Kısaca kimdir?
Bizans İmparatorluğu zamanından beri Bursa şehrinde Hristiyan ve Yahudi toplumları yaşamaktaydı. Bursa Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolüne geçtikten sonra da gayrimüslim toplumlar Bursa'da yaşamaya devam etti. 1831 yılında Bursa'da 10.552 hane müslüman ve 5.586 hane gayrimüslim yaşamaktaydı. Kiliseleri, sinagogları, cemaat okulları, idari yapıları ve yargı kurumları bulunan gayrimüslim azınlıklar, Osmanlı tebaası ve birer Osmanlı milleti olarak yaşadılar. Bursa'nın Osmanlı dönemindeki ticaret, zanaat ve tarım etkinliklerinde, kentin gelişiminde, Müslümanların olduğu kadar Rum, Ermeni ve Yahudi nüfusun da önemli bir payı olmuştur. 1915 Ermeni Soykırımı olayları ve 1923 Nüfus Mübadelesi sonucu Bursa'nın Hristiyan nüfusu büyük ölçüde azaldı. Yahudi nüfus ise İsrail'in kuruluşundan sonra giderek azalmıştır. Günümüzde Bursa'da gayrimüslim olarak ancak 60 civârında Yahudi vatandaşın yaşadığı tahmin edilmektedir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Bursa'nın Gayrimüslim Cemaatleri
Bursa'da Rum, Ermeni ve Yahudi olmak üzere belli başlı 3 gayrimüslim millet yaşamaktaydı. Osmanlı'nın dini esas alarak oluşturduğu millet sistemi içinde yer alan bu azınlık grupları da kendi içlerinde farklı cemaatler şeklinde yaşamaktaydı.
02.2Bursa Rumları
Bizans döneminden kalan ve Bursa'da yaşamaya devam eden Rumlardır. Bursa'nın Osmanlı tarafından fethi sırasında hisar içinde 7 mahalle ve 7 kiliseleri bulunmaktaydı. Bu kiliselerden bazıları camiye çevrilmiş (e.g. Üftade ve Şahadet Camileri ve Lalaşahin Medresesi), bazıları Osmanlı devri boyunca korunmuş ve cemaate hizmet etmiş, bazıları ise yıkılmıştır. Bizans mimarisi ve gümüş kubbesiyle dikkat çeken Saint Elias Manastırı (ya da Saint Elia, Gümüşlü Kümbet), Osman Bey'in vasiyeti üzerine yıkılarak Orhan Bey tarafından bugünkü Osman Gazi Türbesi olarak bilinen yere defnedilmiştir.
Bizans döneminde Uludağ manastır ve keşişleriyle ünlü, kutsal bir dağ olarak görülür ve bu dağa Olympos ya da Theoupolis (Tanrı Kenti) denirdi. Gerçekten de dağda 147 adet manastır bulunmaktaydı. Osmanlı'nın fethinden sonra keşişlerin yerini dervişler almaya başlamıştır. Osmanlı da bu dağa Keşiş Dağı demiştir.
19.yy'ın ortasına kadar Bursa'da 3 ayrı Rum cemaati bulunuyordu. Fetihten önce en büyük cemaat Surdibi'nde, bugünkü Zafer Plaza'nın karşısında yaşardı ve Agios Ioannes Prodromos adında büyük bir kiliseleri vardı. Başka bir grup I. Murad zamanında Demirkapı'dan göç ettirilen ve Demirkapı Mahallesi'ni kuran Rum cemaati idi. Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu. Simaviyan'dan göç ettirilip Kayabaşı Mahallesi'ni kuran Rumlar ise ayrı bir cemaatti. Agion Apostolon (Türkçesi: Aziz Havariler) adlı bir kiliseleri bulunuyordu. Bursa'nın Balıkpazarı (Suk-u Semek, Pazarı Mahi) mahallesi de Rum mahallesi idi.
Şehir merkezi dışında, Bursa'nın köy ve kazalarında da çok sayıda Rum cemaati yaşamaktaydı. Bursa'nın kazalarından Tirilye (Triglia), Mudanya (Moutania), Gemlik (Kios), İznik (Nikaia), Mustafakemalpaşa (Kirmasti), Karacabey (Mihaliç), Kurşunlu (Eligmoi) ve Gölyazı (Apolloniada) belli başlı Rum-yoğun yerleşim yerleriydi. Öyle ki, Tirilye Belediyesi (belediye başkanı Kasroğlu İstefani Ağa ve tüm üyeler) tamamen Rumlardan oluşuyordu. Aynı şekilde Gemlik Belediye Başkanı da Andronikos Efendi adında bir Osmanlı Rum vatandaşıydı.
02.3Bursa Ermenileri
Bursa Ermenileri çoğunlukla Setbaşı'nda yaşardı. Öyle ki, Setbaşı bir Ermeni mahallesiydi Semtin ileri gelenlerinden Nişan Taktakyan'ın ipek fabrikası o tarihlerde bulunduğu caddeye yani İpekçilik caddesine isim verdiği gibi, mahalle sakini Ermenilerin çoğunluğu ipekçilik üzerine çalışıyordu.
Setbaşı İpekçilik caddesinde Aziz Meryem Ana (Surp Asdvadzadzin, Bogosyan) Ermeni Kilisesi ve avlusundaki Ermeni okulu (Boğosyan Ermeni Okulu) bulunuyordu. Kiliseden günümüze arda kalan yalnızca iki katlı bir köşk. Bu köşk dönemin önemli din adamlarını misafir etmiş ve kimi kaynaklara göre de Metropolitlik olarak cemaatin idari binası şeklinde kullanılmıştır.
19. yüzyılda Ermenilerin bir kısmı Fransız misyonerlerin etkisinde kalarak, kadim Gregoryen inancını terk edip Katolik ya da Protestan mezhebine geçmiş ve kendi kiliselerini kurmuşlardı. Ancak, Protestan ve Katolik Ermeni cemaatlerine verilen kilise inşa hakkı, kadim Gregoryen Ermeni toplumuna verilmemekteydi. Zaman içinde artan Gregoryen Ermeni nüfusuna mevcut kilise yeterli gelmediği için, cemaat kiliseyi yıkıp yerine daha büyük bir kilise yapmak üzere gerekli izinleri almıştır. Bursa tarihine "Kilise Meselesi" olarak geçen olayda, 1794 yılının Ramazan ayının 28. günü yenilenen ve 6 kubbeli çok yüksek bir yapı halini alan kilise, Hoca Kadın önderliğinde bin kadar müslüman kadın tarafından, tamirin maksadını aşarak yapıyı büyüttükleri ve yükselttikleri iddiasıyla hedef alınmış ve bitişiğindeki evlerle birlikte kilise yakılmıştır. Cahil halk kitleleri, bir grup müslüman din adamının yaydığı "Bursa'ya bu kilise yüzünden yağmur yağmıyor" şeklindeki tahrikler ile galeyana gelmiş ve Ermeni toplumunun ibadethanesini yerle bir etmiştir. Sadrazam tarafından olayın failleri tespit edilip cezalandırılmış ve kilise (Aziz Meryem Ana Kilisesi) yeniden inşa edilmiştir.
02.4Bursa Yahudileri
16. yüzyıl kayıtlarına göre 1.200 kişi olan cemaatin nüfusu, 19. yüzyıla doğru 3.500-4.000 kişiye ulaşmış. O yıllar Bursa Yahudilerinin en kalabalık dönemidir. 1948'den sonra İsrail'e büyük bir göç oldu. 1960-1965 yıllarında Bursa'da 250 kadar Yahudi yaşıyordu. Bugün Bursa'da yalnızca 60 Yahudi yaşıyor.
Bursa'da Romanyot, Sefarad ve Aşkenaz olmak üzere her 3 Yahudi kavmi de ikamet etmekteydi ve her bir cemaatin de kendine has birer havrası (sinagogu) bulunurdu. Altıparmak Caddesi'nin yanında bulunan Yahudilik diye tabir edilen semtte (Arap Şükrü Sokağı) yaşarlardı. Aynı yerde üç sinagog vardı: Geruş, Mayor ve Etz Ahaim Sinagogları. Günümüzde Bursa Yahudileri çok küçük bir cemaat olarak yaşamaktadır. Arap Şükrü Sokağı'ndaki Geruş ve Mayor Sinagogları açık ve kullanılmaktadır. Cemaat azlığı nedeniyle devamlı bir din adamı yoktur; sinagoglar yalnızca bayramlarda ve Şabat günlerinde, İstanbul'dan gelen bir haham ile açılmaktadır. Bursa'da yaşayan ve yaşamakta olan başlıca aileler: Baruh, Saydon, Behar, Nahmiyas, Toledo, Eskenazi, Deleyon, Levi, Saban, Araf, Tovi, Kohen aileleridir.
Cemaatin şehirdeki tek mezarlığı olan Merinos Kavşağı'ndaki Yahudi Mezarlığı'nın, son yıllarda Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Stadyum Meydanı Projesinin tam ortasında kaldığı için, istimlak edileceği söylentileri basında yer almış ve cemaati tedirgin etmiştir.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Bursa'daki gayrimüslimler hayat hikâyesinde anıyor Osman Gazi
“Bizans mimarisi ve gümüş kubbesiyle dikkat çeken Saint Elias Manastırı (ya da Saint Elia, Gümüşlü Kümbet), Osman Bey'in vasiyeti üzerine yıkılarak Orhan Bey tarafından bugünkü Osma...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.