biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Devlet & Siyaset
  3. II. Mehmed
Osmanlı Padişahı, askerî Deha ve Şair · 1432–1481

II. Mehmed İstanbul'un Fethi

II. Mehmed veya bilinen adıyla Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u fethederek Doğu Roma İmparatorluğu'na son veren ve Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı açan Osmanlı İmparatorluğu'nun yedinci padişahıdır. Saltanatı boyunca gerçekleştirdiği askeri fetihler, hukuki refor...

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1432–1481
143214601481
01

Kısaca kimdir?

Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.

II. Mehmed (Osmanlıca: محمد ثانى, romanize: Meḥemmed-i Sânî) veya bilinen adıyla Fatih Sultan Mehmed ya da ünvanı olan Fatih, divan edebiyatındaki mahlasıyla Avnî (30 Mart 1432, Edirne - 3 Mayıs 1481, Gebze), Osmanlı İmparatorluğu'nun 7. padişahıdır. İlk olarak 1444-1446 yılları arasında kısa bir dönem, daha sonra 1451'den 1481 yılındaki ölümüne kadar 30 yıl boyunca hüküm sürdü. 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul'u fethetti ve yaklaşık bin yıllık Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'na son verdi. Fetihten sonra "Fatih" ünvanıyla anılmaya başladı. Bu olay, birçok uzman kişi tarafından Orta Çağ'ın sonu ve Yeni Çağ'ın başlangıcına neden olan tarihî olaylardan biri olarak görülmektedir.

II. Mehmed, 30 Mart 1432 tarihinde Edirne'de doğdu. Babası altıncı Osmanlı padişahı II. Murad, annesi ise Hüma Hatun'dur. Küçük yaşta tahsiline ve yetişmesine çok önem verilen Şehzade Mehmed, devrin en üstün âlimlerinden eğitim gördü. 11 yaşına geldiğinde idari yönden tecrübe kazanması için Saruhan Sancakbeyliğine tayin edildi. Felsefe, hadis, tefsir, fıkıh, kelâm, tarih, geometri ve matematik alanlarında fevkalâde yetişti. 1444 yılında II. Murad, tahtı 12 yaşındaki oğlu Mehmed'e devrederek Manisa'ya çekildi. Ancak Osmanlı tahtına küçük yaşta birisinin geçtiğini duyan Avrupa ülkeleri, bir kez daha Osmanlı topraklarına yöneldi. Bunun üzerine II. Murad, 1446 senesinde tekrar tahta geçti. Tahttan indirilen Şehzade Mehmed, tekrar gönderildiği Saruhan Sancağı'nda kendi tuğrasını çekip adına paralar bastırarak bağımsız bir hükümdar gibi davrandı ve resmî yazışmalarda "Sultan" ünvanını kullandı.

1451 yılında babasının ölmesi üzerine 19 yaşında tekrar Osmanlı tahtına oturdu. Osmanlı donanmasını güçlendirip Konstantinopolis'e saldırmak için hazırlıklara başladı ve şehri 1453'te 21 yaşındayken fethedip Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'na son verdi. Ardından 1460'ta Mora Despotluğu'nu, 1461'de ise Trabzon İmparatorluğu'nu ele geçirip Bizans'ın son iki kalıntısını da egemenliği altına aldı. 1473'te, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ı Otlukbeli Muharebesi ile mağlup etti. Bunların yanı sıra, Anadolu'da ve Güneydoğu Avrupa'da fetihlerini sürdürüp Karaman ve çevresi, Sırbistan, Eflak, Bosna, Arnavutluk, Kırım gibi önemli bölgeleri Osmanlı İmparatorluğu'na kazandırdı. 1481 yılında Anadolu'ya doğru yeni bir sefere çıkan Sultan Mehmed, yolun başında hastalandı ve 3 Mayıs 1481 tarihinde, Gebze yakınlarında yer alan Hünkârçayırı'ndaki ordugâhında 49 yaşındayken öldü. Mezarı İstanbul'un Fatih ilçesindeki Fatih Camii'nde yer almaktadır.

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u fethettikten sonra kendini "Roma hükümdarı" (Kayser-i Rûm) ilan etti ve hayatının geri kalanında Osmanlı Devleti'ni Roma İmparatorluğu'nun devamı olarak, kendini de imparatorluğun "yerine geçen" değil onu "devam ettiren" kişi olarak gördü. Saltanatı süresince birçok siyasi ve sosyal reform yapan II. Mehmed, döneminde çıkardığı kanunları ''Fâtih Kanunnâmesi'' adıyla kitaplaştırıp yürürlüğe koydu. Sanatı ve bilimi teşvik etti ve saltanatının sonlarına gelindiğinde, "yeniden inşa" programı sayesinde Konstantinopolis'i gelişen bir imparatorluk başkentine dönüştürdü.

02

İstanbul'un Fethi

—İstanbul'un Fethi

II. Mehmed, İstanbul'u kuşatma hazırlıklarına 1451 yılının sonlarında başladı. İstanbul Boğazı'nın Anadolu yakasında büyük dedesi Bayezid'in yaptırmış olduğu Anadolu Hisarı'nın karşısına o dönemde Boğazkesen adı verilen Rumeli Hisarı'nın inşa emrini verdi. İmparator Konstantin, Mehmed'e hisarın yapımı için kendisinden izin alması gerektiğini bildirmek için elçiler gönderdi ancak Mehmed elçileri kabul etmedi. İmparator en son 1452 yılı Haziran ayında barış görüşmeleri için bir kere daha elçilerini gönderdi ancak Mehmed elçileri yine reddetti. Bunun anlamı savaştı.

Hisar 1452'nin Ağustos ayında tamamlandı. Böylece boğazın kontrolü Osmanlıların eline geçmiş oldu. Boğazdan geçecek gemiler bundan böyle geçiş parası ödemek zorundaydı. Aksi takdirde gemiler top atışıyla batırılacaktı. 1452'nin sonlarında, ödeme yapmayı reddeden bir Venedik gemisi batırıldı ve kaptanı ile tayfası tutuklandı. Söz konusu toplar, Erdelli Urban adında bir top dökümcüsü tarafından yapılmıştı. Sultan Mehmed kendisinden Konstantiniyye'nin surlarını yıkabilecek güçte bir top yapıp yapamayacağını sormuş, Urban da "Ne Konstantinopolis, ne de Babil'in surlarının karşı koyabileceği bir top yapabileceğini" söylemişti.

Öte yandan bu gelişmeler karşısında İmparator Konstantin, Papa ve İtalyan şehirlerinden umutsuzca yardım talebinde bulundu ama bunlar sonuçsuz kaldı. Yalnızca Cenova, 1452'nin Kasım ayında yardım göndermeye karar verdi ve Giovanni Giustiniani adında bir komutan öncülüğünde 700 kadar asker taşıyan Ceneviz kadırgaları 26 Ocak 1453'te Konstantiniyye'ye vardı. Konstantin, Giovanni Giustiniani'yi kara kuvvetlerinin başkumandanı yaptı. Konstantinopolis'teki asker sayısı 8 bin civarındaydı, limanda ise 26 savaş gemisi bulunuyordu. Daha evvel 700 İtalyanı taşıyan 7 Girit ve Venedik gemisi Şubat ayında şehirden kaçmıştı. Düzenli Osmanlı ordusundaki asker sayısı ise en az 50 bindi. Ayrıca Mehmed, yalnızca karadan kuşatmanın yeterli olmayacağını düşünerek bir donanma da hazırlatmıştı. Bu donanma bahar aylarında boğazın Marmara girişine vardı.

Osmanlı ordusu 23 Mart 1453 tarihinde başkent Edirne'den hareket etti ve 2 Nisan'da Konstantiniyye'ye vardı. Aynı gün Haliç'in girişi zincirle kapatıldı. Karargâhını Romanus Kapısı'nın karşısına Maltepe'ye kuran Mehmed, son kez teslim çağrısında bulundu ama İmparator reddetti. 6 Nisan sabahı ilk saldırı başladı. II. Mehmed, şehri o zamana dek görülmemiş büyüklükte toplarla dövdü. Kuşatma, aralıklı çatışmalarla 53 gün kadar sürdü. Konstantin, Giustiniani ile birlikte Romanus Kapısı'nı savunuyordu. Şehzade Orhan da Marmara kıyısındaki birliklerden birini yönetiyordu.

20 Nisan 1453 günü Papa'nın gönderdiği üç Ceneviz gemisi ve Sicilya'dan gelen bir Rum yük gemisi şehrin açıklarında belirdi. Osmanlı donanması bunları durdurmak üzere harekete geçti ve Yenikapı önlerinde karşıladı. Şiddetli lodos, kürekli Osmanlı gemilerinin manevra yapmasını önlüyordu. Marmara Denizi'nde yapılan savaşın sonunda, akşam saatlerinde Ceneviz gemileri Haliç'e girmeyi başardı. Bu, çok büyük bir başarısızlıktı ve kuşatmayı sürdüren ordunun da maneviyatını kırdı. Denizdeki mücadeleyi damlara çıkmış Bizans halkının ve Zeytinburnu kıyılarından bizzat II. Mehmed'in de seyrettiği rivayet edilir. Bu başarısızlık sadece asker üzerinde değil, ulemâ ve kumandanlar arasında da huzursuzluğa yol açmıştı.

Donanmasını bir şekilde Haliç'e indirmesi gerektiğini anlayan II. Mehmed, gemilerini karadan geçirmeye karar verdi. Bunun için de, bugünkü Dolmabahçe'den Kasımpaşa'ya uzanan güzergâha kalaslar döşendi ve bir kısım gemi, silindirler üstünde 22 Nisan sabahında Haliç'e indirildi. Böylece Haliç'in kontrolü Osmanlıların eline geçti. Öte yandan kuşatmanın yedinci haftasında Osmanlılar hâlâ kesin bir sonuç alamamıştı. Bu sırada da Osmanlı ordugâhında, kuşatmanın başarılı olamayacağı ve hemen kaldırılması gerektiği kanısındaki Çandarlı Halil ile gelecekleri kuşatmanın başarısına bağlı olan Sultan ve savaşçı grup arasındaki çekişme sürüyordu. Venedikliler ve Macarların güçlerini harekete geçirdikleri haberi geldiğinde, kurulan savaş meclisinde bu bir kez daha açığa çıktı. Bu noktada Sadrazam Halil Paşa son bir kez Mehmed'i teslim çağrısı yapmaya ikna etti, ancak İmparator teklifi yine reddetti. Bunun üzerine Osmanlılar, 29 Mayıs günü için son bir saldırı planladılar.

Son saldırı hazırlıklarını Zağanos Paşa düzenledi. Osmanlı ordusu 29 Mayıs'ın ilk saatlerinde taarruza başladı. Osmanlılar son taarruzu üç dalga hâlinde gerçekleştirdiler. İlk iki saat boyunca başıbozuklar surlara saldırdılar, ardından Anadolu birlikleri onların yerini aldı. Son olarak öldürücü darbeyi vurmak üzere yeniçeriler devreye girdi. Bu sırada yaralanan Giustiniani'nin savaş alanından ayrılması, şehri savunanlar arasında büyük moral bozukluğuna neden oldu. Nihayet sabah saatlerinde Osmanlı askerleri, Kerkoporta adlı kapıdan içeri girmeyi başardılar ve kapının üzerindeki burca Osmanlı sancağını diktiler. Sultan Mehmed öğleden sonra şehre girdi, Ayasofya'ya giderek namaz kıldı ve "Min-ba'd (Bundan sonra) tahtım İstanbul'dur." dedi.

İskoç tarihçi ve yazar Lord Kinross, İstanbul'un Fethi'yle ilgili düşüncelerini şöyle yazmıştır:

İstanbul'un düşmesi, sadece Bizans İmparatorluğu'nun sonunu ve son etkili imparatorunun ölümünü belirler. Zira 150 yıldan beri devam edegelen Osmanlı akınlarıyla Bizans'ın bırakacağı boşluk, zaten yavaş yavaş doldurulmuş durumdaydı. Şehrin düşmesinden önce de Avrupa ile Asya'nın birleştiği bu noktanın hâkimi zaten Osmanlılardı. Bizans'ın o günlerde İslam okyanusu içerisindeki bir Hristiyan adacığından farkı kalmamıştı.

Ani bir fırtınadan sonra, oluklardan akan yağmur suları gibi oluk oluk kan aktı.

Şehir kılıç zoruyla fethedilmişti, bu yüzden dinî hukuka göre yağmalanabilirdi. II. Mehmed, şehir fethedildikten sonra ordusuna üç günlük yağma izni verdi. Bütün çatışmalar ancak öğleden sonra bitti. Halktan sağ kalanların tamamı tutsak edildi ve bir kısmı gemilere gönderildi, bir kısmı da surlar dışında kurulmuş olan Osmanlı çadırlarına gönderildi. Şehri devletin başkenti yapmayı planlayan ve bu yüzden daha fazla harap olmasını önlemek isteyen Sultan Mehmed, 30 Mayıs'ta savaş hâlinin bittiğini ilan etti. Buradan hareketle yağmanın iki gün dahi sürmediği, 30 Mayıs'ta durduğu anlaşılmaktadır. İmparator Konstantinos'un akıbeti ise meçhuldür. Guistiniani'den boşalan yeri doldurmak için bizzat çarpışmaya katılan İmparator, aldığı yaraların etkisiyle savaşta öldü. İmparator'un ölümüne dair hayatta kalan bilinen hiçbir görgü tanığı yoktur. Kimi kaynaklar cesedinin bulunamadığını söylerken, Franz Babinger gibi bazı tarihçiler ise İmparator'un cesedinin mor ayakkabılarından teşhis edildiğini yazar. Fransız yazar Alphonse de Lamartine, eserinde İmparator'un cesedinin bulunduğunu ve Sultan Mehmed'in Konstantin için Hristiyan usulü cenaze töreni düzenlediğini belirtir. Şehzade Orhan ise keşiş kılığında şehri terk etmeye çalışırken yakalanıp idam edildi. II. Mehmed, şehrin en büyük mabedi Ayasofya'ya giderek burada toplanmış olan halka ve din adamlarına güvenliklerinin sağlanacağı teminatını verdi.

Fâtih Sultan Mehmed, İstanbul'u fethettikten sonra "Kayser-i Rûm" ünvanını, başka bir deyişle "Roma İmparatoru" ünvanını benimsedi. Basılan yeni paralarda da Yunanca olarak "Bizans İmparatoru" ünvanını kullandı. Bu ünvan Batı dünyasınca da kabul edilmişti. Sultan Mehmed, 1481 yılında İtalyan sanatçı Costanzo da Ferrara'ya günümüzde dünyada sadece dört örneği bulunan bir madalyon yaptırdı. Madalyonun üzerinde "Bizans İmparatoru Muhammed" yazması yer almaktaydı.[b] II. Mehmed kendisini Roma İmparatoru olarak görmekte ve devletini de Roma İmparatorluğu'nun varisi saymaktaydı. Bu ideal doğrultusunda İstanbul'dan sonraki hedefi de Roma şehriydi.

Ayrıca bu vesileyle İslam peygamberi Muhammed'in konuyla ilgili "Konstantiniyye elbet fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur." hadisine nâil olduğu için günümüzde Müslüman dünyasının bir kesiminde "kahraman" olarak görülmektedir.

II. Mehmed · diğer bölümler

← II. Mehmed profilinin tamamı

03

Hayat çizgisi

Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.

  1. 1953

    Mehmed'in zehirlendiği iddiasının neredeyse hiç ortaya atılmadığı ve konuşulmadığını, bu tezi ilk kez Alman tarihçi Franz Babinger'in 1953 yılında kaleme aldığı "Mehmed der Eroberer und seine zeit" isimli eserinde ortaya attığını söylemiştir.

    İlk üretimler tek kaynak
  2. 1956

    Bu kütüphane 1742'de caminin yanına yapılmış müstakil bir binaya, 1956'da da Süleymaniye Kütüphanesi'ne taşınmıştır.

    Önemli eserler tek kaynak
04

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

II. Mehmed Ahmed Paşa Ahmet Şimşirgil Çandarlı Halil Paşa Cem Yiğit Üzümoğlu Erhan Afyoncu Faruk Aksoy Gedik Ahmed Paşa Hadım Süleyman Paşa
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Paşa

    “Bu çerçevede 1475 yılında Boğdan Prensliği üzerine Hadım Süleyman Paşa komutasındaki Rumeli ordusunu sevk ederken Kırım üzerine de Sadrazam Gedik Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı d...”

  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Ahmet Şimşirgil

    “Tarihçi Ahmet Şimşirgil de, son yüzyıla kadar II.”

  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Çandarlı Halil Paşa

    “12 Haziran 1444 tarihinde, Edirne'de Macarlarla antlaşma yaptıktan bir ay sonra oğlu Mehmed'i Edirne'de Sadrazam Çandarlı Halil Paşa denetiminde "kaymakam" olarak bırakarak Hamitoğ...”

  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Cem Yiğit Üzümoğlu

    “Mehmed'i ise Cem Yiğit Üzümoğlu canlandırmaktadır.”

  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Erhan Afyoncu

    “Örneğin Erhan Afyoncu, Fâtih'in şeker hastalığından kaynaklanan bir sorunla ölmüş olabileceğinin üzerinde durulduğunu ifade etmiş, Yavuz Bahadıroğlu da mafsal ağrılarının olduğunu...”

  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Faruk Aksoy

    “• 2009-2012 yılları arasında çekilen, 16 Şubat 2012'de gösterime giren, yönetmenliğini ve yapımcılığını Faruk Aksoy'un yaptığı Fetih 1453, Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethedişini a...”

  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Gedik Ahmed Paşa

    “Bu çerçevede 1475 yılında Boğdan Prensliği üzerine Hadım Süleyman Paşa komutasındaki Rumeli ordusunu sevk ederken Kırım üzerine de Sadrazam Gedik Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı d...”

  • II. Mehmed hayat hikâyesinde anıyor Hadım Süleyman Paşa

    “Rumeli beylerbeyi Hadım Süleyman Paşa, Arnavutluk'taki en güçlü Venedik kalesi olan İşkodra'yı muhasara ettiyse de alamadı.”

05

Kaynaklar

5kaynak kaydı
1farklı yayıncı
1ansiklopedi maddesi
2zaman çizelgesi olayı
  1. K·01
    Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesi
    Vikipedi - II. Mehmed
    tr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026

    NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.

    Kaynağa git ↗
  2. K·02
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    II. Mehmed'in Gebze civarlarında öldüğü yere daha sonraları "Hünkâr Çayırı" denmiştir.
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  3. K·03
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Mehmed, İslam peygamberi Muhammed'in adından türemiş Arapça kökenli bir erkek adıdır. İsim önce Mehemmed olmuş, sonra Mehmed, ondan sonra ise Mehmet olarak okunmaya başlanmıştır. Mehmed ismi, Muhammed isminin kısaltılmış...
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  4. K·04
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Halil İnalcık yazmış olduğu bu raporda, tablodaki "genel toplam" içerisinde askerler, ulemâ, medrese öğrencileri ve esirlerin yer almadığını belirtmiştir. İnalcık, Ömer Lütfi Barkan'ın görüşünü paylaşarak bunların toplam...
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  5. K·05
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Madde: و هر کمسنیه که اولادمدن سلطنت میسر اولا قرنداشلرین نظام عالم ایجون قتل ایتمك مناسبدر — (ve her kimesneye ki evlādımdan salṭanat müyesser ola, ḳarındaşların niẓām-ı ʿālem içün ḳatl ėtmek münāsibdir.)
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “II. Mehmed” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

06

Ne değişti?

  1. Kaynak yeniden tarandı

    Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.

  2. Profil oluşturuldu

    5 kaynak ve 2 olayla ilk kayıt.

07

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
08

Buradan nereye?

Devlet & Siyaset alanındaki tüm profiller →