde Vidin kalesindeki Bulgar askerleri martolos olarak kaydedildi.
Martoloslar II. Murad döneminde, özellikle 1421-1438 yıllarında, giderek yaygınlaştı. II. Murad II. Kosova Muharebesi'nde (1448) martolosları casus olarak kullandı. Fatih Sultan Mehmed ise gerek Macaristan'a yönelik akınlarında gerek Karaman (1467) ve Akkoyunlu (1473) seferlerinde martoloslardan istifade etti. Genellikle ganimet ve macera peşinde koşan Hıristiyanlardan toplanan ve XV. yüzyılda sadece sınır bölgelerinde görevlendirilen martoloslar, Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren iç bölgelerde muhafız ve derbentçilik göreviyle de istihdam edildi.
02.3Görevleri ve istihdam edildikleri bölgeler
Martolos teşkilâtı Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki sınırları genişledikçe Bulgaristan'ın kuzeybatısı, Sırbistan'ın kuzeyi, Bosna, Dalmaçya ve Mora'da kuvvetlendi ve özellikle Macar Krallığı'nın saldırılarına karşı önemli görevler üstlendi. Buna ilaveten, başta Belgrad ve Semendire olmak üzere, Tuna üzerindeki liman kentlerinde Tuna üzerindeki Osmanlı gemilerinde hizmet veren martoloslar da mevcuttu. Keza, akıncılar gibi keşif ve haber alma görevini ifa etmek üzere Tuna ve Sava nehirlerinin kuzeyine de kaydırılarak Venedik, Macaristan ve Avusturya’ya yönelik seferlere de katıldılar ve Macaristan ile Erdel'deki Osmanlı kalelerine de dağıtılarak (sadece Budin eyaletinde 1.400-1.600 asker vardı) özellikle Avusturya sınırında önemli savunma görevleri üstlendiler.
16. yüzyılın ortalarında büyük bir güce ulaşan martoloslar 1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı'nda Osmanlı hizmetinden çıktıkları gibi, çeşitli ayaklanmalara da iştirak ettiler. Dolayısıyla, sayıları giderek azalmaya başlayan martoloslar 17. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı askerî teşkilatında meydana gelen köklü değişiklikler çerçevesinde, sayıları azaldı ve zamanla ortadan kalktı.
02.4Teşkilatlanması
Ordu hizmetindeki martolosların hepsi ulufeliydi ve maaşları maaşları bulundukları yerin vergisinden ödenirdi. Buna ilaveten, zaman zaman martolosbaşının denetiminde martolos akçesi adıyla halktan para toplanırdı. Hizmetleri 10 ilâ 20 yıldı
Bazı martoloslar ve aileleri cizye ve âşâr dışındaki avârız benzeri vergilerden muaflardı (bazı bölgelerde cizyeden de bağışıklardı). Sırbistan'daki martolosların ise miras bırakma hakkı vardı.
Kendilerine özgü kıyafetleri ve sancakları olan martoloslar, bölükler halinde ve genellikle yaya olarak hizmet ederlerdi. Adriyatik ve Tuna donanmalarına gerekli mühimmatı sağlarlardı.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Martolos hayat hikâyesinde anıyor Osman Gazi
“Osman Gazi, İnegöl tekfuru Nikola'yla askerî mücadelesinde, oğlu Orhan Bey'in Konur kalesini fethinde martoloslardan ulak ya da casus olarak yararlandı.”
-
Martolos kendi hikâyesinde anılıyor Tata Kuşatması (1558)
“Balaton Gölü çevresinde bir kaya üzerinde bulunan Hegiest Kalesi de Hamza’nın martolosları tarafından, düşmanın gafletinden yararlanılarak ele geçirildi.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.