Kısaca kimdir?
Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.
Kutalmışoğlu Süleyman Şah veya kısaca Kutalmışoğlu (Arap alfabesiyle: سليمان بن قتلمش, Süleyman bin Kutalmış) (d. 1041 - ö. 4 Haziran 1086), Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusudur. Selçuk Bey'in oğlu Arslan Yabgu'nun torunudur. Babası Kutalmış Bey'dir. Erhan Afyoncu'nun tespitlerine göre mezarı Halep Kapısı'ndadır. Kutalmışoğlu Süleyman Şah öldüğünde Caber Kalesi'ne defnedildiği yönündeki rivayetler doğru değildir. Zira Kutalmışoğlu öldürüldüğünde Caber Kalesi henüz Selçuklu Hanedanı tarafından ele geçirilmemişti.
Süleyman Şah'ın Şark Seferi Öncesi Şark Hudutları
—Süleyman Şah'ın Şark Seferi Öncesi Şark Hudutları
Süleyman Şah'ın tüm Anadolu'ya hakim olduğunu söyleyen kaynaklar, Anadolu Selçukluları'nın şark (doğu) hudutlarını ve bu hudutların nereye kadar uzandığını belirtmezler. Bununla beraber, Süleyman Şah'ın Şark Seferi'nden önce Kapadokya'ya, sahil bölgelerine ve tüm Anadolu vilayetlerine hakimiyetini yayarak buralar valiler tayin ettiğine dair bir ifade bize umumi bir fikir vermektedir. Süleyman Şah'ın bu sefere çıkarken, İznik'te yerine naib olarak bıraktığı Ebu'l Kasım'ın kardeşi Ebu'l Gazi'yi Kapadokya'ya vali olarak tayin etmesi bu bölgenin Anadolu Selçukluları'na ait olduğunu gösterir. Kaynaklarda adı, şahsiyeti ve siyasi faaliyetleri bir türlü anlaşılamamış bulunan Taylu Danişmend'in oğlu Gümüştekin Ahmed Gazi'nin; bu zamanda Süleyman Şah'ın dayısı ve tabiisi olarak Sivas, Amasya ve Tokat bölgesinde Danişmendliler Beyliği'ni kurmaktaydı. Danişmend-name ve Anna Komnini'de Çankırı, Kastamonu ve Sinop'un fatihi olarak gösterilen ve Çankırı'daki kendi adını taşıyan türbede defnedilmiş bulunan Kara-tekin'de Süleyman Şah'ın bir valisi veya tabii olarak gözükmektedir.
Selçuklular'ın Bizans'ı takip ettiği ve Selçuklu Devleti'nin ağırlık merkezinin Marmara kıyılarına intikal ettiği için Türk nüfusunun kesafetide batıya doğru artmış ve bu sebeple de Doğu Karadeniz sahilleri de zayıf bir Türk işgalinden sonra tekrar Bizans'ın eline geçmiştir. Bizans kaynaklarının belirsiz bilgilerine rağmen Trabzon; 1075 yılında Theodoros Gavras tarafından geri alınmıştır. Bir İslam kaynağına göre 1079 yılında Anadolu'da gaza yapmakta olan bir Türk fırkasının tamamen öldüğü belirtilmiştir ki bu olayın Doğu Karadeniz'de olduğu tahmin edilmektedir. Gavras; Trabzon'da Bizans'tan bağımsız bir idare kurmuş ve bu yüzden 1091 yılında Bizans imparatoru I. Aleksios tarafından bu havaliden püskürtülmüş ve yerine Gregori Taronites tayin edilmiş; son olarak da Konstantinos Gavras Trabzon'a hakim olarak müstakil bir Rum devleti vücuda getirmiştir. Gavras; şarktaki Türk beyleriyle yaptığı ittifaklar sayesinde Bizans'a karşı istiklalini korumuştur.
Süleyman Şah'ın şark seferi öncesinde Anadolu toprakları bu durumdayken Ermeniler'in Fırat boylarından bir takım prenslikler kurmaları Anadolu Selçukluları için mühim bir meseli teşkil etmekteydi. Bizanslılar; XI. asrın başlarından itibaren Doğu Anadolu'yu işgal ederek bu bölgedeki Ermeni prensliklerini ortadan kaldırmış ve mühim bir Ermeni nüfusunu Sivas, Kayseri ve Fırat boylarına nakletmişlerdir. Malazgirt Savaşı'na müteakip Türkmenler'in hızla Anadolu'ya girmesiyle beraber Ermeniler daha kuzeye ve batıya kaçmışlar; Fırat boylarında, Kilikya'da, Malatya'da, Maraş'ta ve Urfa bölgelerinde kesafet yaratmışlardır. Bizans'ın bu tehciri ve Ortodoksluk mezhebini zorla Ermeniler'e kabul ettirmeye çalışması Ermeniler'i, Bizans'a karşı düşman hale getirmiştir. Öyle ki Anadolu'nun müdafaasına karışmayan Ermeniler bazen Türkler'i kurtarıcı olarak karşılayarak Bizans aleyhindeki millî ve dini düşmanlıklarını devam ettirmişler; Malazgirt Savaşı'ndan olduğu gibi toptan savaş meydanından uzaklaşmışlar; fırsat buldukça Rumlar'a saldırmışlardır. Böylece Ermeniler Bizans'a karşı ilk Arap fetihlerinde ve Avasım şehirlerinin kurulmasında Müslümanlar'a yakın oldukları gibi Malazgirt Savaşı'na müteakipde Türkler'e yakın olmuşlardır. Bu yüzdendir ki çağdaş Ermeni ve Süryani müellifleri, Rumlar'ı menfur ve kadınlaşmış dinlerine ve millî varlıklarına düşman zalim Rafiziler olarak gösteriyor, Bizanslılar'da onları ihanetle itham etmişlerdir.
İşte Bizans'ın çöküşünden ve Türkler'in onlara karşı düzenlediği takip ve seferlerden yararlanan Ermeniler, Fırat boylarında kesafet kazanmışlar ve birçok prenslik kurmuşlardır. Bu suretle de Anadolu Selçukluları'nın güneydeki ve doğudaki Türk-İslam dünyasıyla olan münasebetlerini kesecek bir durum yaratmışlardır. Türkler'e karşı Bizanslılar tarafından Malatya-Antakya hattının müdafaası ile görevlendirilen Ermeni sergerdesi Filaret (Philaretos), Malazgirt Savaşı'nda ciddi bir çatışmaya girmediği halde, bu savaştan sonra imparator Mihail'e karşı eski imparator Romen Diyojen'i, bu eski imparatordan almış olduğu kumandanlıktan dolayı müdafaa etmiştir. Fakat Filaret bu durumdan faydalanarak kendi hesabına çalışmıştır.
Malazgirt zaferinden sonra ne yapacağını şaşıran Frank askerleri ve reisleri Raimbaud, ayrıca dağlık Toros bölgelerine sığınmış olan Ermeniler de Filaret'in idaresine girmiş ve böylece 1074 yılında Filaret; hakimiyetini kurmuş ve imparatorun Antioch (Antakya) valiliğine tayin etmiş olduğu İzak'ı bozguna uğratmıştır. Daha sonra Filaret; Siirt, Muş ve Harput bölgelerine hakim olan, Bizans'a sadık kalan Ermeni prensi Sasonlu Thornig'e karşı taarruza geçmiştir. Filaret bu savaşta Frank reisi Raimbaud'u kaybetse de Türkler'le ve Türk emiri Kapar ile ittifak ederek Thornig'i de bertaraf etmiştir. 1077 yılında Bizans valisi Leon'un idaresindeki Urfa'yı zapteden Filaret; Malatya'da yerleşen Ortodoks Ermeni Gabriel'i de kendisine tabii kılmıştır. En son Fırat boylarında meydana çıkan Ermeni Vasag'ı da 1079 yılında ortadan kaldırdıktan sonra Filaret Antakya'ya girmiş ve şehirdeki Rumlar'ı katletmiştir. Böylece gittikçe kuvvetlenen Filaret Harput'tan Kilikya'ya kadar uzayan Malatya, Maraş, Göksün, Tarsus, Anazarba, Masisa, Ra'ban, Antakya ve Urfa şehirlerini içine alan çok büyük bir prenslik kurmuştur. Fakat bu hakimiyeti kurarken izlediği iki yüzlü siyaset ve Hristiyanlar'ı katilden kaçınmamasından dolayı Rumlar ve Süryaniler'den başka Ermeniler'in de nefretini kazanmıştır. Mevkisini Türkler'le dostluk kurarak korumaya çalışan Filaret; Süleyman Şah'ın kendi üzerine sefer yapma ihtimaline karşı Melikşah'a yaklaşmış ve bizzat onun sarayına giderek hakimiyetini tasdik ettirmek gayesiyle Müslüman olmuştur. Bu durum Filaret'in Hristiyanlar'a karşı olan şiddetini artırmış ve Hristiyanlar'ın Filaret'e olan nefretleri iyice artmıştır.
I. Süleyman Şah · diğer bölümler
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
I. Süleyman Şah hayat hikâyesinde anıyor Alp Arslan
“Bazı yazarlar Kutalmış'ın dört oğlunun, bazı yazarlar ise büyük oğlunun Alp Arslan tarafından tutuklandığını ileri sürmektedir.”
-
I. Süleyman Şah hayat hikâyesinde anıyor Erhan Afyoncu
“Erhan Afyoncu'nun tespitlerine göre mezarı Halep Kapısı'ndadır.”
-
I. Süleyman Şah hayat hikâyesinde anıyor Mehmet Al
“Mehmet Altay Köymen, Anadolu Selçuklu Devleti'nin kuruluşuna Melikşah'ın bir fermanıyla izin verildiğini, fermanın Kutalmışoğulları'nın herhangi birine değil, hepsi için çıkarıldığ...”
Kaynaklar
-
K·01Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesiVikipedi - I. Süleyman Şahtr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026
NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.
Kaynağa git ↗ -
K·02Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıSevim, Ali (2010). SÜLEYMAN ŞAH I (PDF). 38. TDV İslâm Ansiklopedisi. ss. 103-105. 19 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 15 Ağustos 2020.cdn.islamansiklopedisi.org.tr · erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·03Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı"Arşivlenmiş kopya". 22 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Şubat 2015.arşiv · www.ahmetakyol.net · erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·04Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıClaude Cahen, sh.: 73, 74erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·05Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıİbrahim Gök, “Türklerin Suriye’ye Girişi ve Süleyman Şah”, sh .: 225, 226erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·06Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıDeniz Erim, 10 Ocak 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. sh.: 7acikerisim.aku.edu.tr · erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·07Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıCahen, Claude (İng. çev.:J. Jones-Williams) (1968), Pre-Ottoman Turkey: a general survey of the material and spiritual culture and history c. 1071-1330, New York: Taplinger, (İngilizce) say.. 73-4.erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·08Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıProf. Dr. Osman Turan, Türkiye Selçukluları Tarihi Ansiklopedisi,sh.:84erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·09Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıAzimi,sh.:361, A'lak ul-hatira, British Museum, DD. 23334,sh.:34b.erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·10Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıAnonim Selçuk-name,sh.:36erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·11Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıProf. Dr. Osman Turan, Türkiye Selçukluları Tarihi Ansiklopedisi,sh.:75-80erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “I. Süleyman Şah” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Kaynak yeniden tarandı
Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.
-
Profil oluşturuldu
11 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.

