Kısaca kimdir?
Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.
II. Abdülhamid (Osmanlıca: عبد الحميد ثانی, romanize: Abdü'l-Ḥamīd-i sânî; 21 Eylül 1842 - 10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı, 113. İslam halifesi ve çöküş sürecindeki devlette mutlak hâkimiyet sağlayan son padişahtır. Tahtta kaldığı "Hamidiye Dönemi" diye bilinen yıllarda imparatorluk, dağılma dönemini yaşadı; başta kısa süreli ilan ettiği I. Meşrutiyet ve Kânûn-ı Esâsî ile gelen bir özgürlük dönemine, Balkanlar olmak üzere çeşitli bölgelerde çıkan isyanlara ve Rus İmparatorluğu'na karşı kaybedilen 93 Harbi'ne, kapatılan parlamentoya, pek çok siyasi olaya, "İstibdat Dönemi" de denen ve basın da dâhil çeşitli alanlardaki baskı ve sansür dönemine, sonrasında yine kendisinin ilan etmek zorunda kaldığı II. Meşrutiyet'e, 31 Mart Ayaklanması'na ve kendisinin dağılmayı engelleme başarısına ulaşamayan eğitim, ulaşım ve askeri alandaki reform girişimlerine tanıklık etti. Devrinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun 1.592.806 km² toprak ile en çok toprak kaybeden padişahlarından biri oldu. 31 Ağustos 1876'da tahta çıktı ve 31 Mart Vakası'ndan kısa bir süre sonra, 27 Nisan 1909'da, tahttan indirilene kadar ülkeyi yönetti. Meşrutiyet yanlısı Yeni Osmanlılar ile yaptığı anlaşma ve diğer yandan Tersane Konferansı'nda toplanacak büyük güçlerden gelecek baskıları engelleme amaçlı Tersane Konferansı'nın başlamasıyla aynı gün 23 Aralık 1876'da ilk Osmanlı anayasasını ilan etti ve böylece ülkenin demokratikleşme sürecini destekleyeceğini belirtmiş oldu. 93 Harbi'nde yenilen Osmanlı'nın sultanı II. Abdülhamid, meclisin yanlış kararlar aldığını iddia ederek 14 Şubat 1878'de bu harbin sonuna doğru meclisi feshetti.[J]
Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleşmesine yönelik çabalar II. Abdülhamid tarafından devam ettirildi. Bürokraside yapılan reformların yanı sıra Bağdat Demiryolu ve Hicaz Demiryolu'nun inşası gibi projeler bu dönemde yapıldı. Bu demiryolları ve telgraf sistemleri Alman firmalar tarafından geliştirildi. Bu dönemin reformlarında eğitime geniş yer ayrıldı: hukuk, sanat, ticaret, inşaat mühendisliği, veteriner, gümrük, tarım ve dil okulları dahil olmak üzere birçok mesleki okul kuruldu. İmparatorluk genelinde ilk, orta ve askerî okullardan oluşan eğitim ağını genişletti. Osmanlı İmparatorluğu'nun bu dönemlerdeki batık ekonomisi Abdülhamid'in saltanatının ilk yıllarında Düyûn-ı Umûmiye'nin ve Reji İdaresi'nin kurulmasına yol açtı. Öte yandan iktidarında Düvel-i Muazzama denen büyük güçlerin Karadağ, Sırbistan'dan Tersane Konferansı'na, Girit Meselesi'ne, İlinden İsyanı'na, kadar siyasi pek çok olayda müdâhilliği söz konusu oldu. Devlet yine sürekli iç karışıklık isyanlarla, iç çalkantılarla, ekonomik sorunlarla uğraşmak zorunda kaldı. Dış politikada denge politikası izledi ama bunun yanında 1880 sonrası İngiltere ve Fransa'daki Osmanlı karşıtı politika değişiklikleri nedeniyle onlarla yakın ilişkiler yerine Almanya ile yakınlık politikası izlemeye çalıştı.
Abdülhamid, müstebit liderliği ve mezalimleri görmezden gelmesi nedeniyle uzun süre gerici bir "Kızıl Sultan" olarak anılmıştır. Başlangıçta, kişisel iktidarının Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasını hızlandırdığı ve dinamik Belle Époque döneminde modernleşmeyi engellediği konusunda fikir birliği vardı. Son değerlendirmeler, eğitim ve kamu hizmetleri projelerinin teşvikini vurgularken, saltanatının Tanzimat reformlarının doruk noktası ve ilerlemesi olduğunu vurgulamaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidara gelmesinden bu yana, akademisyenler, Abdülhamid'in kişi kültünde yaşanan canlanmayı, Atatürk'ün modern Türkiye'nin kurucusu olarak yerleşik imajını zedeleme girişimi olarak değerlendirmişlerdir.
Panislamizm düşüncesi
—Panislamizm düşüncesi
Her ne kadar bu yönde tartışmalar sürse de genel savunulan görüşlerden biri II. Abdülhamid'in, Tanzimat'ın fikirlerinin imparatorluğun farklı halklarını Osmanlıcılık gibi ortak bir kimliğe getiremeyeceğine inancı ile hareket ettiği yönündedir. Bu görüşe göre yeni bir ideolojik bir görüş olarak ümmetçilik (İttihad-ı İslam) yani panislamizm görüşünü II. Abdülhamid benimsemiştir.
1517'den itibaren Osmanlı padişahları ismen halife olduğu için bu gerçeği yaymak istemiş ve Osmanlı Halifeliğini vurgulamıştır. II. Abdülhamid, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki büyük etnik çeşitliliği görmüş ve Müslüman halkı birleştirmenin tek yolunun İslam olduğuna inanmıştı. Avrupa güçleri altında yaşayan Müslümanlara tek bir yönetim biçimi altında birleşmelerini söyleyerek panislamizmi teşvik etti. Bunu Arnavut, Boşnak Müslümanlar aracılığıyla Avusturya'ya, Tatarlar ve Kürtler aracılığıyla Rusya'ya, Faslı Müslümanlar aracılığıyla Fransa'ya ve Hint Müslümanları aracılığıyla İngiltere'ye olmak üzere birçok Avrupa ülkesine karşı bunu silah olarak kullanmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu'nda yabancıların etkin bir yönetime engel olan ayrıcalıkları kısıtlandı. Saltanatının en sonunda, stratejik olarak önemli İstanbul-Bağdat Demiryolu ve İstanbul-Medine Demiryolu'nun inşasına başlamak için nihayet fon sağladı ve Hac için Mekke'ye seyahati daha verimli hale getirdi. Görevden alındıktan sonra Jön Türkler tarafından her iki demiryolunun da yapımı hızlandırılmış ve tamamlanmıştır. Misyonerler, İslam'ı ve Halife'nin üstünlüğünü vaaz eden uzak ülkelere gönderildi. Panislamizm politikası o dönemi değerlendiren Batılı bazı tarihçilere göre önemli bir başarıydı. Zira Yunan-Osmanlı Savaşı'nda sadece Türkler değil birçok Müslüman halk zaferi kutladı ve Osmanlı zaferini Müslümanların zaferi olarak gördü. Savaştan sonra Müslüman bölgelerde çıkan ayaklanmalar, lokavtlar ve Avrupa'nın sömürgeleştirilmesine karşı çıkan itirazlar gazetelerde yer aldı. Öte yandan II. Abdülhamid Batıda Müslüman Arnavutları, güneyde Müslüman Arapları ve doğuda Müslüman Kürtleri devletin sınırları içinde tutmaya çalışmıştır. Bunu ancak aşiretler aracılığıyla yapabileceğini bildiğinden Arnavutlar için "Saray Muhafız Alayları"nı, Arap aşiretler için "Aşiret Mektebi"ni ve Kürt aşiretler için "Hamidiye Alayları"nı kurmuştur. Doğu Anadolu'da bir kısım ümmetçi görünüm altında eğitim vs. yatırımları, aşiretlerden bir kısım kimseleri kendi nüfuzuna alması Kürtler arasında Kürtlerin Babası (Bavê Kurdan) diye anılmasını bile sağladı.
Güney Afrika, Hindistan, Endonezya ve Japonya dahil çeşitli ülkelere İslam'ı yayma adı altında din adamları ve dini kitaplar gönderildi. Güney Afrika'da 1882'de Abdülhamid tarafından inşa ettirilen Nur-ul Hamidiye Camii ve 1905 ile 1906'da buraya iki defa gönderilen istihbaratçı aynı zamanda din adamı Muhammed Ali Efendi ve Endonezya'ya gönderilen ve Hollanda'nın sonrasında Açe Sultanlığı'na gizli yardım ettiğinden bahisle geri çağrılmasının istenmesi akabinde geri çağrılan Mehmet Kamil Bey buna örnek verilebilir. Ama panislamizm düşüncesinden ayrı yurt dışına kişiler gönderdiği de olmuştur. Küba'ya, Küba halkı ile ABD-İspanya arasındaki gerilim izlemek üzere Çin görevinden önce Nazım Hikmet'in de dedesi olan Hasan Enver Paşa başkanlığında bir heyeti oraya göndermiş ve raporlar tanzim ettirmiştir. Bu heyetin gönderilme amacı tam olarak belli değildir; iddialara göre Küba 30 yıldır İspanya'ya karşı bağımsızlık savaşı yürütüyordu ve II. Abdülhamid Küba'da iç isyanlar ve sonrasında izlenen politikaların Girit Sorunu'nun çözümünde etkili olabileceği düşüncesi ile bu heyeti göndermiştir. Hasan Enver Paşa, ABD'den izinle İspanya-Amerika Savaşı, Küba cephelerini de ziyaret etmiştir; ancak aynı yıl bir iddiaya göre muhtemelen bir cepheyi ziyarette yaralanmış veya süresi bittiği hastalandığı için ABD'ye geçerek, bir süre de orada bulunduktan sonra oradan Istanbul'a dönerek görevi sona erdirmiştir.
II. Abdülhamid İslamcı görüntüsü ve Müslümanların koruyucusu imajını güçlendirmek amacıyla sıklıkla Avrupa'da da güç gösterileri ve İslam sembollerine aykırı piyesleri yasaklattırma uğraşısı da vermiştir. 1741'de Fransız yazar Voltaire (1694-1778) tarafından kaleme alınan ve 1800'lerin sonlarında Paris'te sahneye konan "Muhammed yahut Taassub" isimli, Muhammed'e hakaret içeren eseri durdurmak amaçlı işi siyasi boyuta taşıyacağı yönünde Fransız hükûmetine 1881'de çekilen protesto notaları ile kaldırtılmasının sağlanması, aynı şekilde Henri de Bornier'in 1888'de yazdığı "Muhammed" isimli oyununun 1890'da kaldırılması, İngiltere, ABD vs. ülkelerde gösteriminin engellenmesi Bolirci Fabris'in "II. Mehmed" adlı, Fatih Sultan Mehmed'i kötüleyen oyununun değiştirilmesi veya gösterimden kaldırılması için yaptığı çabalar Hint Müslümanlar ve İngiltere'deki Müslümanlardan takdir almasını sağlamıştır. Bu uğurda Fransa'da Osmanlı protesto notasını ciddiye alıp Bornier'in eserini yasaklatan Fransız Cumhurbaşkanı Sadi Carnot'a Mecidiye Nişanı'nı kendisi vermiştir.
II. Abdülhamid'in Müslüman duygularına yaptığı çağrılar, İmparatorluk içindeki yaygın hoşnutsuzluk nedeniyle her zaman çok etkili olmadı. Mesela Orta Doğu'da Kuveyt, Bahreyn gibi Arap emirliklerindeki sorunlar giderilemedi, aksine isyanlar baş gösterdi. Yemen'de de benzer bir durum söz konusu oldu 1870'te isyan çıkan Yemen'de bunun sonrasında II. Abdülhamid döneminde 1911'deki isyan öncesinde 1886, 1895-1897, 1904-1906'de olmak üzere büyük isyanlar görüldü ve bu isyanlar özellikle 1904-1906 Yemen İsyanı güçlükle bastırıldı. Yine başkente daha yakın, orduda ve Müslüman nüfus arasında bir sadakatin varlığı ayrıca bir baskı ve hafiyelik sistemi ile sağlanabilmişti. Bunun yanında II. Abdülhamid'in Said Nursi gibi bazı din adamları ile ters düştüğü, Mısır'da Müslüman Kardeşler'in düşüncelerinin ideologlarından ikisi olan Cemaleddin Efganî'yi İstanbul'a getirip ona bazı İslam ile ilgili raporlar düzenlettirse de panislamizm konusunda benzer düşüncelerine karşın göz hapsinde tutturduğu ölümüne kadar İstanbul'dan ayrılmasına izin vermediği ve haberleşmesine sınırlamalar getirdiği, Muhammed Abduh ile aralarında sorunlar olduğu bilinmektedir. Ayrıca panislamist görüşü savunan o dönemin gazetecisi Mizancı Murad ile de sorunları bulunmaktadır.[a]
Osmanlı Türkçesinde yaşanan sorunlar sebebiyle Arap harfleri yerine Latin harflerinin kullanımı konusunda da ciddi tartışmalar yaşandığı, II. Abdülhamid'in bu konuda şahsen bir çalışma başlatıp ancak gelebilecek tepkilerden çekinilmesi neticesinde bu çalışmalardan vazgeçtiği, Osmanlı Türkçesinde yazı dilince Arapça ve Farsça halkın anlamasını zorlaştıran kelimeler yerine Türkçe kelimelerin kullanılması yönünde talimatlar gönderdiği de bilinmektedir. Bunun yanında medreseler yerine modern eğitim kurumlarında eğitimi desteklemiş ve bu yönde okullar açmış, müfredatlarının modernleşmesine gayret göstermiştir. Yine tarihçi Metin Hülagü, kendisinin muhafazakar bir çizgisi de olsa açık saçık bile olsa operet ve tiyatroları dinleyip ilgi gösterdiğini ve yine Alman Kayzeri II. Wilhelm'in İstanbul ziyareti sırasında kendisini ve eşini karşılayıp, eşinin koluna girip ayrı bir arabaya birlikte oturup, ilgili yere gidene kadar sohbet edecek kadar siyasi ve diplomatik ama o günkü beklenen muhafazakarlık anlayışının dışında bir harekette bulunduğunu bu yönden modernlik ve açık fikirliliğinin söz konusu olduğundan söz etmektedir.
II. Abdülhamid pek çok kritik görev ve mevkie ve kendi özel işlerine Müslümanlardan çok Hristiyan Rum (örn. Agop Kazazyan Paşa - Maliye Nazırı; Aleksandır Karatodori Paşa - Hariciye Nazırı, Bayındırlık Nazırı) ve Ermeni (örn. Artin Dadyan Paşa - Hariciye Nazırı), hatta İtalyanları (örn. Raimondo D'Aronco - saray mimarı), Bulgarları hatta Musevileri (Sami Günzberg - şahsi diş hekimi) atadığı da bilinmektedir.
II. Abdülhamid · diğer bölümler
Hayat çizgisi
Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.
-
1842
Abdülhamid (Osmanlıca: عبد الحميد ثانی, romanize: Abdü'l-Ḥamīd-i sânî; 21 Eylül 1842 - 10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu'nun 34.
Önemli eserler tek kaynak -
1845
Piristû Kadın Efendi, Abdülhamid'i de yarım kan kardeşi sayılan henüz 2 yaşında annesi Düzdidil Kadınefendi'nin 1845'te ölümüyle annesiz kalan Cemile Sultan ile birlikte kendi çocuğu gibi büyüttü.
Miras tek kaynak -
1859
Murad'ın Maslak'taki köşkünde içkili bir eğlence sonrası dönüş yolunda sarhoş halde iken atlarının ürkmesi ile 1859'da geçirdiği kazadır.
Önemli eserler tek kaynak -
1867
Abdülhamid kendinden önceki diğer padişahların aksine şehzadeliği sırasında yurt dışı ziyaretlerine çıkmış, tahta çıkmasından 9 yıl önce amcası Sultan Abdülaziz'in 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisinde amcasına refakat etti.
Önemli eserler tek kaynak -
1869
Suphi Ezgi (1869-1962) II.
Önemli eserler tek kaynak -
1870
Yemen'de de benzer bir durum söz konusu oldu 1870'te isyan çıkan Yemen'de bunun sonrasında II.
Önemli eserler tek kaynak -
1876
31 Ağustos 1876'da tahta çıktı ve 31 Mart Vakası'ndan kısa bir süre sonra, 27 Nisan 1909'da, tahttan indirilene kadar ülkeyi yönetti.
Önemli eserler tek kaynak -
1878
Abdülhamid, meclisin yanlış kararlar aldığını iddia ederek 14 Şubat 1878'de bu harbin sonuna doğru meclisi feshetti.[J]
Önemli eserler tek kaynak -
1880
Dış politikada denge politikası izledi ama bunun yanında 1880 sonrası İngiltere ve Fransa'daki Osmanlı karşıtı politika değişiklikleri nedeniyle onlarla yakın ilişkiler yerine Almanya ile yakınlık politikası izlemeye çalıştı.
Önemli eserler tek kaynak -
1887
1887 yılında kemancı Vondra Bey Paris'ten döndüğünde, Abdülhamid, sarayda sanatçı onuruna bir davet vermiş ve bu törende hazır bulunmuştur.
Önemli eserler tek kaynak -
1890
Abdülhamid'in bütün saltanat yıllarını, özellikle 1890'dan sonraki seneleri kapsamamıştır.
Önemli eserler tek kaynak -
1893
Fransızca bildiği kadar 1893-1897 arasında Osmanlı topraklarında ABD büyükelçiliği yapan Terell'e göre İtalyancaya son derece hâkim olduğu söylenmektedir.
Önemli eserler tek kaynak
Üretimleri
II. Abdülhamid adına yaptırılmış Kahramanmaraş Abdülhamid Han Camii.
İstanbul, Başakşehir ilçesi Kayaşehir 19. bölgedeki Abdülhamid Han Camii
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
II. Abdülhamid hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Paşa
“Abdülhamid 1876'da Yesarizade Necip Ahmed Paşa'ya Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk sözlü ve tahta kaldığı 1876-1909 yılları arası milli marşı olan Hamidiye Marşı'nı besteletmiş, güfte...”
-
II. Abdülhamid hayat hikâyesinde anıyor Ahmet Şimşirgil
“• Ahmet Şimşirgil'in Osmanlı tarihini kendi görüşü ile yansıtan 11 ciltlik Kayı adlı eserinin 10.”
-
II. Abdülhamid hayat hikâyesinde anıyor Ali Berktay
“• François Georgeon'un Sultan Abdülhamid (Çeviren: Ali Berktay-İletişim Yayınları) adlı bir kitabı vardır.”
-
II. Abdülhamid hayat hikâyesinde anıyor Emre Kongar
“Emre Kongar, Abdülhamid döneminde yakılan kitapları listelediği yazısında, "bu sansürün arkasında 'ideolojik bir toplum mühendisliği' amacıyla, din, siyaset, tarih ve edebiyat kita...”
-
II. Abdülhamid hayat hikâyesinde anıyor Ferzan Özpetek
“• Ferzan Özpetek'in yönettiği, 1999 yapımı Harem Suare filmi II.”
Kaynaklar
-
K·01Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesiVikipedi - II. Abdülhamidtr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026
NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.
Kaynağa git ↗ -
K·02Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıKoloğlu'nun belirttiği üzere Mizan gazetesini Mizancı Murad çıkarmaktadır. İslamcı, Panislamist fikirleri vardır. Ancak işin garip tarafı bu duruma rağmen II. Abdülhamid ile ters düşmek ve yurtdışına diğer Jöntürk gazete...erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “II. Abdülhamid” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Kaynak yeniden tarandı
Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.
-
Profil oluşturuldu
2 kaynak ve 12 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.




