biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Edebiyat
  3. Derviş Vahdeti
Gazeteci, din adamı ve yazar (aleyhine düşüncede olanlar için: İngiliz ajanı) · 1869–1909

Derviş Vahdeti

Derviş Vahdeti (1869; Lefkoşa, Kıbrıs - 19 Temmuz 1909; İstanbul), Osmanlı gazeteci, yazar ve din adamı. İngiliz Gizli Servisi'ne üye bir İngiliz ajanı olduğu ileri sürülür.

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1869–1909
186918901909
01

Kısaca kimdir?

Derviş Vahdeti (1869; Lefkoşa, Kıbrıs - 19 Temmuz 1909; İstanbul), Osmanlı gazeteci, yazar ve din adamı. İngiliz Gizli Servisi'ne üye bir İngiliz ajanı olduğu ileri sürülür.

Karıştığı 31 Mart Ayaklanması nedeniyle yakalanıp yargılandığı mahkemece, 25 Haziran 1909'da idama mahkûm edildi ve 19 Temmuz 1909'da Ayasofya Meydanı'nda idam edildi.

02

Hayat hikâyesi

02.1Doğumu ve gençliği

1869'da Kıbrıs Lefkoşa'da doğmuştur. Fakir bir ailenin çocuğudur. Babası, Kıbrıs ayakkabıcı esnafından Kıbrıslı Mahmut Ağa'dır. Küçük yaşta din eğitimi almış ve bir ara Lefkoşa Ayasofya Camii'nde müezzin olarak görev yapmıştır. 20 yaşına geldiğinde Nakşibendi Tarikatına girmiş ve derviş olarak tanınmıştır.

02.2Yetişkinliği

Tarikatın etkisi altında İstanbul'a giden ve bir süre burada kalan Derviş Vahdeti sonrasında Kıbrıs'a geri dönmüştür. Ancak yaşadığı fakir hayattan bunalıp İngilizce öğrenmiş ve bu bildiği lisanla yükselmeye çalışmıştır. Bundan sonra 1902 yılına kadarki yaşamı ile ilgili bilgiler çelişkilidir.

Çeşitli aleyhine düşüncede olan kaynaklara göre Kıbrıs'a dönmeden önce İstanbul'da MI5 ve MI6 öncesindeki İngiliz Gizli Servis teşkilatı ve ajanları ile tanışmış ve onların etkisiyle kendi fakir hayatından kurtulmak için İngiliz hükûmetine hizmet etmeye başlamıştır. İngilizceyi de bu nedenle öğrenmiş ve Kıbrıs'ta İngiltere adına çeşitli memurluklarda bulunmuş ve Kraliçe adına düzenlenen balolara sıkça katılmıştır. [A][B]

Bir diğer yazıya göre ise Kıbrıs'ta müezzinliğe devam etmiştir. bir başka yazıda ise Osmanlı mı yoksa İngiltere mi olduğundan bahsedilmeden onun 15 yıl kadar çeşitli memurluklarda bulunduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte bu dönemde II. Abdülhamit karşıtı bir tavır sergilediği ve Kıbrıs'a kaçan ve sürgün edilen kimseleri koruduğu da belirtilmektedir.

02.31902 yılından II. Meşrutiyet'e kadarki dönem

1902 yılında tekrar İstanbul'a gelen Vahdeti, bu defa II. Abdülhamid yanında bir çizgide yer alır durumda dahiliye nazırı Memduh Paşa'nın yardımıyla İskan-ı Muhacir'in komisyonunda iş bulmuştur. Aynı zamanda paşanın yalısında imamlık da yapmaya başlar. Bir süre burada çalıştıktan sonra karıştığı bir olay nedeniyle Diyarbakır'a sürgün edilmiştir. Hakkındaki bir diğer iddia da hamisi Memduh Paşa'yı yükselmek ve padişaha yaranmak için jurnallediği ancak bu ihanetini öğrenen paşa tarafından derhal kendisine karşı kurulan bu düzenin engellenip, Vahdeti'nin Diyarbakır'a sürüldüğü yolundadır.

Yine Vahdeti'nin kendi anlatımına göre sürgün edildiği Diyarbakır'da Ziya Gökalp ile tanışmış ve II. Abdülhamit karşıtı telgraf olayına katılanlardan biri olmuştur.[C] Bu olay sonrası kaçan Vahdeti yakalanmış ve İstanbul'a getirilip hapse atılmıştır. Ancak hakkındaki diğer bir iddia ise Telgraf olayına hiç katılmadığı Diyarbakır'da bir yandan affedilmesi için İstanbul'a dilekçeler yazarken, bir yandan da rakı sofralarında ut çalıp güzel sesiyle şarkı söyleyerek âlem yaptığını sonrasında bu sürgün cezasına karşı gelip bir fırsatını bulup Diyarbakır'dan kaçtığı ancak Bektaşî babası kılığında Birecik’de yakalandığı ve hapse atıldığı yönündedir.

Meşrutiyet’in ilanının ardından salıverilir. II. Meşrutiyet'in ilanı sonrası serbest bırakılmış ve Kıbrıs'a geri dönmüş ama hemen kısa süre sonra İstanbul'a tekrar geri dönmüştür. İstanbul'da Abdülhamid rejimi tarafından sürgün edilen kimselerin kurduğu Fedakâran-ı Millet Cemiyeti'ne giren Vahdeti ardından kendince onların fesatlık yaptığını düşünüp partiden ayrılmıştır. Bu sefer de İttihat ve Terakki'ye girmeye çalışmış ancak başarılı olamamıştır. 11 Aralık 1908'de de Volkan gazetesini kurup bu gazetede Said-i Nursi, Enderunlu Lütfi, Mehmet Emin Hayrati gibi isimlerle yayına başlamıştır.

02.4Volkan gazetesinin çıkışından 31 Mart Olayı'na kadarki dönem

11 Aralık 1908'de yayın hayatına başlayan ve 20 Nisan 1909'a kadar yayınlarını sürdürüp 110 sayı çıkaran gazete İslamcı ve İngiliz taraftarı duruşu ile dikkat çeker, baş yazar Vahdeti'nin gazetedeki yazıları bir bakıma vaazın, hutbenin gazete sayfasına aktarılmasından ibarettir. Ancak diğer taraftan İttihat Terakki'ye karşı durmakta [D] ve II. Meşrutiyet sonrası geçici süreliğine sadrazamlık da yapmış, İngilizlerle yakınlaşmayı savunan Kıbrıslı Mehmed Kamil Paşa taraftarı yazılara da sık rastlanmaktadır.[D]

Bununla birlikte gazetenin dili aşırı derecede serttir. İttihatçıların yayın organı Şura-yı Ümmet, Tanin gibi gazeteler, sert dille eleştirilerde bulunan Volkan için “ateş böceği”, ”ağzı kirli mühlik” ifadelerini kullanır. Volkan bu ithamlara daha kavgacı bir üslupla yanıt verir ve Ali Kemal, Mevlanzade Rıfat, Hüseyin Cahit gibi kalemlerle dalaşmaktan çekinmez.

Vahdeti ilk başlarda aşırı derecede zorlansa da kısa zamanda mali durumu özellikle II. Abdülhamit ve çeşitli kişilerin ve bir iddiaya göre İngilizlerin desteği ile toparlanmıştır. II. Abdülhamit ve saray tarafından yardım edilmesinin nedeni İslamcılığı savunan yayınlarının yanında masonluğa karşı gazetenin aldığı tavırdır. Bunun yanında II. Abdülhamit özellikle II. Meşrutiyet zamanı kurulan Mason birlikleri, Kürt Yardımlaşma Derneği, Ermeni Taşnaksutyun Cemiyeti, Bulgar Kulübü gibi derneklerden hoşlanmamakta ve bu dernekleri Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalama yönünde tehdit olarak düşünmekteydi.[E] Bu sebeple İslamcılık taraftarıydı. Derviş Vahdeti'ye de bu para 3 şartla verilmiş ve bu şartlara uymaya devam ederse devamı geleceği söylenmişti: a) Hiçbir zaman padişaha sataşmama, b) Mason karşıtlığını sürdürme, c) İslamcı çizgiyi koruma. Vahdeti buna uygun olarak hareket ediyormuş izlenimini gazetesine vererek yayınını sürdürür. Ancak diğer yandan da İngilizler lehine yayınlarını da sürdürür. Muhalefetini de gittikçe sertleştirir. İngilizlerde kendisini desteklemektedir, zira İttihat ve Terakki'nin milliyetçi ve kendi aleyhlerine olan politikaları hoşlarına gitmemektedir, çoğu İttihat ve Terakki derneği üyesi II. Abdülhamit'in Almanya'ya yakınlaşma politikasını sürdürür nitelikte hareket göstermekteydi[G],buna ilaveten İttihat ve Terakki'nin İngiliz yanlısı Manastır kolu, Alman yanlısı Selanik kolu ile rekabet içindeyken; ibre yavaş yavaş Manastır kolu aleyhine dönmüştü. Neticede, İttihat ve Terakki'nin Manastır kolu yavaş yavaş muhalefet tarafına geçti. Yine Prens Sabahattin'in Osmanlı Ahrar Fırkası İttihat ve Terakki'ye karşı muhalefet etmekteydi. Gazetenin görüşlerinde Osmanlı Ahrar fırkasının görüşlerine benzer görüşler yer almaktaydı.

Gazetenin yazılarına bakılırsa 15 Aralık 1908 tarihli Volkan gazetesinde Kıbrıs'ın İngilizlerin Ademi Merkeziyetçi yönetimi sayesinde Kıbrıs'ın "küçük İsviçre" haline geleceğini yazmaktadır. 21 Şubat 1909 tarihli Volkan gazetesinde bir yandan tüm Müslümanları bir araya getireceğinden bahsederken diğer yandan Rusya'daki ve İngiltere sömürgelerindeki (

03

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Derviş Vahdeti Ali Kemal Fedakâran-ı Millet Cem... I. Abdülhamid II. Abdülhamid İttihat ve Terakki Osmanlı Ahrar Fırkası Şura-yı Ümmet Ziya Gökalp
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor Ali Kemal

    “Volkan bu ithamlara daha kavgacı bir üslupla yanıt verir ve Ali Kemal, Mevlanzade Rıfat, Hüseyin Cahit gibi kalemlerle dalaşmaktan çekinmez.”

  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor Fedakâran-ı Millet Cemiyeti

    “İstanbul'da Abdülhamid rejimi tarafından sürgün edilen kimselerin kurduğu Fedakâran-ı Millet Cemiyeti'ne giren Vahdeti ardından kendince onların fesatlık yaptığını düşünüp partiden...”

  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor I. Abdülhamid
  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor II. Abdülhamid
  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor İttihat ve Terakki

    “Bu sefer de İttihat ve Terakki'ye girmeye çalışmış ancak başarılı olamamıştır.”

  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor Osmanlı Ahrar Fırkası

    “Yine Prens Sabahattin'in Osmanlı Ahrar Fırkası İttihat ve Terakki'ye karşı muhalefet etmekteydi.”

  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor Şura-yı Ümmet

    “İttihatçıların yayın organı Şura-yı Ümmet, Tanin gibi gazeteler, sert dille eleştirilerde bulunan Volkan için “ateş böceği”, ”ağzı kirli mühlik” ifadelerini kullanır.”

  • Derviş Vahdeti hayat hikâyesinde anıyor Ziya Gökalp

    “Yine Vahdeti'nin kendi anlatımına göre sürgün edildiği Diyarbakır'da Ziya Gökalp ile tanışmış ve II.”

04

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

05

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

06

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
07

Buradan nereye?

Edebiyat alanındaki tüm profiller →