Kısaca kimdir?
Damga (Eski Türkçe: tamga) bir şeyin üzerine bir işaret basmaya yarayan alet, mühür demektir. Ayrıca herhangi bir şeyin üzerine bu aletle bırakılmış olan işaret, iz anlamına da gelir. Türk halklarında ve Türk kökenli olmayan Kafkas halklarında boy/aşiret damgaları geleneği görülür (Batı Çerkesçe tamığe (тамыгъэ), Doğu Çerkesçe damığe (дамыгъэ), Abazaca adamğ (адамгъ)).
Eski Türkçede "Tamga" olarak söylenirken, günümüz Türkçesinde "Damga" biçimiyle yer alır. Ayrıca; Azerice Damğa, Tatarca Tamga, Başkurtça, Özbekçe, Kırgızca ve Uygurca da ise Tamğa olarak söylenir. Türkmenler ise (ğ-m değişmesiyle) "Tağma" biçiminde ifade ederler. Hatta Rusçaya dahi Tamga biçimiyle geçmiştir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Tarihte tamgalar
Tamga (Göktürkçe: tamga) Türklerin çeşitli boylarının çeşitli amaçlarla oluşturup kullandıkları simgelerdir. Tarihsel kökeni çok eskilere dayanan tamgalar (damgalar) bir iletişim gereksinimi olarak türemiştir. Bu sebeple hayvan, eşya ve hatta silahların damgalanması gibi harmanda elde edilmiş olan hububat da damgalanırdı. Erken Türkler, Kuzey Avrasya kıtasında yaygın olarak yaşamışlar, geçimlerini çobanlık ve avcılıkla sağlamaya başlamışlardı. Yazın yaylakta, kışın kışlakta yarı göçebe hayat sürdürmüşlerdi. Mevsim göçleri sırasında, sürülerin birbirlerine karışmaması için her boy, sürülerine kendi tamgasını vuruyordu. Harzemşahlar çağında yazılmış olan Mukaddimetü'l Edeb'de "Mühür bastı, bugdayga" şeklinde bir cümle görülmektedir. Daha sonraki çağlara ait olan Moğolca karşılığında ise yarı Türkçe yarı Moğolca olarak "Tamga daruba bugdayda" denmektedir.
02.2Oğuz boyları damgaları
- Aileler (oguşlar) birleşerek urug (oymak)ları, uruglar birleşerek boyları, boylar birleşerek bodunları, bodunlar da birleşerek elleri (illeri) oluşturur. Bu kelimenin baş harfi "i" ile "e" karışımı bir sesle okunmaktadır. Bozkırda en yüksek siyasal örgütlenme biçimi eldir. Bodun yöneticisine han, el yöneticisine kağan denilmektedir
- Kayı, Afşar, Bayat, Yazgır dört Oğuz boyları Reşideddin Fazlullah'a göre Bozok boy (sağ kolu) birliğine, diğer on ikisi de Üçok boy (sol kolu) birliğine uygundur. Cami’üt-Tevarih adlı kitabında iki grubun her biri on iki boyların Ordu'nun sağ ve sol kolundan oluştuğu aktarılmıştır
- Kaşgarlı Mahmud'a göre Divânu Lügati't-Türk'teki yirmi iki Oğuz bölüğünün tamga ları Kaşgarlı bu tamgaların davarlara, yılkı lara vurulduğunu söyler
- Kınık
- Kayığ (Kayı)
- Bayundur (Bayındır)
- Yıva (Iva)
- Salgur (Salur)
- Afşar (Avşar)
- Begtili (Beğdili)
- Bügdüz (Büğdüz)
- Bayat
- Yazır
- Eymür
- Каrabölük (Karaevli)
- Аlkabölük (Alkaevli)
- İgdir (İğdir)
- Üregir (Yüreğir)
- Tutırka (Dodurga)
- Ulayundluğ (Alayuntlu)
- Tüger (Döğer)
- Beçenek (Peçenek)
- Çuvaldar (Çavuldur)
- Çepni
- Çarukluğ (Çarıklı)
- Kızık
- Yazıcızāde ʿÂlì'nin, Tevârih-i Âl-i Selçuk adındaki eserinde Oğuz boyları
- Ḵayı, Bayat, Yazur, Döger, Ușar (Avşar), Ḳayzıḳ (Kızık), Alḳaövli, Ḳaraövlü, Davdarḡa (Dodurğa), Yaparlu, Bigdeli, Ḳarḳın
- Payındur (Bayındur), Becene (Biçene), Salur, İgdür, Bügdüz, Çavundur, Cibini (Çepni), Alayundlu, Evdagir (Üregir), Yıva, Ḳınuḳ
02.3Oğuz boylarının simgeleri
Damga-sembol (ongun) olarak sıkça kullanılan kartal, kudret ve kuvvetin temsilcisidir. Göksel hâkimiyeti, yükseklerde uçabildiği için yaratıcı’ya yakın oluşu ve insanlar arasında olan hadiseleri yaratıcı’ya haber verdiğine inanılması dolayısıyla kutsal sayılmıştır.
02.4Ongunlar
- Eski Oğuzca'da "ongun" kelimesi "totem" anlamındadır. Macar dilbilimci László Rásonyi Ongun'un Türkçe bir kelime olduğunu, Abdülkadir İnan ise Moğolca kökenli olduğunu ifade eder. Bahaeddin Ögel de "ongun" kelimesinin aslının Moğolca olduğuna katılırken Türkçesinin de "kök-menşe" anlamındaki "töz" olduğuna işaret eder. Oğuz destanlarına göre, her boyun bir kuş sembolü vardır. Bu kuşlar da genel olarak yırtıcı kuşlardan seçilmiştir. Moğol tarihçisi Reşideddin Fazlullah, bu kuşlara Ongon deyimini kullanmış ve bu suretle deyim günümüze kadar ulaşmıştır
- Ebulgazi Bahadır Han'ın Şecere-i Türk eserine göre Salur boyununki kartal, Dodurğa boyunun kızıl kartal ve Kınık boyunun da ak kartal'dır. Kartal, Altay mitolojisinde en büyük Tanrı sayılan Ülgen'in yedi oğlundan biridir
- Kınık boyu cürre karcığay, yani çakırdoğanın erkeği (Farsça cürre = kuşların erkeği)
- Kayı boyu sungur (Reşideddin Fazlullah'ın listesinde şahin'dir.), yani şahinlerin en büyüğü olan akdoğan
- Bayındır boyu laçin (Reşideddin Fazlullah'ın listesinde şahin'dir), gezgin şahin
- Yıva boyu tuygun, yani yaşlı erkek çakırdoğan. Prof. Bazin Özbekçedeki karşılığını bulmuştur: kari erkek karcıyağ
- Salur boyu bürgüt, yani kral kartal
- Afşar boyu çure-laçin, yani erkek Falco peregrinus
- Begtili boyu bahri, yani Pandion haliaetos
- Büğdüz boyu italyu (tam olarak köpekleri alan anlamındadır), yani Falco lanarius (Rusçada balaban), av için yetiştirilen dişi ya da kutsal doğan
- Bayat boyu ükü, yani grandük
- Yazır boyu turumtay (Reşîdüddîn Fazlullah'ın listesinde çakır'dır.), Falco columbarius aesalon
- Eymür boyu adı bilinmeyen bu kuşa isperi, Falco subbuteo
- Karabölük boyu küyenek sarı, yani küçük sarı kerkenez (küye'nin nek'le kısaltılmışı)
- Alkaevli boyu küyenek, yani kerkenez
- İğdir boyu karcığay, yani Falco columbarius
- Üreğir boyu biku, yani gecekuşu
- Tudırka boyu kızıl karcığay, yani kızıl çakırdoğan
- Ulayundluğ boyu yağalbay, Falco vespertinus
- Tüger boyu küçügen, yani kuzuların büyük çakırdoğanı
- Peçenek boyu ala toğunak, .lanius exubitor
- Çavuldur boyu buğdayınık. Kononov'un bunu Humay olarak yorumlaması yanlıştır. Kırgız halkbiliminde yer alır. Adının buğdaykuşu olduğu düşünülür
- Çepni boyu humay. Farsça hüma. Bu kez hatayı Ebulgazi Bahadur Han yapmıştır. Gerçekte ongun'ları kumay, yani kar çakırdoğanı
- Çarukluğ boyu sarı karcığay, yani sarı çakırdoğan
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Damga (işaret) hayat hikâyesinde anıyor Abdülkadir İnan
“Macar dilbilimci László Rásonyi Ongun'un Türkçe bir kelime olduğunu, Abdülkadir İnan ise Moğolca kökenli olduğunu ifade eder.”
-
Damga (işaret) hayat hikâyesinde anıyor Eymür boyu
“• Eymür boyu : adı bilinmeyen bu kuşa isperi, Falco subbuteo.”
-
Damga (işaret) hayat hikâyesinde anıyor Kayı boyu
“• Kınık boyu : cürre karcığay, yani çakırdoğanın erkeği (Farsça cürre = kuşların erkeği) • Kayı boyu : sungur (Reşideddin Fazlullah'ın listesinde şahin'dir.), yani şahinlerin en bü...”
-
Damga (işaret) hayat hikâyesinde anıyor Türk halkları
“Türk halklarında ve Türk kökenli olmayan Kafkas halklarında boy/aşiret damgaları geleneği görülür (Batı Çerkesçe tamığe (тамыгъэ), Doğu Çerkesçe damığe (дамыгъэ), Abazaca adamğ (ад...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.