biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Devlet & Siyaset
  3. II. Murad
Devlet & Siyaset · 1404–1451

II. Murad Segedin Antlaşması ve Yenişehir Sevgendnamesi, tahttan çekilmesi, 1444 buhranı ve Varna Muharebesi

II. Murad (Osmanlıca: مراد ثانى, romanize: Murâd-ı sânî; 16 Haziran 1404, Amasya - 3 Şubat 1451, Edirne), Divan edebiyatındaki mahlasıyla Muradî ya da halk arasındaki lakabıyla Ebu'l-hayrât, Osmanlı İmparatorluğu'nun altıncı padişahıdır. 1421'den 1444'e ve 144...

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1404–1451
140414301451
01

Kısaca kimdir?

Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.

II. Murad (Osmanlıca: مراد ثانى, romanize: Murâd-ı sânî; 16 Haziran 1404, Amasya - 3 Şubat 1451, Edirne), Divan edebiyatındaki mahlasıyla Muradî ya da halk arasındaki lakabıyla Ebu'l-hayrât, Osmanlı İmparatorluğu'nun altıncı padişahıdır. 1421'den 1444'e ve 1446'dan 1451'e kadar iki kez Osmanlı İmparatorluğu'nu yönetti.

Saray eğitimini Bursa'da alan Şehzade Murad, 1415'te Amasya yakınlarındaki Rum ve Danışmendiye eyaletlerinin valiliğine getirildi. 1416'da Börklüce Mustafa İsyanı'nın bastırılmasında görev aldı. 1418'de Candaroğulları Beyliği'nden Samsun'un alınmasına öncülük etti. Babası I. Mehmed'in ölümü üzerine 26 Mayıs 1421'de, 17 yaşındayken Osmanlı padişahı oldu. Saltanatının ilk yılları taht kavgaları ve isyanlarla geçti. Bizans İmparatorluğu'nda esir tutulan amcası Mustafa Çelebi serbest bırakıldı ve tahtta hak talep etti. İzmiroğlu Cüneyd Bey'in desteğini alan Mustafa Çelebi, Edirne'de ayaklanma başlattı. II. Murad, ayaklanmayı bastırmak için sadrazamı Amasyalı Beyazıt Paşa'yı görevlendirdi, ancak sadrazam yenilgiye uğrayarak öldürüldü. Mustafa Çelebi, Edirne'de hutbe okuttu, sikke bastırdı ve hükümdarlığını ilan etti. II. Murad, halkın desteğini kaybetmemek için Mustafa'nın "düzmece" olduğunu ileri sürdü ve bu isyan, Düzmece Mustafa İsyanı olarak tarihe geçti. Nihayet 1422'de isyan bastırıldı ve Mustafa Çelebi idam edildi.

İsyanın bastırılmasının ardından II. Murad, 2 Haziran 1422'de Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'i kuşattı. Bu sırada Bizans'ın desteğini alan kardeşi Küçük Mustafa, isyan çıkararak Bursa'yı kuşattı ve İznik'i ele geçirdi. Bunun üzerine II. Murad, kuşatmayı sona erdirdi ve Mihaloğlu Mehmet Bey'i isyanı bastırmakla görevlendirdi. Şubat 1423'te isyan bastırıldı ve Küçük Mustafa idam edildi. Eylül 1423'te II. Murad, isyana destek veren Candaroğulları beyi İsfendiyar Bey'in üzerine yürüdü ve Safranbolu'yu topraklarına kattı. 1424'te Bizans ile anlaşma yaptı ve imparatorluğu yıllık 30 bin düka altın vergiye bağladı. 1425'te, daha önce isyanlara destek veren Aydınoğulları Beyliği'ni ilhak etti ve 1426'da Cüneyd Bey'i idam ederek beyliğe son verdi. 1429'da ise Germiyanoğulları Beyliği, vasiyet üzerine Osmanlı topraklarına katıldı. 1430'da Venedikliler'i yenerek Selanik'i fethetti. 1432'de Arnavut İsyanları çıktı ve 1435'te Evrenosoğlu Ali Bey tarafından bu isyanlar bastırıldı. 1438'de Macaristan Seferi'ne çıkan II. Murad, Erdel'i yağmaladıktan sonra Sırbistan üzerine yöneldi ve başkent Semendire'yi işgal ederek Sırp Despotluğu'nu fethetti. 1440'ta Macar işgali altındaki Belgrad'ı kuşattı, ancak başarısız oldu. Daha sonra Macarlara karşı Vazag Muharebesi'nde de kesin yenilgiye uğradı. 1437-1444 Osmanlı-Macar Savaşı sonucunda 10 yıllık bir barış öngören Edirne-Segedin Antlaşması imzalandı ve II. Murad, 1426-1428 Osmanlı-Macar Savaşı'ndaki kazanımlarını Sırbistan Prensliği'ne iade etti. Doğu'da ise Karamanoğulları Beyliği ile Yenişehir Sevgendnamesi imzalandı ve Göller Bölgesi'ni Karamanoğulları'na verdi.

Gözde oğlu Şehzade Alâaddin'in 1443'teki ölümünden sonra büyük bir üzüntü yaşayan II. Murad, Doğu ve Batı'da yaptığı barış antlaşmalarının ardından Ağustos 1444'te, 12 yaşındaki oğlu II. Mehmed lehine tahttan çekildi. II. Murad, Manisa Sarayı'na çekilerek dünyevi işlerden uzaklaşıp maneviyata yöneldi; zikir, ibadet ve hayır işleriyle uğraştı. Bu durumu fırsat bilen Papalık, Varna'ya saldırmak amacıyla Haçlı Ordusu'nu hazırladı. Çandarlı Halil Paşa'nın iknasıyla ordunun başına geçen II. Murad, Kasım 1444'te Varna Muharebesi'nde kesin zafer kazandı. Savaştan sonra yeniden Manisa'ya çekildi. Çocuk yaştaki II. Mehmed'in yönetiminden memnun olmayan Yeniçeriler, 1445'te Buçuktepe İsyanı'nı çıkardı ve isyan, II. Murad'ın ikinci kez tahta çıkmasıyla son buldu. Ardından II. Mehmed'i Saruhan Sancakbeyi olarak görevlendirdi. 1446'da Mora Despotluğu'nun isyanının ardından Mora Seferi'ne çıktı ve kesin zafer kazandı. 1448'de Macaristan Krallığı ile II. Kosova Muharebesi gerçekleşti ve savaş, kesin Osmanlı zaferiyle sonuçlandı. 3 Şubat 1451'de geçirdiği felç sonucu hayatını kaybetti.

02

Segedin Antlaşması ve Yenişehir Sevgendnamesi, tahttan çekilmesi, 1444 buhranı ve Varna Muharebesi

—Segedin Antlaşması ve Yenişehir Sevgendnamesi, tahttan çekilmesi, 1444 buhranı ve Varna Muharebesi

János Hunyadi önderliğindeki Macar ve müttefikleri ordusunun ilerleyişinin İzladi Geçidi'nde durdurulmasının ardından hemen II. Murad, Macarlar ile barış görüşmeleri için girişimlerde bulundu.

1444'ün Haziran ayında taraflar arasında tarihte Edirne-Segedin olarak bilinen bir 10 yıl süreli olacağı ön görülen bir kalıcı barış antlaşması yapılması üzerine taraflar anlaşmaya vardılar. Bu antlaşmanın kalıcı olması için II. Murad Edirne'de Kur'an üzerine ve Macar kralı Vladislav Segedin'de Kutsal Kitap üzerine yemin verdiler ve antlaşmayı bu yeminlerle imzaladılar. Bu anlaşmaya göre Osmanlılar kendi ortadan kaldırdıkları Sırp Despotluğu devletini yeniden kurulmasını sağlamayı ve 1427'deki sınırlarıyla devlet başkanlığının Brankoviç'e iade edilmesini kabul ettiler. Macarlar ise Bulgaristan üzerindeki hak iddialarından vazgeçmeyi kabullendiler. Her iki taraf da, yani Osmanlılar ve Macarlar, Tuna'yı geçmemeyi taahhüt ettiler.

Bu yeminli Edirne-Segedin Antlaşması'nın ardından II. Murad, oğlu Mehmet'i Edirne'ye getirtti ve onu başkentte "kaymakam" olarak bıraktıktan sonra Karamanlılar ile ilgilenmek üzere Anadolu'ya geçti. Karamanoğlu İbrahim Bey Ankara'ya kadar ilerlemiş bulunuyordu. II. Murad Karamanoğlu İbrahim Bey ile görüşerek bir sulh anlaşması yapılmasını kabul etti. Bu anlaşma için Göller bölgesinin Karamanlılara bırakmayı kabul etti. Temmuz 1444'te iki taraf arasında diğer bir yeminli anlaşma yapıldı ve Karamanoğlu İbrahim Bey II. Murad'a barışı koruyacağı hakkında "sevgendname (yemin belgesi)" adı verilen bir ciddi belge verdi. Bu "Yenişehir Sevgendnamesi" ile Göller bölgesi özellikle Akşehir ve Beyşehir'i Karamanlılara bırakıldı.

Edirne-Segedin Antlaşması ve Yenişehir Sevgendnamesi ile o zamana kadar II. Murad'ın 23 yıl süren hükümdarlığı sırasında Osmanlı Devleti'ne katmış olduğu arazilerin büyük bir kısmı tekrar elden çıkmaktaydı. Fakat bu şekilde II. Murad hem batıda hem doğuda barışı sağladığını düşünüyordu. Yaşlı, yorgun ve hatta bir depresyon geçirdiği kabul edilen II. Murad bu antlaşmaların ardından Osmanlı tarihinde daha önce (ne de daha sonra) hiç eşi görülmemiş bir karar alarak tahtından çekildi. Ağustos 1444'te Mihaliç'te (Karacabey'de bulunan hanedan çiftliğinde devletin ileri gelen idarecilerini ve askeri komutanlarını; yüksek ulemayı, kapıkulu (yeniçeri ve sipahi) subaylarını bir toplantıya çağırdı. Bu toplantıda kendisinin bir köşeye çekilip dünya işlerinden ve eğlenceden uzaklaştığını Allah'a yöneleceğini bildirdi. Edirne'den getirttiği oğlu II. Mehmet'in bu nedenle tahta geçeceğini ilan etti. Bu kararı hakkında şu şiiri elimize geçmiştir.

Gerekdir-kim idem âheng-i uzlet

Koyub gayri tutam nefsi ülfet

Bu feragat ve devir töreninin neden devlet başkentleri olan Edirne veya Bursa'da değil de hanedan çiftliği bulunan Mihaliç'te yapıldığının nedenlerini açığa çıkartabilecek bilgiler hakkında ve törenin ayrıntıları hakkında tarihçilerin elinde hiçbir belge bulunmamaktadır. Bu sırada (belirsiz doğum tarihi dolayısıyla} 12-15 yaşları arasında bulunan bir çocuğa, (II. Mehmet'e) bu kadar ağır bir devlet yükünün verilmesinin nedeni de açıkça bilinmemektedir. II. Mehmet'in tahta getirilmesi için tarihçiler çeşitli nedenler ileri sürmüşlerdir. Bunların başında Başvezir olan Çandarlı Halil Paşa'nın entrikaları gelmektedir. Diğer bir neden olarak vezirler arasında (özellikle başvezir ve Fatih'in lalaları olan vezirler arasındaki) iktidar çatışmaları verilmektedir. Diğer neden ise II. Murad'ın Kostantiniye'de Bizans İmparatoru'nun himayesinde olan ve Osmanlı tahtında hak iddia eden Orhan Çelebi'ye karşı oğlunun tahta yerleşmesini sağlamlaştırmak istemesi ileri sürülmüştür.

Macar ve müttefiklerinin ta İzladi'ye inmesi sırasında Roma'daki İtalyan asıllı Papa IV. Eugene yeni bir Haçlı seferi hazırlama hevesine kapılmıştı. Konstantiniyye'ten 1437'de Avrupa'ya, İtalya'ya gelen Bizans İmparatoru VIII. İoannis'in Floransa Konseyi'nin iştirak edip Hristiyan Ortodoks ve Hristiyan Katolik mezheplerinin birbirine uzlaştırıp Papalık altında, kısa bir süre için de olsa birlik sağlanmasını kabul etmesi; bu birlik iin Konseyde "Laetentor Corele" adli bir birlik belgesini kabul edip ilan etmesi Papa'nın bu Haçlı seferi hevesine kapılmasında ek rol oynamıştı. Papa IV. Eugene, kendini, Hristiyanlığı birleştiren, Osmanlıları Balkanlardan atıp tek mezhepli Katolik Hristiyanlığının bu yöreye geri getirilmesini sağlayan bir şampiyon olarak görmeye başlamıştı. Bu sefer için Hristiyan askerlerin çoğunluğunu sağlayan Polonya ve Macaristan kralı I. Vladislav ve onun ünlü generali o zaman Transilvanya Voyvodası olan János Hunyadi'yi de bu yeni Haçlı seferi için komutanlar olarak görmekteydi. Papa'nın en yakın politika danışmanı olan ve Floransa Konseyi'nde başrolü oynamış olan Kardinal Gialiano Cesarini'yi papa Polonya/Macaristan kralı huzuruna papa temsilcisi olarak gönderdi. Kardinal Cesarini "Edirne-Segedin Antlaşması"'nın tümüyle aleyhinde idi. Genç Polonya/Macaristan kralına bir gayri-Hristiyanla yapılan bir anlaşmanın Hristiyan ilkelerine göre geçersiz sayılacağını; kutsal kitap üzerine bir gayri-Hristiyan verilen yeminin aksinin yapmanın Katolik Hristiyanlarca günah sayılmayacağına ve eğer kral bu yeminini tutmayıp günah işlediğini düşünmekte ise en yüksek Katolik papazı olan papanın bir günah çıkartıcı olarak kralın işlediği bu türlü günahını çıkartarak kral yaşarken bile dinsel olarak affedilmesini sağlayacağını I. Vladislav'a devamlı telkinle inandırdı. II. Murad'ın beklenmedik tahttan feragati de, zaten çok zorlukla ve danışmanlarının tüm tavsiyelerinin aksine Segedin Antlaşması'nı imzalayan Macaristan kralı üzerinde büyük bir aksi etkisi oldu. II. Murat'ın tahttan feragat edip yerine oğlu II. Mehmed'in Osmanlı tahtına geçmesi ile Edirne-Segedin Antlaşması'nın geçersiz olduğu iddiası daha fazla güç kazandı. Çünkü bu anlaşmayı imzalayıcı olan ve şahsen yemin vermiş olan hükümdar (II. Murad) artık tahtta değildi. Tahta geçen yeni sultan antlaşmaya bir taraf olmamakta idi. Böylece bu antlaşma ve yemin geçersiz olmakta idi. Macar kralı Ladislas bu antlaşmaya devam için verdiği yeminin yeni sultana karşı olmadığını ilan etti ve bunu antlaşmanın geçersiz olduğuna bahane olarak yayımladı. Böylece papalık temsilcisi telkinleri ve bulunan sudan bahanelerle Macar kralı Vladislav Ağustos ayında Osmanlılar'la yaptığı Edirne-Segedin Antlaşmasının geçersiz olduğunu ve ertesi yıl yeni bir Haçlı seferine çıkacağını her Hristiyan tarafa duyurdu.

Aralarında Arnavutluk'ta babasının mirasında hak iddia eden İskender Bey'in de bulunduğu Rumeli'deki eski yerel hanedanlar Osmanlılar'a karşı silahlandılar. 1443'ün yazının sonlarında çoğunluğunu Macar Krallığı ve Eflak ordularının oluşturduğu 25 bin kişilik Haçlı ordusu komutanları Macar kralı Vladislav ve Transilvanya voyvodası János Hunyadi idaresi altında Balkanlardan güneye sarkmaya başladı. Bu ordunun geliş haberi Balkanlara yerleşmiş olan müslüman halkı gayet korkutup bir paniğe kapılmalarına ve bir göçün başlamasına neden oldu. Ta güneyde Edirne'deki halkın bile bir bölümünün Anadolu'ya kaçmasına neden oldu. Aynı dönemde Orhan Çelebi de Dobruca'ya giderek bir isyan girişiminde bulundu ancak bu girişim Rumeli beylerbeyi Şahabeddin Paşa tarafından önlendi. Fakat Rumeli Beylerbeyi Şahabeddin Paşa Niş önünde yeni Haçlı ordusu ile yaptığı Niş Muharebesi'nde yenik düştü ve geri çekilmek zorunda kaldı. Bu Haçlı seferi sadece karadan olmamaktaydı. Burgundi Dükü ve Papalık Devleti gemileriyle takviye edilmiş olan Venedik donanması Çanakkale Boğazı'nı kapattı ve büyük bir Haçlı filosu da Marmara Denizi'nden Boğaz üzerinden çıkıp Haçlı ordusunu beklemek üzere batı Karadeniz kıyılarına geçmeye hazırlanmaktaydı. Haçlı ordusu Niş'teki galibiyetinden sonra doğuya yönelerek Bulgaristan ve Sofya'yı işgal etti ve Karadeniz kıyısında bulunan Varna'ya kadar ilerledi.

Eylül ortalarında Edirne'de bir din anlaşmazlığı çıkmıştı. Hurûfi akımı bir sıra eylemle başkentteki sosyal barışa aksi etkiler yapmıştı. Hurûfiler genç sultan II. Mehmed'e bile etkide bulunmuşlardı. Sonunda sunni Edirne uleması, softaları ve halkı tarafından Hurûfilere karşı bir kanlı yok etme kampanyası sürdürülmeye başlandı. Tam bu sırada Edirne'de bir korkunç bir yangın çıktı. Edirne çarşıları ve 7 bin kadar ev yandı ve olasılıkla kentin büyük bir kısmı harabeye döndü.

II. Murad tahttan feragatten sonra Manisa'ya çekilmişti. Macar ordusunun Tuna'yı aştığı haberi üzerine vezirlerin kararı ile II. Murad Edirne'ye geri çağrıldı. II. Murad ruh haletinin kırgınlığı yüzünden gelmek istemiyordu. Fakat oğlu II. Mehmet ağzından veya kendisi tarafından Çandarlı Halil Paşa'nın tavsiyesiyle bir ferman yazıldığı ve eğer Murad sultansa gelip ordusu başına geçmesi eğer Mehmed sultansa babasına kati emir vererek ordunun komutanlığını yapmaya geri gelmesi istendiği ve böylece II. Murad'ın geri gelmesini sağladığı bildirilmektedir. Diğer bir rivayete göre ise Başvezir Çandarlı Halil Paşa, II. Mehmed'i uzun süren bir sürek avına göndermiş; genç Sultan avda iken onun ağzı ile II. Murad'a onu Edirne'ye geri çağıran bir mektup yazmıştır.

Bunun üzerine II. Murad kendine erişen Anadolu eyalet askerleri ordusu ile Venedik ablukası altında bulunan İstanbul Boğazı'nı geçip Edirne'ye ulaştı. Burada hiçbir sıfat taşımazken tüm Osmanlı ordusunun başına geçti ve Varna'ya yürüdü. Bu, tarihlerde eşi benzeri olmayan bir olay oldu.

10 Kasım 1444'te resmen sultan olmayan II. Murad'ın komutasındaki Osmanlı ordusu ile Haçlı ordusu Varna Muharebesi'ne giriştiler. Bu savaşın başında Haçlı ordusu çok baskı yapıp Osmanlı ordusunun kanatlarını yenme alametleri gösterdi. Fakat Karaca Bey taktiğiyle sonuç değişti. Kral Vladislav ülkesine büyük zaferle dönmek için ortadan zırhlı ağır süvarileri başında atıyla bir süvari hücumu hareketine başladı. Fakat süvari hücumu başlangıcında bir yeniçeri tarafından atından düşürüldü ve hemen kim olduğu bilinerek öldürüldü. Kral Vladislav'ın kesilen başı ve yemini bozduğu Edirne-Segedin Antlaşması metnin kopyası bir mızrağa asıldı. Bu kesik baş ve anlaşma metni mızrağa takılı olarak Osmanlı ve Haçlı ordusu önünde gezdirilip kutsal yeminini kıran hükümdarın sonucu olarak gösterilmeye başladı. Bunun üzerine moral kazanan Osmanlı ordusu bir daha hamle yaptı ve Haçlı ordusu morali kırılmış olarak müthiş bir yenilgiye uğradı. Bununla birlikte Osmanlı ordusunun tüfekli askerlerin önemini anlayıp, kısmen de olsa Macarların Wagenburg, tabur sistemi sistemini kopyalamalarının zaferde payı olduğu iddia edilmektedir. Bir süre sonra II. Kosova Muharebesi'nde Osmanlılar daha da çok tüfekli askeri savaşta kullandılar ve Osmanlı ordusunda ateşli silah, top kullanımı giderek yayıldı. Bu Hristiyan hezimetinde papalık danışmanı ve papa temsilcisi Kardinal Cesarini de öldürüldü. Haçlı ordusu çok büyük zayiat verip büyük yenilgiye uğradı. Eğer esir alınıp köle yapılmamışlarsa Haçlı askerler ele geçirdikleri topraklardan perişan bir halde ülkelerine geri dönmeye başladılar. Macarların kahraman saydığı Transilvanya Voyvodası Janós Hunyadi ise çok küçük bir birlik başında harp sahasından Transilvanya'ya kaçmayı başardı. Böylece Avrupa'da Türkler aleyhine hazırlanıp hücuma geçmiş olan son Haçlı seferi, Haçlılar için bir felaketle sonuçlandı.

Savaşın ardından Murat Edirne'de bir süre kaldıktan sonra tekrar Manisa'ya çekildi. Kendisinin mi ve yoksa oğlu II. Mehmet'in mi Osmanlı hükümdarı olduğu konusuna bir açıklık getirilemedi. Müslüman devletlere II. Mehmet adına fetihname gönderildi. Buna rağmen bundan sonraki 1.5 yıl bir baba-oğul fetret dönemine girildiği iddia edilir.

II. Murad · diğer bölümler

← II. Murad profilinin tamamı

03

Üretimleri

ESER Gerekdir-kim idem âheng-i uzlet

Gerekdir-kim idem âheng-i uzlet

eser
ESER Koyub gayri tutam nefsi ülfet

Koyub gayri tutam nefsi ülfet

eser
04

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

II. Murad Ahmed Paşa Çandarlı Halil Paşa I. Mehmed I. Murad I. Mustafa I. Süleyman II. Mehmed Ahmed-i Dâî
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • II. Murad hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Paşa

    “Annesinin Dulkadiroğulları Beyi Nâsıreddin Muhammed Bey'in kızı Emine Hatun veya Amasyalı Divittar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olduğunu belirten kaynaklar vardır.”

  • II. Murad hayat hikâyesinde anıyor Çandarlı Halil Paşa

    “Çandarlı Halil Paşa'nın iknasıyla ordunun başına geçen II.”

  • II. Murad hayat hikâyesinde anıyor I. Mehmed
  • II. Murad hayat hikâyesinde anıyor I. Murad
  • II. Murad hayat hikâyesinde anıyor I. Mustafa
  • II. Murad hayat hikâyesinde anıyor I. Süleyman
  • II. Murad hayat hikâyesinde anıyor II. Mehmed
  • II. Murad kendi hikâyesinde anılıyor Ahmed-i Dâî
05

Kaynaklar

11kaynak kaydı
5farklı yayıncı
1ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı
  1. K·01
    Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesi
    Vikipedi - II. Murad
    tr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026

    NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.

    Kaynağa git ↗
  2. K·02
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Sultan Iı. Murâd'ın "şerh Eylemez" Redifli Gazeli'nin Şerhi". Dergi Park. 2023. 27 Mart 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mart 2025.
    arşiv · dergipark.org.tr · erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  3. K·03
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Sakaoğlu, Necdet "Murad II", (1999) Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, C.2 s.235-238 İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, ISBN 975-08-0073-7.
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  4. K·04
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1995). Büyük Osmanlı Tarihi I. Cilt: Anadolu Selçukluları ve Anadolu Beylikleri Hakkında bir Mukaddime ile Osmanlı Devleti'nin Kuruluşundan İstanbul'un Fethine Kadar. Ankara: Türk Tarih Kurumu...
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  5. K·05
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Sultanları: 36 Osmanlı Padişahı (Küçük Boy), Oğlak Yayınları, 12. baskı, s. 80
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  6. K·06
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Halil İnalcık, TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt: 31, sayfa: 164
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  7. K·07
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Arşivlenmiş kopya". 13 Eylül 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Eylül 2008.
    arşiv · www.osmanliparalari.com · erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  8. K·08
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Babinger a.g.e. s.38
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  9. K·09
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Anasayfa - Filozof.net". www.filozof.net. 8 Ekim 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi.
    arşiv · www.filozof.net · erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  10. K·10
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    "Prof. Dr. Feridun M. Emecen ile Osmanlı Savaş Tarihi Üzerine..." 5 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Mart 2013.
    arşiv · forum.memurlar.net · erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

    Kaynağa git ↗
  11. K·11
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Norwich, John Julius (1991), Byzantium: Decline and Fall, Londra:Penguin ISBN 9-14-011449-5 s.404-406
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “II. Murad” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

06

Ne değişti?

  1. Kaynak yeniden tarandı

    Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.

  2. Profil oluşturuldu

    11 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

07

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
08

Buradan nereye?

Devlet & Siyaset alanındaki tüm profiller →