Kısaca kimdir?
Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.
Emirci Sultan (asıl adıyla Şerefüddin İsmail b. Muhammed), Anadolu Selçukluları döneminde I. İzzeddin Keykâvus, I. Alâeddin Keykubad ve II. Gıyâseddin Keyhusrev devirlerinde, günümüzde Yozgat iline bağlı Osmanpaşa köyünde yaşamış bir Yesevî-Babaî şeyhidir. Kaynaklarda genellikle Emirci Sultan veya Emirce Sultan unvanıyla anılmış olup, kurduğu zaviyesiyle bölgenin Türkleşmesinde ve bölgede İslamın yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Doğum tarihi bilinmemekle birlikte, mezar kitabesinde yer alan Zilhicce 637 (Temmuz 1240) tarihi hem vefat tarihini belirlemekte hem de aynı yıl patlak veren Babaî ayaklanmasıyla ilişkilendirilmesine zemin hazırlamaktadır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde yazılı ve sözlü menkıbelere, ayrıca zaviyesinde bulunan zengin bir arşiv koleksiyonuna dayanmaktadır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
01Adı
Zaviyesindeki belgeler ve arşiv kayıtları onu tutarlı biçimde Emirci veya Emirce olarak anarken, türbesindeki mezar kitabesi bu unvanı hiç kullanmaz ve şeyhin lakabının Şeref'ud-Dîn, adının ise İsmail b. Muhammed olduğunu açıkça ortaya koyar. Emirci Sultan unvanına ilk olarak, zaviyeye yapılan bir vakfı belgeleyen erken tarihli bir vakfiyede rastlanır; Sultan ekinin eklenmesi ise Hacı Bektaş-ı Velî Vilâyetnâmesi'nde görülür. Unvanın kökeni konusunda iki olasılık öne sürülür: Emre ve Ece kelimelerinin birleşiminden türemiş olması ya da Arapça Emîr sözcüğüne Farsça küçültme eki çe eklenerek küçük emir anlamında kullanılmış olması.
Öte yandan Gelibolulu Mustafa Âlî ve Evliya Çelebi'nin menkıbelerinde geçen Emîr-i Çin Osman adının, muhtemelen Emirci kelimesiyle Emîr-i Çin ifadesi arasındaki ses benzerliğinden yararlanılarak sonradan yakıştırıldığı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte belgelerde ayrıca, Emirci Sultan'ın amcasının oğlu ve zaviyenin mütevellisi olan Osman Paşa'nın varlığı da tespit edilmiştir; zamanla halk hafızasında bu iki şahsiyetin birbirine karıştığı, hatta zaviyenin ve köyün de bu yüzden Osman Paşa Tekkesi adıyla anılır hale geldiği düşünülmektedir.
02Ailesi
Bir sûfî aileden geldiği anlaşılmakta olup hem babası hem dedesi şeyh unvanı taşımaktaydı. Erken tarihli bir vakfiye ve icazetnamedeki kayıtlara göre babasının adı Arabşah (mezar kitabesinde ise Muhammed olarak geçer), halasının adı Saadet Hatun'dur. Aynı belgelerden, kendisi gibi Emirci lakabını taşıyan İlyas Emirci ile Hızır Dede adında iki kardeşi, ayrıca Hızır Paşa adında bir amcası ve bu amcasının oğlu Osman Paşa olduğu anlaşılmaktadır. Dedesinin Kumârî nisbesini taşıması, ailenin kökeninin Hindistan'daki Kumar şehrine dayanabileceğine işaret etmektedir ancak bu kesin değildir.
Genel olarak, Emirci Sultan ve ailesinin Orta Asya'daki yurtları konusunda net bir bilgi bulunmasa da şeyh ailesinin Anadolu'da yerleştiği bölgede devletin yanında itibarlı ve nüfuzlu olduğu belirtilmektedir.
03Tarihsel rolü
Günümüz Yozgat ve civarında Emirci Sultan gibi dervişlerin varlığı, bölgenin Türkmen topluluklarınca iskân için tercih edilen bir yer hâline gelmesini sağlamıştır. Emirci Sultan; Hacı Bektaş-ı Velî, Barak Baba, Dede Garkın ve Sarı Saltuk gibi çağdaşı dervişlerle birlikte, genellikle yol güzergâhları ve geçit noktalarına yakın bölgelerde tekke ve zaviyeler kurarak buradan geçen yolculara dinî ve sosyal hizmetler sunmuş, bu faaliyetleriyle çevredeki gayrimüslim toplulukların İslamlaşmasında da etkili olmuştur.
Arapça veya Farsça eserler veren şehirli mutasavvıflardan farklı olarak, Emirci Sultan, kırsal kesimde konar-göçer Türkmen çevrelerine hitap ederek doğrudan bölgedeki Türkmen oymaklarını da etkilemiştir. Bu açıdan, dini bir önder olmasının yanı sıra idareci konumunu da üstlenmiştir. Adındaki Sultan unvanının bu rolü de ifade ettiği belirtilmektedir.
04Tasavvufî bağlantıları
Kaynaklarda Emirci Sultan; Yesevîlik, Üveysîlik, Vefâîlik ve Bektâşîlik gibi birden fazla tasavvufî çevreyle ilişkilendirilmektedir.
12. yüzyılda Ahmed Yesevî tarafından Orta Asya'da kurulan ve konar-göçer Türk boyları arasında hızla yayılan Yesevîlik, 13. yüzyıl başlarında Moğol istilasıyla birlikte Anadolu'ya taşınmıştır. Emirci Sultan da bu dönemde bölgeye göç eden Yesevî şeyhlerinden biri olarak değerlendirilir; kendisinden bahseden en eski kayıtlardan Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, onu açıkça Ahmed Yesevî'nin halifelerinden biri olarak tanıtır. Doğrudan tarihsel bir kanıt bulunmasa da kendisiyle ilgili menkıbelerdeki Yesevî geleneğine özgü sembol ve anlatım kalıpları, onun bu çevreye mensubiyetine işaret eden dolaylı ama tutarlı bir delil olarak görülür.
Emirci Sultan ayrıca, Veysel Karani'nin manevî soyuna bağlanan Üveysîlik geleneğiyle de ilişkilendirilir. Menkıbelerde onun nefes evladı olarak dünyaya geldiği anlatılır; bu tür bir bağ, tarihsel bir soy ilişkisinden çok, kişinin doğrudan bir mürşide ihtiyaç duymaksızın manevî ilhamını Veysel Karanî üzerinden aldığına inanılan bir sufi zümresine mensubiyetini simgeler.
Bunlara ek olarak, Baba İlyas-ı Horasânî'nin torunu Elvan Çelebi'nin kaleme aldığı Menâkıbü'l-Kudsiyye adlı eserde Emirci Sultan'dan onun yakın bir dostu olarak söz edilmesi, kendisinin Baba İlyas çevresine ve dolayısıyla Bağdat kökenli Vefâiyye hareketine bağlı olabileceğini düşündürmektedir. Hacı Bektaş-ı Velî Vilâyetnâmesi'ndeki dostane anlatılar ise onu zaman zaman Bektâşî geleneğiyle de ilişkilendirir.
Kendisinden sonra zaviyenin dini kimliğinde değişimler olsa da bu sonraki dönem gelişmelerinin doğrudan kendisiyle ilişkilendirilmesinin veya onunla özdeşleştirilmesinin doğru olmayacağı vurgulanmaktadır.
05Babaî ayaklanmasıyla ilişkisi
Emirci Sultan Zaviyesi, Babaî ayaklanmasının gerçekleştiği bölgenin ortasında yer almaktaydı. Elvan Çelebi'nin Menâkıbü'l-Kudsiyye adlı eserinde Baba İlyas'ın halifeleri arasında Emircem adıyla anılması, onun ayaklanmayı yöneten çevreyle yakın bir ilişki içinde olduğuna işaret etmektedir. Bu bağlantıyı destekler biçimde, aynı eserde Babaîlerin Malya Çölü savaşından önce Ziyaret adlı bir mevkide Selçuklu kuvvetleriyle çarpıştığı aktarılır; bu yer, Emirci Sultan Zaviyesi'nin bulunduğu Ziyaret Pazarı bölgesiyle örtüşmektedir. Şeyhin mezar kitabesinde yer alan Zilhicce 637 (Ağustos 1240) tarihinin bu çatışmayla örtüşmesi ve amcası Hızır Paşa'nın belgelerde şehid unvanıyla anılması, Emirci Sultan'ın Babaîler safında yer aldığı ve muhtemelen bu çatışmada hayatını kaybettiği ihtimalini güçlendirmektedir.
06Müridleri
1392 tarihli bir icazetnameye göre belli başlı müridleri arasında kendi aile çevresi, yani kardeşleri Hızır Dede ile İlyas Emirci ve amcasının oğlu Osman Paşa yer almaktadır. Aynı belgede kimlikleri tam olarak bilinmeyen Sehmeddin Paşa ve Seyyid Ali adında iki mürid daha zikredilmektedir. Halk arasında anlatılan bir menkıbeye göre, Şeyh tarafından doğuya gönderilen bir halifesi olan Ali, bugünkü Sorgun yakınlarındaki bir köye yerleşmiş ve bu köy zamanla onun adıyla anılır olmuştur; ancak bu kişinin icazetnamede geçen Seyyid Ali ile aynı şahıs olup olmadığı kesin olarak doğrulanamamaktadır.
Hacı Bektâş-ı Velî Vilâyetnâmesi'nde ise, 13. yüzyılın tanınmış şairlerinden Fakih Ahmed de Emirci Sultan'ın mürid ve halifelerinden biri olarak gösterilir. Aynı kaynağa göre Hacı Bektaş'ın Anadolu'ya gönderilişini simgeleyen bir ocak/köz motifi bu şahıs aracılığıyla Sulucakaraöyük'e taşınmıştır. Fakih Ahmed'in ayrıca Mevlevî geleneğine de girdiği ve döneminde büyük saygı gördüğü aktarılmaktadır.
07Menkıbeler
Hakkındaki en eski anlatı, Hacı Bektaş-ı Velî Vilâyetnâmesi'nde yer alır. Bu kaynağa göre Emircem Sultan, Hacı Bektaş'ın yerleştiği Karaöyük (bugünkü Hacıbektaş) yakınlarına gelip kendi zaviyesini kurmuş ve iki şeyh arasında büyük bir dostluk ve karşılıklı saygı oluşmuştur; menkıbe, aralarındaki yakınlığı gösteren birkaç sembolik diyalogla anlatılır.
Bundan çok sonra, 16. yüzyılda Gelibolulu Mustafa Âlî'nin Künhü'l-Ahbâr adlı eserinde aktardığı daha kapsamlı bir menkıbeye göre Emirci Sultan (bu anlatıda "Emîr-i Çin Osman" olarak geçer), Veysel Karani'nin mucizevi bir şekilde dünyaya gelen nefes evladıdır. Çocukluğunda Ahmed Yesevi'nin yanında yetişmiş, bir keramet olarak kış ortasında taze üzüm bulmuş, ardından Çin diyarına gönderilerek halkı tehdit eden bir ejderhayı öldürmüş ve bu başarısı üzerine Emîr-i Çin lakabını almıştır. Yesevi'nin izniyle Anadolu'ya dönen şeyh, rüyasında aldığı işaret üzerine bugünkü yerleşim yerine konaklamış ve kerametleriyle gayrimüslim köy halkını İslam'a kazandırmıştır. Aynı menkıbe zinciri, döneminin Sivas valisi olduğu aktarılan Osman Paşa'nın da şeyhin kerametlerine tanık olup makamını bırakarak ona mürid olduğunu ve zaviyeye çevredeki bazı köyleri vakfettiğini anlatır.
Bunlara ek olarak, 20. yüzyıl başında bölgeyi ziyaret eden Yusuf Ziya'nın dönemin zaviye şeyhlerinden derlediği ve zaviyenin son mütevellisi Adil Koçak'tan aktarılan sözlü anlatılar da mevcuttur. Bu anlatılarda Emirci Sultan'ın Horasan'dan göç ederek bölgeye yerleştiği, adının kaynağının Osman Paşa'nın ona mürid oluşuna dayandığı ve şeyhin Hüseyin soyundan biriyle evlenip Kerbelâ'da bulunduğu gibi ayrıntılar yer alır.
08Menkıbelerin değerlendirilmesi
Bu menkıbeler incelendiğinde, içerdikleri motiflerin büyük ölçüde özgün olmadığı, Türk-İslam evliya menkıbe geleneğinde sıkça tekrarlanan kalıpları yansıttığı görülür. Örneğin bir azizin mucizevi doğumu, çocukken gösterdiği keramet, tahta kılıçla bir ejderha öldürmeye gönderilmesi ve hayvanları konuşturması gibi unsurlara Ahmed Yesevî, Hacı Bektaş-ı Velî ve onların diğer halifelerine atfedilen menkıbelerde de rastlanır. Özellikle tahta kılıç motifinin şamanist ayin geleneğinden bu anlatılara geçtiği düşünülmektedir. Bu ortak motifler, menkıbelerin tarihsel gerçekliği doğrudan yansıtmadığını fakat Emirci Sultan'ı hem Yesevîlik hem de Veysel Karani'ye bağlanan Üveysîlik geleneğine yerleştirmek bakımından değerli olduğunu göstermektedir. Ayrıca Osman Paşa'yı konu alan menkıbelerin en erken 17. yüzyıldan sonra şekillendiği, buna karşılık son sözlü anlatıdaki Kerbelâ ve Hüseyin bağlantısının ise şeyhi seyyidlik geleneğine bağlama isteğinden kaynaklanan tarihsel bir zamandizin hatası taşıdığı değerlendirilmektedir.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Emirci Sultan hayat hikâyesinde anıyor Ahmed Yesevî
“yüzyılda Ahmed Yesevî tarafından Orta Asya'da kurulan ve konar-göçer Türk boyları arasında hızla yayılan Yesevîlik, 13.”
-
Emirci Sultan hayat hikâyesinde anıyor Hüseyin Bağ
“yüzyıldan sonra şekillendiği, buna karşılık son sözlü anlatıdaki Kerbelâ ve Hüseyin bağlantısının ise şeyhi seyyidlik geleneğine bağlama isteğinden kaynaklanan tarihsel bir zamandi...”
Kaynaklar
-
K·01Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesiVikipedi - Emirci Sultantr.wikipedia.org · erişim 28.09.2026
NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.
Kaynağa git ↗ -
K·02Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıKoç, Yunus (2020). "İSKÂN". TDV İslâm Ansiklopedisi. TDV İslâm Araştırmaları Merkezi. 28 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Temmuz 2026.islamansiklopedisi.org.tr · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·03Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıKoç, Yunus (2013). "YOZGAT". TDV İslâm Ansiklopedisi. TDV İslâm Araştırmaları Merkezi. 23 Temmuz 2026 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Temmuz 2026.islamansiklopedisi.org.tr · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·04Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıOcak, Ahmet Yaşar (1978). "Emirci Sultan ve Zaviyesi" (PDF), 9. Tarih Enstitüsü Dergisi. ss. 158-160. 22 Haziran 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF)25 Temmuz 2026.isamveri.org · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·05Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıOcak, Ahmet Yaşar (1995). "EMİRCİ SULTAN". TDV İslâm Ansiklopedisi. TDV İslâm Araştırmaları Merkezi. 14 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Temmuz 2026.islamansiklopedisi.org.tr · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·06Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıOcak, ss. 147-148.erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·07Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıOcak, ss. 148-149.erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·08Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıOcak, ss. 151-152.erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·09Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıDarieva, Saida (2017). Ankara'nın Manevi Coğrafyasında Orta Asyalı Sûfiler (PDF). II. Uluslararası Hacı Bayram-ı Velî Sempozyumu Bildiriler Kitabı 2. Ankara Kalem Neşriyat. s. 336. 9 Ağustos 2026 tarihinde kaynağından ar...isamveri.org · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·10Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıYaman, Ali (1999). Geçmişten Günümüze Kızılbaş Alevi Dedeleri. I. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Sempozyumu Bildirileri Kitabı. Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi. s. 412.makale.isam.org.tr · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·11Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıOcak, Ahmet Yaşar (2003). Tasavvuf, Suf’iler ve Tarikatlar, Tekkeler. Osmanlı Uygarlığı. 1. T.C. Kültür Bakanlığı. s. 287.makale.isam.org.tr · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Emirci Sultan” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Kaynak yeniden tarandı
Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.
-
Profil oluşturuldu
11 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.