Kısaca kimdir?
Derne Muharebeleri, 16 Ekim 1911 ile 18 Ekim 1912 tarihleri arasında Derne'yi ele geçirmek isteyen İtalyan Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu arasında Trablusgarp Savaşı sırasında yapılan muharebelerdir.
29 Eylül 1911'de Trablusgarp Savaşı'nın ilanından sonra İtalyan birliklerinin hedeflerinden biri Derne oldu. 16 Ekim'de İtalyan birinci filosundan bir grup Derne önüne gelerek şehri bombaladı, 18 Ekim'de ise İtalyan güçleri şehre çıkartma yaptı. Kasım 1911-Mart 1912 ve Eylül-Ekim 1912'de yoğunlaşan muharebeler boyunca İtalyanlar, kıyıdaki vaha ile garnizon bölgesini elde tuttularsa da Osmanlı kuvvetlerinin karşı saldırıları ve baskınları sebebiyle iç bölgelere ilerleyemeyerek kıyılarda kaldılar. 18 Ekim 1912'de imzalanan Uşi Antlaşması ile muharebeler sona erdi. Muharebelere gönüllü olarak katılan Kemal Bey (Atatürk), Fuat Bey (Bulca), Nuri Bey (Conker), Fethi Bey (Okyar) gibi Osmanlı subayları ilerleyen yıllarda Türk Kurtuluş Savaşı'nda önemli rol oynadı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Arka plan
Bingazi ve Derne, Sirenayka Yaylası'nın iki ucunda bulunan ana şehirlerdi. Bölgedeki yollarının kesiştiği Derne, bu bölgenin kontrolü açısından stratejik bir öneme sahipti. Vadilerle kesilmiş kurak bir platoda yer alan şehir ve çevresindeki arazi, askeri açıdan güçlükler çıkartan bir özelliğe sahiptir.
Trablusgarp Savaşı'ndan hemen önce, buradaki tümenden önemli bir kısmı silahlarıyla birlikte Yemen'e İmam Yahya ayaklanmasını bastırmak üzere gönderildi ve tekrar yerlerine iade edilmedi. Burada ancak jandarma vazifesi görecek, çok az bir kuvvet bırakılmıştı. 1910 yılı bütçesinde kabul edilen, Trablusgarp'taki iki süvari alayı da bir alaya indirildi. Trablusgarp'taki asker mevcudunun azaltılması bir nevi İtalyan işgaline zemin hazırlanmış oldu.
28 Eylül'de İtalya, Osmanlı Devleti'ne bir ültimatom vererek, 48 saat içinde Bingazi ve Trablusgarp'ın İtalyan yönetimine bırakılmasını ve İtalya'ya yıllık vergi verilmesini talep etti. 29 Eylül'de Birleşik Krallık ve Fransa hükûmetlerinin desteğini de arkasına alarak, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etti. Savaş ilanının ardından İtalyan gemileri Trablusgarp ve çevresini bombaladı.
Savaş başladıktan sonra, Bâb-ı Âli'de Trablusgarp'ta mukavemet edip etmeme konusunda genelde iki görüş mevcuttu. Mehmed Said Paşa'nın ilk toplantısında eldeki mevcut imkânlarla mukavemet lüzumu kararlaştırıldı. Ahmed Muhtar Paşa'ya göre Trablusgarp'ta mukavemet cinayet demekti. Kâmil Paşa da aynı görüşte idi. Şeyhülislam Cemaleddin Efendi de harbin uzamasının can ve mal kaybından başka bir işe yaramayacağını söylüyordu. Bütün olumsuz şartlara rağmen, Osmanlı Devleti Trablusgarp'ı göz göre göre düşmana savaşmadan teslim edemezdi. Bu hem kamuoyunda hoş görülmez hem de Osmanlı Devleti'nden pay almak için pusuda bekleyen devletlere kötü örnek olurdu. Bu savaş çok ümitsiz şartlar içinde olacaktı. Oradaki kuvvetlere silah ve cephane yollamak imkânsız gibiydi. Ancak Birleşik Krallık ile Fransa, Mısır ve Tunus'un tarafsızlığını ilan ederek kendi sömürgelerindeki Müslümanları gücendirmeyecek ve onların şikayetlerine yol açmayacak ve bu üç tarafı bu şekilde idare yoluna gideceklerdi.
Savaşın başında zayıf bir Osmanlı direnişinin ardından donanma desteğiyle Trablus'u kolayca ele geçiren İtalya, gittikçe daha başarılı hale gelen direniş sebebiyle iç bölgelere ilerlemekte zorluk yaşıyordu.
02.2İtalyan çıkartması
İtalyanlar 30 Eylül 1911'de Pisa zırhlısıyla Derne civarındaki bir Osmanlı telsiz istasyonunu imha etti. 7 Ekim'de şehirdeki Türkler aleyhine faaliyetten tutuklu İtalyanların kurtarılma çağrısı üzerine 8 Ekim'de bir askeri heyet kıyıya yöneldi. Gemi önceden haber vermediği için kıyı bataryalarının ateşiyle karşılandı ve karşı ateşle cevap verdi. Saat 11.30'da her iki taraf da ateşi kesti. Daha sonra yanaşan gemi, şehrin bombardıman edilmemesi karşılığında İtalyanların serbest bırakılması anlaşması üzerine ayrıldı. Tutuklu İtalyanlar ertesi gün serbest bırakılarak Tobruk'a gönderildiler. 12-16 Ekim arasında Tobruk ve Derne yakınlarında İtalyan donanma hareketliliği gerçekleşti.
16 Ekim'de şehir açıklarında dokuz İtalyan savaş gemisi toplanmıştı. Kıyıya çıkan bir temsilci, bir saate kadar şehrin teslim edilmesini ve tüm Osmanlı askerlerinin silahlarının toplanarak teslim olmalarını talep etti; aksi takdirde şehrin bombalanacağını ve silahlı Arap mücahitlerin idam edileceğini bildirdi. Derne Komutanlığı ise bu talebi reddetti. Şehir halkından bir heyet amiral gemisine giderek bombardıman yapılmaması ricasında bulunsa da, İtalyanlar kararlıydı. Başlayan bombardımanda iki kışla binası yıkıldı. İtalyanlar çıkartmaya başladıklarında kıyıdan yoğun ateşle karşılaştılar ve geri çekildiler. Ertesi gün şehir tahliye edildi. 18 Ekim'de İtalyanlar bir kez daha karaya çıkma girişiminde bulundular. Şehrin tahliye edilmiş olması sebebiyle hiçbir direnişle karşılaşmadılar. İlerleyen günlerde şehre daha fazla kuvvet yığmaya devam ettiler. İtalyan gücünün başındaki Korgeneral Vittorio Trombi şehrin valisi ilan edildi.
02.3Muharebeler
Derne'deki muharebeler aralıksız olarak sürmüş olsa da, en yoğun çatışmalar savaşın ilk aylarında (Kasım 1911-Mart 1912) ve sonuna doğru (Eylül-Ekim 1912) gerçekleşmiştir. Bölgedeki İtalyan güçleri diğer kara birliklerinden izole, sadece donanma desteğiyle savaşıyordu; şehir hala Osmanlı kontrolünde olan platonun yakınındaydı ve gönüllü Osmanlı subaylarının birçoğu bu bölgedeydi.
02.4Kasım 1911 - Mart 1912 muharebeleri
İtalyanlar Derne bölgesini üs olarak kullanarak iç bölgelere ulaşmayı hedefliyordu. Osmanlı kuvvetlerinin ilk amacı ise İtalyanları Derne'de durdurmak ve şehri geri almaktı. 17 Kasım'da Osmanlı güçleri ve yerel halk şehre bir saldırı düzenledi. 19 Kasım itibarıyla Derne'deki İtalyan gücü beş piyade taburu, bir dağ taburu, bir 75 mm sahra topçusu bataryası, bir dağ bataryası, bir çıkarma topçu grubu, 26. Alay ve 40. Alay'ın bir taburundan oluşuyordu; toplam güç dokuz piyade taburuna eşdeğerdi. Aralık 1911'de Osmanlı kuvveti ise düşük mevcutlu bir tabur ve yerel savaşçılardan ibaretti.
24 Kasım'da Albay Zuppelli komutasında bir İtalyan birliğinin Osmanlı mevzilerine ilerlediği tespit edildi. Derne'nin doğusu, batısı ve en batısından donanmanın ateş koruması altında üç kol halinde ilerleyen İtalyanlar saat 09.30 civarında Derne'nin 10 kilometre güneyinde Ayn Derne Şelâlesi bölgesinde 100 kadar mücahidin pususuna düştü ve arazide gizlenmiş olan bu kuvvetin baskınına uğradı. Kısa sürede süngü muharebesine dönüşen çatışmada İtalyanlar saat 16.00'da mevzilerine geri çekilmek zorunda kaldı. 22.00'ye kadar devam eden çatışmada İtalyan güçleri 22 ölü ve 54 yaralı verdiler.[a] 24 Kasım çarpışmasının ardından İtalyan Genelkurmayı, bölgedeki kuvvetleri tümen seviyesine çıkartma kararı aldı. Aralık ortasında Derne'deki İtalyan gücü 13 tabur ve bir süvari grubu, bir 75 mm sahra bataryası, iki dağ bataryası, bir 149 mm obüs bataryası ve bir uçaktan oluşuyordu, toplam mevcudu 15.000 kişiydi.
İtalyan faaliyetlerinden Osmanlılar haberdardı. 30 Kasım'da Derne tahkimatlarına iki koldan keşif saldırısı düzenlediler. Üç saat süren çatışmada Osmanlılar iki ölü, üç yaralı verirken İtalyan kaybı sekiz ölü ve birçok yaralıydı. 3-4 Aralık gecesi başka bir taarruz daha planlansa da mücahitler arasındaki anlaşmazlık ve disiplinsizlik sebebiyle organizasyon tamamlanamadı, İtalyan karşı saldırısı sebebiyle baskın gerçekleştirilemedi. 6 Aralık'ta İtalyanlar Derne'nin batısındaki Suse'ye bir aldatma taarruzunda bulundular, ardından şehri bombaladılar. 7 Aralık'ta Osmanlılar Derne'nin güneydoğusunda üç piyade taburu ve bir dağ bataryasına saldırı düzenlediler. 16 Aralık'ta Derne'nin hemen dışında bir tabyayı onaran İtalyan güçlerine baskın düzenlendi. Çarpışmalar esnasında şehir içinde de ayaklanmalar başladı. Çatışmalar üç gün sürdü.
Osmanlılar ile Derne ve çevresi halkından yerel direnişçiler Derne ve çevresinde sürekli olarak tacizlerde bulunuyordu. Telgraf ve telefon hatlarının kesilmesi, İtalyanlara ulaşan su hatlarının tahrip edilmesi, mevzilerin tahrip edilmesi gibi gerilla savaşı saldırıları gerçekleştiriliyordu. 27 Aralık 07.00'de İtalyanlar topçu ateşi desteğiyle Osmanlı mevzilerine üç koldan hücuma başladı. Osmanlı güçleri saat 09.00'a kadar çatışmaya girmeden pusu düzeni almıştı. İtalyanlar 800 metre mesafeye geldiğinde dört Osmanlı topu Derne vadisinin batısındaki kola ateş açtı, kuvvetler de hücuma kalktı. Ani baskın karşısında bu kol 11.15'te geri çekildi. Saat 1
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Derne Muharebeleri hayat hikâyesinde anıyor Cemaleddin Efendi
“Şeyhülislam Cemaleddin Efendi de harbin uzamasının can ve mal kaybından başka bir işe yaramayacağını söylüyordu.”
-
Derne Muharebeleri hayat hikâyesinde anıyor Said Paşa
“Mehmed Said Paşa'nın ilk toplantısında eldeki mevcut imkânlarla mukavemet lüzumu kararlaştırıldı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.