Kısaca kimdir?
Ahmet Ferit Tek (7 Mart 1878, Bursa - 25 Kasım 1971, İstanbul), Türk siyasetçi, diplomat, fikir adamı.
Türk Ocağı'nın kurucularından ve derneğin resmî kuruluşundan sonraki ilk genel başkanıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk İçişleri Bakanı'dır. Son Osmanlı Meclisi Mebusanı'nda, TBMM 1. Dönem ve 2. Dönem'de milletvekilliği, I. ve II. İcra Vekilleri Heyeti'nde ve 1. Hükûmet ve 2. Hükûmet'te bakanlık, sonrasında diplomatlık yaptı. Fecr-i Ati döneminin kadın yazarlarından Müfide Ferit Tek'in eşi, sanat tarihçisi Emel Esin'in babasıdır.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Ailesi ve öğrenim yılları
7 Mart 1878 tarihinde Bursa'da doğdu. İstanbullu bir aileye mensuptur. Babası Maliye muhasebecilerinden Mustafa Reşit Bey, büyük babası kadı Asım Efendi'dir. Annesi Bursalı İbrahim Ağa'nın kızı Hanife Leyla Hanım'dır.
Öğrenimine Darü'l-Feyz Mektebi'nde başladı. Gülhane Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra asker olma isteği ile Kuleli Askeri İdadisi'ne girdi. Askeri eğitime 1894 yılında girdiği Harbiye Mektebi'nde devam etti. 1896 yılında piyade asteğmen rütbesi ile mezun oldu.
Bir sene Erkan-ı Harbiye sınıfında çalıştı. 1897 ve 1898 yıllarında meşrutiyetçi öğrencilere karşı soruşturma başlatılmıştı. Arkadaşı Yusuf Akçura'yı korumak istemesi sonucu tutuklandı. 102 gün Taşkışla'da mahkûm olduktan sonra İstanbul'dan Fizan'a sürüldü. 8 Eylül 1897'de İstanbul'dan ayrıldı, sürgün edilen diğer mahkûmlarla Şeref isimli vapurla yaptıkları bir haftalık yolculuktan sonra Trablusgarp'a vardı; onları Fizan'a götürecek yol parası temin edilemediğinden Trablusgarp'ta hapsedildiler. Bir yıl boyunca Trabulusgarp'ta zindanda kaldı. 1898 yılında affedildi ve rütbesi iade edildi. Trablusgarp Fırkası Erkan-ı Harbiye'sinde memuriyete başladı. Eşi Müfide Ferit Hanım ile Trablusgarp'ta bulunduğu sırada tanıştı.
Yusuf Akçura ile birlikte 1900 yılında Trablusgarp kıyılarından bir kayığa binerek Tunus'a ve oradan Paris'e kaçtılar. Fransa’da bir taraftan siyasi faaliyetlere devam ederken diğer taraftan Paris Siyasi İlimler Mektebi'ne (Ecole Libre des Sciences Politiques) devam ederek, 29 Haziran 1903 tarihinde okulu yedinci olarak ve onur ödülü alarak bitirdi.
Öğrenci iken, 4 Şubat 1902 tarihinde toplanan I. Jön Türk Kongresi'ne katıldı. Paris'e gelerek Versailles Lisesi'nde öğrenime başlamış olan Müfide Ferit ile 1907’de evlendi. Bu evlilikten 1914 yılında bir kızı (Emel Esin) dünyaya geldi.
02.2Mısır yılları ve yurda dönüşü
1903-1908 yılları arasında kesin olarak belli olmayan bir tarihte Kazan'a gitti ve arkadaşı Yusuf Akçura'yı ziyaret etti. Ziyaretinin ardından, Türkiye’ye dönemediği için Mısır'a yerleşti. Kahire'de yayınlanan Türk gazetesinde yazılar yazdı.
II. Meşrutiyet'in ilanı üzerine 1908 yılında İstanbul'a döndü. Şura-yı Ümmet Gazetesi'nde yazılar yazdı. Mekteb-i Mülkiye'de "18. Asır Siyasi Tarihi" dersleri verdi. 1913 yılında İstanbul'dan uzaklaştırılıncaya kadar bu görevini sürdürdü. Ayrıca 1909 yılında Ahmet Rıza Bey'in teklif ettiği Meclis-i Mebusan başkatipliği görevine atandı.
02.3Siyaset Yaşamı
Kütahya mebusu Saffet Paşa'nın istifası üzerine Kütahya mebusu seçilerek 18 Kasım 1909 tarihinde itibaren Meclis-i Mebusan'da mebus olarak yer aldı. Mecliste İttihat ve Terakki Fırkası’nı açıkça eleştirmesi, 1909 yılında partiden ihraç edilmesine neden oldu. 1912 seçimlerinde meclis dışında kaldı.
5 Temmuz 1912 tarihinde Millî Meşrutiyet Fırkası’nı kurdu. Parti kuruluşunda yer alan diğer arkadaşları Yusuf Akçura, Müderris Zühdü Bey, Mehmed Ali ve Cami Beyler idi. Partinin programında şu fikirler yer alıyordu: Türkler yüzyıllardır İmparatorluğun hudutlarında çarpıştı. Kendi illerini ihmal etmek durumunda kaldılar. Türk illerinin kalbi olan Anadolu bakımsızdır. Türklerin de kendi millî kaderlerini düşünmesi saati çalmıştır.
22 Eylül 1912 tarihinde partinin yayın organı olan İfham gazetesini yayına çıkarmaya ve "İfham Kütüphanesi" adı altında bir dizi kitap basmaya başladı. Gazetede ateşli yazılar yazdı. Yazılarında Türklük ve İslamiyet dayanışmasına büyük önem verdi. Milliyet fikri ve milliyetçilik ülküsünü gerçeklik şuuru ile dengelemeye, her türlü siyasi düşüncenin üstünde değişmez prensip olarak yerleşmesine büyük önem vermiştir.
Türk Ocağı adlı derneğin Askeri Tıbbiyeliler arasında 1911 yılında başlayan kuruluş çalışmaları sırasında Mehmet Emin Bey (Yurdakul) başkanlığında geçici bir idare heyeti kurulmuştu. Resmî olarak 25 Mart 1912 tarihinde kurulan Türk Ocağı'nın ilk Genel Başkanı Mehmet Emin Bey oldu.
Balkan Savaşı sırasında Çatalca'daki genel karargâhta yüzbaşı rütbesiyle bir süre görev yaptı ancak Londra Antlaşması'nın imzalanması üzerine yeniden gazetesinin başına döndü. Gazete, Mahmud Şevket Paşa'nın katli hakkındaki bir haber nedeniyle 13 Haziran 1913 günü kapatıldı. Mehmet Emin, önce Sinop'a iki yıl sonra Bilecik'e sürgün edildi. Bu yıllarda en yakın arkadaşı Refik Halit (Karay) oldu. I. Dünya Savaşı, o sürgünde bulunduğu sırada patlak verdi.
Savaş sırasında bağımsızlığını kazanan Ukrayna'nın merkezi Kiev'e 1918 yılında başkonsolos tayin edildi. Bir yıl sonra ülke Bolşevik işgaline uğrayınca İstanbul'a döndü.
Bir süre Damat Ferit Paşa kabinesinde Nafia Nazırı (Bayındırlık Bakanı) olarak görev yaptı ve Maliye Nezareti'ne vekalet etti. Millî Meşrutiyet Fırkası'ndaki arkadaşlarıyla Millî Türk Fırkası adında yeni bir milliyetçi siyasi parti kurdu. 12 Ocak 1920 tarihinde toplanacak Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na tekrar Kütahya mebusu olarak girmek üzere seçimlerde aday oldu, İstanbul mebusu seçildi. Birkaç ay sonra meclis, işgal güçlerinin baskısıyla kapatılınca millî mücadelenin yürütüldüğü Ankara'ya geçti.
30 Mayıs 1920 tarihinde Ankara'ya geldi ve İstanbul mebusu olarak 1. TBMM'de yerini aldı. Birkaç ay sonra Maliye Bakanı oldu ancak bütçe görüşmelerinde çıkan bir anlaşmazlık sonucu diğer bakanlarla birlikte 16 Mayıs 1921 tarihinde istifa etti. 26 Ekim 1921 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından TBMM Paris temsilcisi olarak atandı, milletvekilliğinden izinli sayıldı. 1923 yılında Lozan görüşmelerine katıldı.
30 Ekim 1923 tarihin
02.4Diplomatlık Yılları
1925 yılından sonra tamamen Hariciye'nin hizmetine girdi. 6 Mayıs 1925 tarihinde Londra’ya büyükelçi olarak atandı. İngiltere'nin Ankara Büyükelcisi Sir Percy Loraine'e göre, Bolşevik yanlısıydı. Ayrıca frsatçı ve prensipsiz biri olarak tanımladığı Tek'in eşinin Londra Büyükelçiliği'ndeki başarısında büyük bir etken olduğunu söylemektedir. Yedi yıl bu görevi sürdürdükten sonra 1932’de Varşova büyükelçiliğine atandı. Bu görevine de aralıksız yedi yıl devam etti. Bu arada 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun çıkması ile "Tek" soyadını aldı. 1939'da merkezde görevlendirildi. Son olarak 5 Aralık 1939 tarihinde Tokyo Büyükelçiliği görevinde bulundu. Yaş haddi gelince, görev süresi bir yıl uzatıldı. 1943 yılında emekliye ayrıldı. 25 Kasım 1971 tarihinde öldü.
Ahmet Ferit Tek, Fransızca ve İngilizce bilmekteydi. İstiklal Madalyası ile Lehistan Devleti Beyaz Kartal Nişanının Büyük Kordonu'na sahipti.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Ahmet Ferit Tek hayat hikâyesinde anıyor Emel Esin
“Fecr-i Ati döneminin kadın yazarlarından Müfide Ferit Tek'in eşi, sanat tarihçisi Emel Esin'in babasıdır.”
-
Ahmet Ferit Tek hayat hikâyesinde anıyor İttihat ve Terakki
“Mecliste İttihat ve Terakki Fırkası’nı açıkça eleştirmesi, 1909 yılında partiden ihraç edilmesine neden oldu.”
-
Ahmet Ferit Tek hayat hikâyesinde anıyor Mahmud Şevket Paşa
“Gazete, Mahmud Şevket Paşa'nın katli hakkındaki bir haber nedeniyle 13 Haziran 1913 günü kapatıldı.”
-
Ahmet Ferit Tek hayat hikâyesinde anıyor Şevket Paşa
“Gazete, Mahmud Şevket Paşa'nın katli hakkındaki bir haber nedeniyle 13 Haziran 1913 günü kapatıldı.”
-
Ahmet Ferit Tek hayat hikâyesinde anıyor Soyadı Kanunu
“Bu arada 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun çıkması ile "Tek" soyadını aldı.”
-
Ahmet Ferit Tek hayat hikâyesinde anıyor Yusuf Ak
“Arkadaşı Yusuf Akçura'yı korumak istemesi sonucu tutuklandı.”
-
Ahmet Ferit Tek hayat hikâyesinde anıyor Yusuf Akçura
“Arkadaşı Yusuf Akçura'yı korumak istemesi sonucu tutuklandı.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.