biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Devlet & Siyaset
  3. I. Selim
Devlet & Siyaset · d. 1470

I. Selim Çaldıran Muharebesi

I. Selim (Osmanlıca: سلطان سليم اول, romanize: Sultan I. Selim) veya bilinen adıyla Yavuz Sultan Selim (d.

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1470–1903
Kayıt yok1905–2026
14701750bugün
Önemli eserler
01

Kısaca kimdir?

Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.

I. Selim (Osmanlıca: سلطان سليم اول, romanize: Sultan I. Selim) veya bilinen adıyla Yavuz Sultan Selim (d. 10 Ekim 1470 - ö. 22 Eylül 1520), Osmanlı İmparatorluğu'nun 9. padişahı ve 88. İslam halifesidir. "Hâdimü'l-Haremeyni'ş-Şerîfeyn" (iki kutsal caminin hizmetkârı) unvanına ve divan edebiyatındaki mahlasıyla Selîmî. Babası sekizinci Osmanlı padişahı II. Bayezid, annesi II. Gülbahar Sultan'dır. 1512-1520 yılları arasında süren yalnızca 8 yıllık saltanatında Osmanlı İmparatorluğu'nu muazzam bir hızla genişletti ve özellikle 1516 ile 1517 yılları arasında düzenlediği Büyük Mısır Seferi ile tüm Doğu Akdeniz ile Mısır dahil önemli Orta Doğu bölgelerini ele geçirdi. Padişahlığı döneminde Anadolu'da birlik sağlandı ve Mısır'da hüküm süren Memlûk Devleti'ne son verildi. Devrin en önemli iki ticaret yolu olan İpek ve Baharat Yolu'nu da ele geçiren Osmanlılar, bu sayede doğu ticaret yollarını da tamamen kontrolleri altına aldılar.

10 Ekim 1470 tarihinde Amasya'da doğan ve şehzadeliğini Trabzon'da geçiren I. Selim, Osmanlı tahtına babası Sultan II. Bayezid'e karşı darbe yaparak çıktı. Şehzade Selim'e kızı Ayşe Hatun'u vermiş olan Kırım Hanı Mengli Giray, ona askeri destek sağlayarak tahta geçmesine yardım etti. 1512'de tahta çıkan Sultan Selim, babasının son dönemlerinde doğuda ortaya çıkan Şii Safevî tehlikesine karşı mücadeleye girişti. İki sene sonra İran'a yaptığı seferde Safevî hükümdarı Şah İsmail'i Çaldıran Muharebesi ile mağlup etti, ülkenin başkenti Tebriz'e kadar ilerledi ve bundan sonra "Yavuz" lakabıyla anılmaya başladı. 1515'te, Sadrazam Hadım Sinan Paşa öncülüğünde gerçekleşen Turnadağ Muharebesi ile Dulkadiroğulları Beyliği'ni ortadan kaldırdı ve Anadolu'daki Türk siyasi birliğini tam anlamıyla sağladı.

İran seferinden sonra Memlûk Devleti'ne karşı harekete geçen I. Selim, ''Büyük Mısır Seferi'' olarak bilinen seferde yapılan Mercidâbık, Gazze, Ridâniye ve Kahire muharebeleri ile Memlûkleri yıkarak Suriye, Filistin, Levant, Mısır ve Hicaz gibi stratejik bölgeleri devletin topraklarına kattı. Seferden sonra İslam peygamberi Muhammed'in Kutsal Emanetler olarak kabul edilen eşyalarını İstanbul'a getirtti. 1520'de Batı'ya doğru yola çıkan Sultan Selim, 22 Eylül 1520 tarihinde Çorlu'da bulunan ordugâhında, sırtında çıkmış olan büyük bir çıban yüzünden 49 yaşındayken öldü ve yerine oğlu Süleyman geçti. Türbesi İstanbul'un Fatih ilçesindeki Yavuz Selim Camii'nde yer almaktadır.

1520'deki ölümü sırasında Osmanlı İmparatorluğu, Selim'in 8 yıllık hükümdarlığı sırasında yüzde yetmiş kadar büyüyerek yaklaşık 3,4 milyon kilometrekareye yayıldı. Selim'in Orta Doğu'yu ve özellikle İslam dünyasının kalbi olan bölgeleri fethetmesi ve Mekke ve Medine şehirlerine giden hac yollarının kontrolünü üstlenmesi, Osmanlı İmparatorluğu'nu önde gelen Müslüman devletlerden biri yaptı. I. Selim'in fetihleri, imparatorluğun coğrafi ve kültürel ağırlık merkezini önemli ölçüde Balkanlar'dan Orta Doğu'ya kaydırdı.

02

Çaldıran Muharebesi

—Çaldıran Muharebesi

Böyle bir vaziyet karmaşası içinde tahta geçmiş olan Yavuz Sultan Selim, her şeyden önce Safevî meselesini kesin olarak çözmeye karar verdi. Şii İranlılarla savaşmak için İstanbul müftüsü Sarıgörez Nûreddin Efendi ve din âlimi Kemalpaşazâde'den fetvalar aldı. I. Selim, Safevîler ile girilebilecek bir savaşa karşı hazırlıklar ve çalışmalar yapmaya başladı. Şah İsmail de aynı dönemde Osmanlılara karşı bazı hazırlıklar sürdürüyordu. İsmail, yanında bulunan Şehzade Ahmed'in oğlu Murad'ı Osmanlı tahtının vârisi ilan etti ve Osmanlılara karşı gireceği savaşta yardım etmesi için Memlûk sultanı Kansu Gavri'ye bir elçilik heyeti gönderdi. Bu arada Şah'ın taraftarları da Anadolu'da Şii halkı isyana teşvik ediyorlardı.

Bu durum karşısında Sultan Selim, Edirne'de toplanan olağanüstü divanda alınan savaş kararı üzerine 1514 yılının baharında ordusuyla birlikte İran seferine yola çıktı ve bunu bir mektupla Şah İsmail'e bildirdi. Oğlu Süleyman'ı da 50 bin kadar kuvvetle Anadolu'da emniyet olarak bıraktı. I. Selim'in üzerine geldiğini öğrenen İsmail, çeşitli önlemler almaya başladı. Osmanlı ordusunun geçeceği yerleri yakıp yıkmaya başladı. Böylece orduda iaşe sıkıntısının ortaya çıkacağını ve harap yerlerde ilerlemekten bıkan askerlerin İstanbul'a dönmek isteyeceğini amaçladı. Osmanlı ordusunun geçeceği yerlerdeki mahsul, otlak ve meskenlerin Şah İsmail'in emriyle yakılması yüzünden ordu sıkıntı içinde ilerledi. Osmanlı ordusu yaklaşık 140.000 kişiden oluşuyordu. Sultan Selim, muhtemel bir Şii ayaklanmasına karşı Sivas-Kayseri arasında hasta ve zayıflardan 40.000 kişilik bir ihtiyat kuvveti bıraktı ve yoluna 100.000 kişilik orduyla devam etti.

Sefer yolculuğu uzun sürmüş, ancak Safevî ve Osmanlı orduları henüz karşılaşamamıştı. Erzincan'a varan Selim, burada Şah'a ikinci bir mektup göndererek onu tekrar savaşa davet etti. Bir süre sonra Şah'tan bir mektup ile içi afyon dolu bir kutu geldi. Şah İsmail bu şekilde karışıklık çıkmasını istemediğini, aksi hâlde kendinin de savaşa hazır olduğunu bildiriyordu. Selim sonrasında Çermük'e geldi, fakat Safevî ordusu hâlâ ortalıkta görünmemişti. Sultan Selim buradan Şah İsmail'e bir mektup daha gönderdi. Bu mektupta günlerdir ülkesinde yürüdüğü hâlde ortaya çıkmadığını yazıyordu. Bu arada, Osmanlı ordusunda bazı güçlükler ve kıtlıklar baş göstermeye başlamıştı. Orduda seferden geri dönme düşüncesinde olanlar da vardı. Yaşanan bazı olayları ve dillendirilen bazı rahatsızlıkları fark eden I. Selim, atına binerek askerlerine cesaret veren ve meydan okuyan bir konuşma yaptı. Geri dönmeye niyeti olmadığını söyleyen Selim, askerlerin söylediklerine uyan ve geri dönüş için kendi ile görüşen Hemdem Paşa'yı çocukluğundan beri tanıyor olmasına rağmen ölümle cezalandırdı. Cesedi gömülmesi için yeniçerilere verdirdi.

Osmanlı ve Safevî orduları 2 Recep 920 (23 Ağustos 1514) tarihinde İran'ın batı ucundaki Çaldıran Ovası'nda karşılaştı. Her iki ordu da Türk ve Müslümanlardan oluşuyordu. Osmanlı ordusunun yaya kuvvetleri daha çok olmasına karşın, Safevî ordusunun süvarileri fazlaydı. Ancak Safevî ordusunda top yoktu; buna karşın Osmanlı'da topçu kuvvetleri bulunuyordu. Kanuni Sultan Süleyman döneminde hazırlanmış olan Şükrî-i Bitlisî'nin Selimnâme adlı eserinde Safevî askerleri, kırmızı çubuğa dolanmış sarıklar, miğfer ve zırhla; Osmanlı ordusu ise önde tüfek ve mızraklı dört yeniçeriyle zırhsız ve miğfersiz olarak resmedilmiştir. Savaş, 23 Ağustos günü Şah İsmail'in emrindeki 40.000 seçkin süvarinin saldırısıyla başladı. Savaşın sonunda Osmanlı kuvvetleri zafer kazanırken, Safevîler bozguna uğradı. Savaşın kazanılmasında Osmanlı ordusunda ateşli silahların olması belirleyici olmuştur. Bu durum, Safevîler ile sürekli mücadele halinde olan Özbeklerin de menfaatlerine olmuştur. Zaten daha önce Özbekler ile Osmanlılar arasında siyasi ilişkiler güçlenmiş ve ortak düşman olan Safevîlere karşı müttefiklik kurulmuştu.

Muharebede bir tüfek kurşunu ile yaralanan ve atından düşen Şah İsmail, askerlerinden birinin atını ona vermesi ile savaş alanından kaçtı ve önce Tebriz'e, buradan da Dergezîn'e gitti. Zaferden sonra Safevî ordugâhı, Şah İsmail'in hazineleri, hanımları ve emirleri Osmanlıların eline geçti. Yavuz Sultan Selim, savaş sonrasında yoluna devam ederek 6 Eylül 1514'te Tebriz'e girdi. Selim, Şah'ın hazinelerine el koydu ve şehirde bulunan birçok sanatçı ve ilim adamını İstanbul'a gönderdi. Yaşadığı ağır yenilginin ardından Şah İsmail ruhsal bir çöküntüye girdi ve kendini içkiye verdi. Savaştan uzak durmaya çalışırken ülke ile ilgili işlere pek önem vermemeye başladı, devlet işlerini daha çok emirlerine havale etti. 1514'ten öldüğü 1524'e kadar Şah İsmail, şahsen hiçbir savaşa girmedi.

Çaldıran Muharebesi'nden sonra Doğu Anadolu'da Osmanlılar için herhangi bir tehlike kalmadı ve birçok Doğu Anadolu şehri Osmanlıların eline geçti. Bıyıklı Mehmed Paşa Diyarbekir Beylerbeyliği'ne getirilirken, Kürt asıllı siyasetçi ve tarihçi İdris-i Bitlisî de onun yanına vekil verildi. İdris-i Bitlisî'nin gayretleriyle Harput, Silvan, Bitlis, Urfa, Mardin, Cezire ve Rakka'ya kadar Güneydoğu Anadolu bölgesi ile Musul dolayları Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresine geçti. Şii inancının yayılması büyük ölçüde durduruldu ve geçici de olsa Safevî tehlikesi ortadan kalktı. 15 Eylül 1514'te Tebriz'den Karabağ'a hareket eden Yavuz, kışı orada geçirip baharda İran'ı tümüyle almayı amaçlasa da şartlar müsait olmadığı için Amasya'ya gitti. Bu olay sırasında Sultan Selim, askerlerin etraftaki bazı köy evlerini yağmalaması üzerine Sadrazam Hersekzâde Ahmed Paşa ile vezir Dukakinzâde Ahmed Paşa'yı azletti, ancak kısa süre sonra Dukakinzâde'ye makamını iade etti. Selim, kışı Amasya'da geçirdi.

İlkbaharda tekrar İran seferine çıkmayı amaçlayan Yavuz Sultan Selim, top ve cephaneyi Şarkı Karahisar'da bıraktı. Selim; Amasya'da oturduğu sırada Dukakinzâde Ahmed Paşa'yı vezîriâzam ve defterdar, Pîrî Mehmed Paşa'yı da üçüncü vezir ilan etti. Ancak Dukakinzâde'nin vezîriâzam olmasından iki ay sonra, yine devlet adamlarının kışkırtmasıyla Şubat 1515'te yeniçeri ayaklanması oldu. Yeniçeriler İstanbul'a dönmek için baskı yapmaya başladılar ve divanda ileri geri konuştular. Bunun üzerine oldukça sinirlenen Yavuz Sultan Selim ayaklanma sebebini araştırdı ve sonuçta askeri ayaklanmaya teşvik ettiği ve ayrıca Dulkadiroğlu beyi Alâüddevle Bozkurt Bey ile mektuplaştığı yolunda aleyhine duyumlar olan Sadrazam Dukakinzâde Ahmed Paşa'yı idam ettirdi. Bu olay üzerine Sultan Selim, bir süre vezîriâzamlığa kimseyi tayin etmedi.

Sultan Selim, kış aylarını Amasya'da geçirdikten sonra, 19 Nisan 1515'te Safevîlerin elinde olan Kemah'a yürüdü. 19 Mayıs'ta burayı ele geçirip ardından Sivas'a hareket etti. I. Selim'in hedefi, daha önce Şah İsmail ile iş birliği içinde olduğuna inandığı ve Memlûkler ile de aralarında önemli bir çekişme konusu olan Dulkadiroğlu beyi Alâüddevle Bozkurt idi. Anne tarafından dedesi olan Alâüddevle üzerine Rumeli beylerbeyi Hadım Sinan Paşa'yı yolladı. Kendi de yaklaşan Mısır Seferi yüzünden 11 Temmuz'da İstanbul'a döndü.

I. Selim · diğer bölümler

← I. Selim profilinin tamamı

03

Hayat çizgisi

Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.

  1. 1904

    Farsçanın yanında Türkçe şiirleri de bulunan Selim'in, Farsça olan Divân'ı 1306 yılında İstanbul'da basılmış olup, 1904 tarihinde de Alman İmparatoru II.

    Önemli eserler tek kaynak
04

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

I. Selim Ahmed Paşa Dukakinzâde Ahmed Paşa Erhan Afyoncu Faruk Sümer Hadım Sinan Paşa Hersekzâde Ahmed Paşa I. Abdülhamid I. Bayezid
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Paşa

    “Hadım Ali Paşa'nın yerine sadrazam olan Hersekzâde Ahmed Paşa ise bu karara katılmadı; padişahın çekilmemesi, Şehzade Selim'in Semendire'de kalması, Şehzade Ahmed'in ise Karaman ey...”

  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor Dukakinzâde Ahmed Paşa

    “Bu olay sırasında Sultan Selim, askerlerin etraftaki bazı köy evlerini yağmalaması üzerine Sadrazam Hersekzâde Ahmed Paşa ile vezir Dukakinzâde Ahmed Paşa'yı azletti, ancak kısa sü...”

  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor Erhan Afyoncu

    “Emecen mahkeme kayıtlarından yola çıkarak şu sonucu çıkarmıştır: “Şah İsmail’in mektuplarıyla yakalanan Safevi halifeleri, bunlar Anadolu’nun çeşitli yerlerinde temas kurdukları ta...”

  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor Faruk Sümer

    “Faruk Sümer, Yavuz Selim Halîfeliği Devraldı mı?”

  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor Hadım Sinan Paşa

    “1515'te, Sadrazam Hadım Sinan Paşa öncülüğünde gerçekleşen Turnadağ Muharebesi ile Dulkadiroğulları Beyliği'ni ortadan kaldırdı ve Anadolu'daki Türk siyasi birliğini tam anlamıyla...”

  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor Hersekzâde Ahmed Paşa

    “Hadım Ali Paşa'nın yerine sadrazam olan Hersekzâde Ahmed Paşa ise bu karara katılmadı; padişahın çekilmemesi, Şehzade Selim'in Semendire'de kalması, Şehzade Ahmed'in ise Karaman ey...”

  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor I. Abdülhamid
  • I. Selim hayat hikâyesinde anıyor I. Bayezid
05

Kaynaklar

2kaynak kaydı
1farklı yayıncı
1ansiklopedi maddesi
1zaman çizelgesi olayı
  1. K·01
    Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesi
    Vikipedi - I. Selim
    tr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026

    NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.

    Kaynağa git ↗
  2. K·02
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Abbâsî soyuna mensup ve Memlûk Devleti'nin himâyesi altında.
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “I. Selim” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

06

Ne değişti?

  1. Kaynak yeniden tarandı

    Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.

  2. Profil oluşturuldu

    2 kaynak ve 1 olayla ilk kayıt.

07

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
08

Buradan nereye?

Devlet & Siyaset alanındaki tüm profiller →