Kısaca kimdir?
Adam Neuser (yaklaşık 1530 – 12 Ekim 1576), Teslis Karşıtı görüşlere sahip olduğu için tutuklanarak işkence görmüş bir Protestan Alman papazdı. Osmanlı padişahından yardım istedi ve daha sonra İstanbul'a kaçtı. İsa'nın tanrı olduğunu reddederek Müslüman oldu. Daha sonra Osmanlı sarayında çalıştı ve Teoloji araştırmalarına devam ederek Hristiyan din adamları ile tartışıp onları İslam'a geçirmeye çalıştı.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1İlk yılları
Neuser, Gunzenhausen'de doğdu. 1560'larda Heidelberg'de kiliselerde çalıştı ve popüler bir papaz ve din adamı oldu. 1560'ların sonlarında gelişen kilise disiplini konusundaki tartışma sırasında Neuser, Thomas Erastus liderliğindeki Disiplin Karşıtı ve dolayısıyla Kalvinist karşıtı grubun önde gelen bir üyesi oldu. Kilise rejimine olan hoşnutsuzluğu, ortodoks Hristiyan dogmasına ilişkin şüphelerinde rol oynadı.
02.2Teslis eleştirisi ve Osmanlı'ya sığınması
Daha sonra Tanrı'nın üç kişiliği olduğunu savunan Teslis doktrinine sert bir şekilde saldıran mektuplar yazdı. Neuser, başka bir Teslis Karşıtı Johann Sylvan ile birlikte Türklerle diyalog kurmaya çalıştı. 1570'te İstanbul'daki Padişah II. Selim'e bir mektup yazarak, Hristiyanlığın yozlaştığını, İslam'ın daha iyi olduğunu ve bu nedenle padişahın ordusunu alıp Avrupa'yı fethetmesi gerektiğini ileri sürdü. Bu mektubu asla göndermedi, ancak mektup elinde bulundu ve arkadaşlarıyla beraber İsa Mesih'ın tanrılığını inkâr etme suçundan hapsedildi ve ölüme mahkûm edildi. Ortağı Johann Sylvan işkence gördü ve başı kesildi. Neuser suçuna itiraf etti ama hapisten kaçmayı başardı. Daha sonra Müslüman oldu ve Osmanlı Padişahına hizmet etmek üzere İstanbul'a gitti. Teslis karşıtı ziyaretçiler İstanbul'a geldiğinde, "onları İslam inancına dönüştürmek için elinden gelenin en iyisini yaptı". Neuser aynı zamanda Teslis'i yalanlayacak Hristiyan kaynakları araştırmaya devam etti. Hristiyanlıktan İslam'a geçmiş bir Macar olan Muhammed bin Abdullah'ın Hristiyanlık eleştirilerini okudu ve arkadaşlarına tavsiye etti.
02.3Mektup metni
Osmanlı padişahına yazdığı mektup, şu anda Heidelberg'deki Arşivlerde bulunan Antiquities Palatine'e dahil edilmiştir:
Almanya'da bir Hristiyan olarak doğan ve bugün Almanya'nın en bilgili insanlarının yaşadığı Heidelberg'de vaizlik ünvanına erişen ben Adam Neuser, siz majestelerine, tebaanızın ve Tanrı'ya inanan insanlarınızın arasına kabulüm için Tanrı ve Peygamber [Muhammed] aşkına, ki ona selam olsun, bütün samimiyetimle yalvarıyorum.
Çünkü her şeye gücü yeten Tanrı'nın lütfuyla, Öğretilerinizin ve Dininizin saf, açık ve Tanrı katında makbul olduğunu görüyor, biliyor ve bütün benliğimle inanıyorum.
Putperest Hristiyanların arasından çıkmamın, cemaatimin içinden pek çok düşünceli insanın sizin inancınıza ve dininize sarılmasına yol açacağına eminim: çünkü daha sonra size bizzat anlatacağım gibi, aralarında en bilgili ve akıl sahibi olanlardan benimle aynı duyguları paylaşanlar var ve ben Maide Suresi'nde bahsi geçen kişilerden olduğumu kesinlikle biliyorum.
Ey büyük Sultan, bilin ki; Kur'ân'ı zevk duyarak okuyorum ve Peygamberimizin getirdiği dinin hak olduğuna Tanrı'nın huzurunda şahitlik ediyorum. Bu sebeple beni dinlemeniz ve Tanrı'nın inayetiyle hakka nasıl ulaştığımı anlamanız için Tanrı ve O'nun peygamberi aşkına, ki ona selam olsun, size yalvarıyorum.
Ancak her şeyden önce zina, hırsızlık ve cinayet gibi işledikleri suçlar yüzünden kendi memleketlerinde emniyetleri olmayan ve korunma isteyen Hristiyanlardan olmadığımı ve daha bir yıl öncesinde sizden iltica talebinde bulunmaya karar verdiğimi bilmenizi isterim. Bu amaçla yollara düştüm ve Presburg'a ulaştım; ancak Macar dilini konuşamadığımdan daha ileri gidemedim ve eğer bir suçtan ötürü kaçmış olsaydım geri dönemeyeceğim memleketime dönmek zorunda kaldım. Dininizi seçerken kimsenin baskısına uğramadım; hem Müslümanlardan bu kadar uzakta ve hiçbirini tanımazken bu dediğim nasıl mümkün olabilir ki?
Bu yüzden majesteleri, beni esir düşüp kendi rızaları olmadan dininize giren ve fırsatını bulup kaçtıklarında eski inançlarına dönen Hristiyanlardan saymasınlar. Majestelerinin söyleyeceklerime kulak verip gerçek hikayemi öğrenmesi için bir kez daha yalvarıyorum.
İmparator'dan sonra Almanya'da en güçlü prens olan Eyalet Reisi tarafından Heidelburg Üniversitesi kürsüsüne vâiz olarak atandıktan sonra, dinimiz Hristiyanlık'taki uyuşmazlıkları ve kopuklukları uzun uzun düşündüm:
Bizim dinimize mensup insan adedince farklı kanaatler vardır. Peygamber İsa Mesih'ten itibaren Kutsal Metinleri yorumlayan müfessirlerin dediklerini bir yana bırakarak yalnız Musa'nın emirleri ve İncil üzerinde yoğunlaştım. Daha sonra, kendimi ve cemaatimi yanlış yola sürüklemekten korkarak bana doğruyu göstermesi için Tanrı'ya bütün samimiyetimle yalvardım.
Tanrı "Tek Tanrı'ya Niyaz" metinlerini bana göstermeyi murad etti ve ben bu metinler hakkında Hristiyanların yanlış yere iddia ettikleri gibi İsa Mesih'in getirdiği dinde kendisinin Tanrı olduğunu söylemediğini ve aslında her şeyin dizgininin tek bir Tanrı'nı
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.