Kısaca kimdir?
Mehmet Yılmaz ya da daha çok bilinen adıyla Lakot Mehmet Bey, (1892, Kocaba, Arsin, Trabzon - 1970, Yenimahalle) Türk asker.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1İlk yılları
Bölgenin toprak sahiplerinden Molla Ahmet Efendi'nin 3 erkek çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya geldi. Lakot Mehmet Bey, hem babasının molla olması hem de ailenin en küçük çocuğu olması nedeniyle zamanın köy hocasından hem okuma hem de yazma öğrendi Gençliğinde ağabeylerinin başını çektiği yöredeki nişancı birliklerinin mensubu olmasından dolayı nişancılığı gelişti. İki ağabeyinin askere alınması üzerine evin tek erkek evladı olduğundan orduya alınmadı. O da yöredeki eli silah tutan gençleri bir araya getirerek ağabeyleri gibi bir milis birlik oluşturdu. Bölgeye yapılacak olası saldırılara karşı kendini hazırladı. Bu sırada yaşlı ve tecrübeli silahşörlerden silah tamiratını öğrendi.
1914 Kasım başında Rusların Köprüköy baskınının duyulmasıyla ağabeyleri Abdullah ve Mahmut beyler, nişancı birliklerine yöredeki diğer silahşörlerin katılmasıyla milis birlikler kurarak mücadele edilmesi kararı almışlardır.
Yaya olarak Kocaba'dan yola çıkan milis birlikler, kış koşullarında bir hafta sonra Köprüköy'e vardılar. Kuvvetli bir mücadele ile Köprüköy ele geçirildi ve daha sonra Sarıkamış Harekâtı'na başladılar.
Harekâta katılan ağabeyleri ve birlikleri, Tortum'dan başlayan harekât ile Narman üzerinden Oltu'ya devam ettiler. Daha sonra Oltu'dan Kosor'a doğru yöneldiler. Kosor'dan Allahuekber Dağları'nı aşarak Sarıkamış'a inecekken, Aralık ayının sonunda Allahuekber Dağları'nda öldüler.
02.2I. Dünya Savaşı Sırasındaki Muharebeleri
Ağabeylerinin de hayatını kaybettiği Sarıkamış Harekâtı sırasında, asker mevcudunun bir hayli azaldığı ve harekâtın başarısız olabileceği haberlerini duyan Lakot Mehmet Bey, birliği ile 1914 Aralık sonunda ağır kış şartlarında yola çıktı. Elmaalan yönünde devam ederek sırasıyla Çiçekli, Yeniköy, Yiğitözü, Ayvadere ve Karadere yoluna geçtiler. Daha sonra sırasıyla Dağbaşı, Çatak, Pazarcık, Salmankaş ve Aydıntepe yoluyla Erzurum'a ulaştılar.
Erzurum'da orduya katılan Lakot Mehmet Bey ve birliği, Sarıkamış'a doğru yöneldi. Narman önlerinde Ruslarla savaştılar. Rusların üstün gelmesi ile Ocak 1915 başında geri çekildiler. Ocak ortasında Lakot Mehmet Bey ve birliği, ordu ile birlikte Çanakkale'ye gitti.
Şubat sonunda Çanakkale'ye vardılar. Deniz savaşlarının başlaması ile Dardanos tabyasındaki topçuların yanına makineli piyade olarak yerleştirildiler. 18 Mart'ta deniz harekâtlarının bitmesi ile olası kara harekâtı için hazırlıklara başladılar.
Nisan sonunda çıkartmaların başlaması ile birlikte Gelibolu Yarımadası'nda kanlı savaşlar yaşandı. Lakot Mehmet Bey ve birliği ise Gelibolu tarafında değil Dardanos ve Çimenlik tarafında olası bir saldırı için bekliyordu. Lakin böyle bir saldırı olmadı ve kara harekâtları Gelibolu Yarımadası'nda gerçekleşti. Ocak 1916'da Çanakkale cephesinin kapanması ile Şubat sonunda orduların Kafkasya Cephesi'ne taşınması konusu gündeme geldi. Mart başında ordunun Kafkasya Cephesi'ne taşınma kararı alındı. Bunun üzerine Lakot Mehmet Bey ve birliği, Kafkasya Cephesi'ne doğru harekete geçti.
Mart sonunda Rusların İspir'i işgal ettiği haberinin duyulması üzerine Lakot Mehmet Bey ve birliğinin de içerisinde olduğu ordunun bir kısmı, İspir'den sonraki adım olacağı düşünülen Bayburt'a doğru gönderildi. Bayburt'a geldiklerinde Lakot Mehmet Bey gibi birkaç milis birliğine kuzeyden bir saldırı yapılması ihtimaline karşı şehri koruma görevi verildi ve Lakot Mehmet Bey birliği ile Dağbaşı'ndaki karargâha bağlandı.
Bunun üzerine Dağbaşı'na doğru yola çıktılar. Karargâha giderken dağlık ve ormanlık arazilerden gitmeyi tercih ettiler. Çünkü bu arazilerde bir yıl önceki Tehcir Kanunu'ndan kaçan ve baskınlar yaparak halka zulmeden Ermeni çetelerin var olduğu bilgisini aldılar. Nisan ortasında Dağbaşı'na vardılar.
Karargâhta başında yüzbaşının bulunduğu müfrezeye katılarak mücadeleye başladılar. Müfreze ile birlikte Dağbaşı ve Çatak arasında Ermeni çetelerle mücadele ettiler. Müfreze Nisan sonunda Çatak'ta ikiye ayrıldı. Lakot Mehmet Bey ve beraberindekiler Karameşe tarafına yöneldiler. Diğer gruptakiler ise Pazarcık tarafına devam ettiler.
Karameşe ormanlarında Ermenilerle üç hafta boyunca savaştılar. Mayıs sonuna doğru Akocak, Yağmurdere, Kayabaşı, İkiz köylerinde yoğun savaşlar yaptılar. Mayıs sonunda Yağmurdere mevkiinin karşısındaki tepede Şaphane köyünden Kör Cemal ile derme çatma bir yerde birçok bozuk silahı tamir ettiler.
Haziran başında bölgedeki çeteleri temizledikten sonra Çatak'a geri döndüler. Haziran ortasında Çatak'tan
02.3Kuvâ-yı Millîye Sırasındaki Muharebeleri
Lakot Mehmet Bey, köyünde ailesinden kimseyi bulamayınca, birliği ile beraber köyün harap olmuş yerlerini onardılar. 1918 sonunda padişah Vahdettin'in Mondros mütarekesini imzalaması ile bütün ordular dağıtılınca yöredeki gençlere silah kullanmayı ve tamiratını öğrettiler. İşgallerin başladığı haberini alınca da yeni ve genç bir birlik oluşturdular.
Memleketin her yerinden birer birer işgal haberlerinin geldiğini duyan Lakot Mehmet Bey birliği ile faaliyete geçmek ve mücadele etmek için çareler düşünürken bölgedeki bölücü ve ayrılıkçı Rumlar da boş durmuyordu. Savaşın yorgunluğu üzerlerinde olan, harap ve bitap düşmüş Türk köylerine saldırıyorlar ve halka çeşitli işkenceler yapıyorlardı.
Lakot Mehmet Bey ve birliği, bu gibi saldırgan haberleri duyunca Kasım sonunda mücadeleye başladı. İlk olarak baskın yapılan köylere ulaşıp destek verdiler. Aralık ortasında ormanlarda Rumlara baskınlar yaptılar
Lakot Mehmet Bey, 1919 Ocak ortasında baskınlar sırasında eski müfreze komutanıyla bağlantı kurdu, yapılacak baskınları bir düzene getirmek ve resmîleştirmek istediğini bu sebepten diğer milis kuvvetlerle bir araya gelerek müfreze oluşturup orduya bağlanma fikrini komutanına anlattı. Ancak padişahın imzaladığı anlaşmaya göre tüm orduların dağıtılacağı, tüm silahların toplanıp düşmana teslim edileceği ve Rumlarla mücadele etmenin yasaklandığını söyleyen komutanı bu isteğini gerçekleştiremedi. Ancak Lakot Mehmet Bey ve birliğini, bölgedeki diğer milis kuvvetler ile bir araya getirebileceğini ve ordudan bağımsız mücadele edeceklerini söyledi.
Mayıs ortasında Anadolu'daki dağıtılmamış orduları dağıtmak ve toplanmamış silahları toplayarak düşmana teslim etmek vazifesiyle padişah Vahdettin tarafından Samsun'a gönderilen Mustafa Kemal Paşa, Mayıs sonuna kadar Samsun'da kalmış, Mayıs sonunda Samsun'dan Amasya'ya doğru yola çıkmıştır. Samsun - Amasya yolu üzerinde gördüğü bütün Türk köyleri harap bitap durumdaydı. Yalnız bu duruma rağmen mücadele etmek isteyen halkın silahlarını ahırlarda, toprak altlarında sakladıklarını gördü. Amasya'da Haziran ortasına kadar ziyaretlerde ve teftişlerde bulundu. Burada da benzer manzaraları görmesi üzerine, halkın da kendisi gibi düşündüğünü, işgallere razı olmadığını fark edince Haziran ortasında Amasya'da orduları dağıtmayacağını, silahları düşmana teslim etmeyeceğini ve milis kuvvetlerin bir araya gelerek Kuvâ-yı Millîye'yi oluşturması gerektiğini bildirdi.
Mustafa Kemal Paşa'nın bu bildirisinin tüm ordulara ulaşmasıyla Lakot Mehmet Bey'in komutanı derhal Lakot Mehmet Bey'e bir haberci göndererek ona diğer milis kuvvetler ile birleşme emrini verdi. Böylece Lakot Mehmet Bey, birliğiyle beraber diğer milis birlikleriyle bir araya geldi. Bir araya gelen milis birlikler Kuvâ-yı Millîye'yi oluşturdular. Ancak bu sayede bölgedeki ayrılıkçı ve bölücü Ermeni ve Rum çetelere karşı üstünlük sağlamış oldular. Haziran 1919'dan Mayıs 1920'ye kadar Kuvâ-yı Millîye olarak, Mustafa Kemal Paşa'nın kongrelerde komutanlara verdiği emirler
02.4Kurtuluş Savaşı Sırasındaki Muharebeleri
1921 Şubat başında işgalci Yunan ordusu Batı bölgesinden İç Anadolu'ya doğru ilerlemekteydi. Ankara önlerine gelen Lakot Mehmet Bey'in bağlı olduğu orduya Ankara'yı koruma görevi verildi.
Mart sonunda ana orduya katılan Lakot Mehmet Bey'in bağlı olduğu ordu, Afyonkarahisar'a gönderildi. Nisan başında Afyonkarahisar'ı Yunan'dan geri aldılar. Haziran sonuna kadar mevzi koruma ve savunma savaşı yaptılar. Temmuz başında Yunan Kralı Batı cephesine gitti ve cepheden verdiği emirle Yunanlar saldırıya geçti.
Yunanların taarruza geçtiği sırada padişah Vahdettin'in emriyle Şeyhülislam Mustafa Sabri tarafından "Ey Anadolu’daki Yunan ordusu ile savaşan askerler, Yunan ordusu halifenin ordusudur, asıl kafası koparılacak mahlukat, Yunanlılar değil Ankara’dakilerdir. Ankara’ya bağlı savaşan bütün askerlerin öldürülmesi caizdir, hatta dini vazifedir." fetvası yayınlandı.
Temmuz ortasında Türk ordusunun cephanesi azaldığı ve ikmali zorlaştığı için geri çekildi. Sonrasında Mustafa Kemal Paşa cepheyi denetledi. Temmuz sonunda cephe karargâhı Karacahisar'dan Polatlı'ya taşındı. Ordular da Sakarya Nehri'nin doğusuna çekildi. Yunanların Ankara'ya saldırı kararı almasıyla, Meclis Ağustos başında Mustafa Kemal Paşa'ya üç aylık Başkomutanlık yetkisi verdi. Başkomutanlık yetkisini aldıktan sonra Mustafa Kemal Paşa'nın ilk yaptığı icraat, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak ve cephane kazanmak amacıyla Tekâlif-i Milliye Emirleri'ni yayınlamak oldu. Böylece Türk halkından Türk askerini desteklemesi istendi.
Ağustos ortasında halk şeyhülislâmın fetvasına uymadı. Yunan ordusu yerine Tekâlif-i Milliye Emirleri'ne uyarak varını yoğunu Türk ordusuna verdi. Halktan destek ve cephane alan Türk ordusu Ağustos sonunda Sakarya Meydan Muharebesi'ne başladı. Lakot Mehmet Bey'in bağlı olduğu ordu, ilk olarak Yunanların kuşatma harekâtı ve taarruzlarını engelledi. Sonrasında sırasıyla Sindiren, Haymana, Çaldağı, İrif, Şeyhali, Yümkünlü, Bakriköy, Kadıköy, Sivrihisar, Mihalıççık, Duatepe ve Sakarya mevkilerinde savaştılar.
Eylül ortasına Sakarya'da zafer ilan edildi. Zafer ilanı üzerine Yunan ordusu Eskişehir'e doğru kaçmaya başladı. Eylül sonunda Lakot Mehmet Bey'in bağlı olduğu ordu, Sakarya Nehri'nin batısına geçti. Ekim başında soğukların başlamasıyla orduya elindeki mevkileri savunma görevi verildi. Aralık başında padişah Vahdettin, İstanbul'daki Yunan yetkililere, Yunan ordularının Anadolu'da işgal ettiği tüm bölgelerin Yunanistan'a bağlanması için ferman verdi.
1922 baharının gelmesiyle Lakot Mehmet Bey'in bağlı olduğu orduya, mevkiini koruyarak ilerleme görevi verildi. İlerlerken Yunan ordularıyla sayısız çatışmalar yaşandı. Haziran sonunda Yunanlarla yapılan çatışmalar sırasında Lakot Mehmet Bey vuruldu. Kaburga altından giren yunan mermisi karaciğeri yakarak sırtından çıktı. Derhal sıhhiye tarafından pansuman edildi. Daha sonra Karaman'daki askerî hastaneye nakledildi ve 45 gün boyunca hastanede yattı. Taburcu edildikten sonra geri hizmette tutularak Afyonkarahisar kalesi civa
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Lakot Mehmet Bey hayat hikâyesinde anıyor Mehmet Yılmaz
“Mehmet Yılmaz ya da daha çok bilinen adıyla Lakot Mehmet Bey, (1892, Kocaba, Arsin, Trabzon - 1970, Yenimahalle) Türk asker.”
-
Lakot Mehmet Bey hayat hikâyesinde anıyor Sakarya Meydan Muharebesi
“Halktan destek ve cephane alan Türk ordusu Ağustos sonunda Sakarya Meydan Muharebesi'ne başladı.”
-
Lakot Mehmet Bey hayat hikâyesinde anıyor Tehcir Kanunu
“Çünkü bu arazilerde bir yıl önceki Tehcir Kanunu'ndan kaçan ve baskınlar yaparak halka zulmeden Ermeni çetelerin var olduğu bilgisini aldılar.”
-
Lakot Mehmet Bey hayat hikâyesinde anıyor Tekâlif-i Milliye
“Başkomutanlık yetkisini aldıktan sonra Mustafa Kemal Paşa'nın ilk yaptığı icraat, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak ve cephane kazanmak amacıyla Tekâlif-i Milliye Emirleri'ni yayınl...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.