biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Kültür & Sanat
  3. Abdullah Öcalan
Kültür & Sanat · d. 1949

Abdullah Öcalan Suriye'den sınır dışı edilmesi

Abdullah Öcalan (d. 4 Nisan 1949, Halfeti) veya zaman zaman kullanılan kısa adıyla Apo, çeşitli uluslararası kuruluşlar ve ülkeler tarafından terör örgütü olarak tanımlanan ayrılıkçı örgüt PKK'nın kurucusudur.

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Erken yıllar1949–2026
19491990bugün
01

Kısaca kimdir?

Abdullah Öcalan (d. 4 Nisan 1949, Halfeti) veya zaman zaman kullanılan kısa adıyla Apo, çeşitli uluslararası kuruluşlar ve ülkeler tarafından terör örgütü olarak tanımlanan ayrılıkçı örgüt PKK'nın kurucusudur.

1978'den yakalandığı 1999 yılına kadar, lideri olduğu PKK tarafından gerçekleştirilen şiddet içeren olaylar sonucunda 4.472 sivil, 3.874 asker, 1.225 köy korucusu ve 247 polis ölmüş; 6.036 silahlı saldırı, 3.071 bombalı saldırı, 388 silahlı soygun gerçekleşmiş ve 1.046 insan kaçırılmıştır. Öcalan gerçekleştirilen saldırı ve ölümlerin verilen sayılardan daha yüksek olduğunu iddia etmiştir. Bu yaşananların PKK tarafından yürütülen silahlı mücadelenin bir parçası olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, bu saldırıların kendi emri doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve bunları gerçekleştiren örgütün birinci derecede sorumlusunun kendisi olduğunu açıklamıştır. İnsan Hakları İzleme Örgütü, 1992 ve 1995 yılları arasında, Öcalan'ın yönettiği PKK tarafından; çoğunluğu devlet memuru, öğretmen ve sivil olmak üzere en az 768 kişinin yargısız infaz edildiğine ve aynı zaman aralığı içerisinde örgütün gerillaları tarafından gerçekleştirilen 25 farklı katliamda 39 kadın ve 76 çocuk dâhil toplam 360 sivilin katledildiğine inanmıştır. Çok sayıda Kürt köylü, Öcalan'ın emri ile işbirlikçi veya muhbir oldukları şüphesiyle kaçırılmış ve öldürülmüştür. 1995 ve 1999 yılları arasında, örgütün çoğunlukla kadınlardan oluşan "intihar timleri" tarafından Türkiye genelinde 21 farklı intihar saldırısı gerçekleştirilmiştir. 1980'li yıllardan 1998 yılına kadar PKK mensupları tarafından özellikle sivillere ve esirlere karşı işlenen insan hakları ihlallerini kınayan Uluslararası Af Örgütü; işlenen bu suçlardan dolayı Öcalan'ın adil bir şekilde yargılanmasını istemiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü de insanlığa karşı suç işlediği düşünülen Öcalan'ın sığınma talebinin hiçbir ülke tarafından kabul edilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Öcalan, yakalandığı zaman sivillere karşı yapılan eylemleri desteklemediğini beyan etmesine rağmen, yakalanmadan önce sivillere yönelik yapılan hiçbir saldırıyı kamuoyunun önünde yazılı veya sözlü olarak kınamamış hatta 1995 ve 1996 yıllarında örgütün yurt içi ve yurt dışındaki belirli sivil hedeflere yönelik bombalı saldırıları yoğunlaştırması gerektiğini belirtmiştir.

2 Şubat 1999 tarihinde, Yunan Ulusal İstihbarat Teşkilatı mensupları ile Kenya, Nairobi'de bulunan Yunan Konsolosluğu'na özel bir uçakla getirildi. 15 Şubat 1999'da, üst düzey Yunan yetkililerin baskısı sonucu konsolosluktan çıkartıldı ve götürüldüğü Nairobi Havalimanı'na operasyon düzenleyen Türk güvenlik güçlerince yakalanıp, Türkiye'ye getirildi. Türkiye, Öcalan'ın yakalandığını 16 Şubat 1999'da Başbakan Bülent Ecevit'in yaptığı, "Abdullah Öcalan Türkiye'dedir" açıklamasıyla öğrendi. 30.000 kişinin ölümünden sorumlu olmakla suçlandı. 28 Nisan 1999'da, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesine göre vatana ihanet suçu gereğince hakkında idam cezası istendi. "Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetme

02

Suriye'den sınır dışı edilmesi

—Suriye'den sınır dışı edilmesi

Eylül 1998'de Türkiye, Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Suriye'yi, Öcalan'ı sınır dışı etmeye zorlama kararı alındı. 16 Eylül'de Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş, sınır yakınlarında Suriye'ye yönelik bir açıklama yaptı. Meclis açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de "Suriye'nin teröre destek vermeye devam etmesi halinde karşılık verileceğini" söyledi. Bu uyarı, Türk askerlerinin Suriye sınıra yakın bölgelerde konuşlandırılması ile desteklendi. 3 Ekim'de Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek Ankara'ya gelerek arabuluculuk temasları yaptı, ancak hükûmet Öcalan'ın sınır dışı edilmesi konusunda kararlılığını yineledi. Baskıya dayanamayan Suriye hükûmeti önce sınıra yakın PKK kamplarını kapattı, ardından Öcalan'ı ülkeden sınır dışı etti. Öcalan'ın Suriye'den sınır dışı edilmesini protesto etmek amacıyla 9 Ekim ve 12 Aralık 1998 tarihleri arasında, Türkiye genelinde 44 PKK hükümlüsü kendini yakmış, bunların 11'i ölmüştür. Türkiye dışında ise 16 kişi kendisini protesto amacıyla yakmıştır.

9 Ekim 1998'de Suriye'ye ait bir uçak, Öcalan ve PKK'nın Yunanistan temsilcisi Ayfer Kaya'yı Yunanistan'a götürdü.[b] İltica talebi kabul edilmeyen ve ülkeyi üç saat içinde terk etmesi söylenen Öcalan, özel jetle Moskova'ya geçti. Öcalan'ın 4 Kasım'da Rusya'ya yaptığı iltica talebi Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma tarafından kabul edildi, ancak Rusya hükûmeti Öcalan'ın ülkeden ayrılmasını istedi. 12 Kasım'da İtalyan Komünist Yeniden Kuruluş Partisi'nin bir üyesi Moskova'ya gelerek Öcalan'la buluştu ve onu Roma'ya götürdü, Roma'ya sahte pasaportla varan Öcalan tutuklandı. Bu sırada, İnsan Hakları İzleme Örgütü dönemin İtalya Başbakanı Massimo D'Alema'ya bir mektup gönderdi; bu mektupta, 14 yıllık Türkiye-PKK çatışması sırasında yaptığı suistimal ve istismarlar nedeniyle Öcalan hakkında İtalyan mahkemelerince kovuşturma açılması istendi. Türkiye de Öcalan'ın iadesini istedi, ancak İtalya kabul etmedi. İtalyan hükûmeti, Öcalan'ı Almanya'ya göndermek için çaba sarf etti, bu esnada PKK Batı Avrupa'da şiddet içeren eylemler düzenliyor, Türkiye'de ise İtalyan ürün ve hizmetlerine karşı gayriresmî bir boykot gerçekleşiyordu. Bu şartlar altında Almanya Öcalan'ı İtalya'dan istemeyerek sorunun dışında kalmayı tercih etti. Bu esnada İtalyan mahkemeleri Öcalan'ı serbest bırakmış, Öcalan Roma dışında bir villaya yerleşmişti. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Avrupa ve Orta Asya direktörü Holly Cartner, İtalya'nın Öcalan'ı serbest bırakmasının ''şok edici bir haksızlık'' olduğunu söylemiş; Öcalan'ın derhal ''İtalya'da veya özgür ve adil yargılanabileceğinden emin olunabileceği başka bir ülkede, masum sivillerin ahlaksızca öldürülmesinden sorumlu tutulup" yargılanması gerektiğini ifade etmiştir. Bu esnada Yunanistan hükûmetinden bir grup, Öcalan'ı Afrika'da bir yere gönderme konusunda girişim başlattı.

Abdullah Öcalan · diğer bölümler

← Abdullah Öcalan profilinin tamamı

03

Üretimleri

Hakkında yazılanlar

1992Seçme Yazılar, Cilt I, Melsa Yayınları, İstanbul, Ekim . ISBN 975-345-017-6
1993Seçme Yazılar, Cilt II, Zagros Yayınları, İstanbul, Haziran . ISBN 975-7865-03-6
1993Politik Rapor, Zagros Yayınları, Nisan . ISBN 975-7865-01-X
2002Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa (AİHM Savunmaları) I. Cilt, Mezopotamya Yayınları, Köln, Mart . ISBN 3-93-27-5
2002Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa (AİHM Savunmaları) II. Cilt, Mezopotamya Yayınları, Köln, Mart . ISBN 3-93-28-3
2011Demokratik Konfederalizm, Transmedia Publishing Ltd., , Honolulu. ISBN 978-0-9567514-2-3.
04

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Abdullah Öcalan Ankara Demokratik Yüks... Atilla Ateş Cemil Bayık Çetin Güngör Deniz Gezmiş Doğu Perinçek Duran Kalkan Haki Karer
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği

    “1973 yılında Ankara'da arkadaşlarıyla kiraladığı bir evde siyaset toplantıları düzenlemeye başladı, 1974 yılında bir grup öğrenci ile birlikte Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Dern...”

  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Atilla Ateş

    “16 Eylül'de Kara Kuvvetleri Komutanı Atilla Ateş, sınır yakınlarında Suriye'ye yönelik bir açıklama yaptı.”

  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Cemil Bayık

    “Derneğin kurucuları arasında, şu an KCK Yürütme Kurulunda bulunan ve PKK'nın kurucu isimlerinden olan Cemil Bayık, Duran Kalkan, Rıza Altun, Mustafa Karasu ve ölen kuruculardan ola...”

  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Çetin Güngör

    “Kasım 1985'te Öcalan'ın liderliğine itirazları olan ve örgütün kurucuları arasında yer alan Semir kod adlı Çetin Güngör, Stockholm'de bir toplantıda öldürüldü.”

  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Deniz Gezmiş

    “Çevresindekilere, "Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan'ın gerilla yöntemlerini birleştirmek gerektiğini" söyledi.”

  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Doğu Perinçek

    “31 Mart 1972 tarihinde, Doğu Perinçek liderliğindeki Türkiye İhtilalci Komünist Partisi tarafından yayınlanan Şafak Bildirisi'ni SBF'de dağıttı.”

  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Duran Kalkan

    “Derneğin kurucuları arasında, şu an KCK Yürütme Kurulunda bulunan ve PKK'nın kurucu isimlerinden olan Cemil Bayık, Duran Kalkan, Rıza Altun, Mustafa Karasu ve ölen kuruculardan ola...”

  • Abdullah Öcalan hayat hikâyesinde anıyor Haki Karer

    “Derneğin kurucuları arasında, şu an KCK Yürütme Kurulunda bulunan ve PKK'nın kurucu isimlerinden olan Cemil Bayık, Duran Kalkan, Rıza Altun, Mustafa Karasu ve ölen kuruculardan ola...”

05

Kaynaklar

0kaynak kaydı
0farklı yayıncı
0ansiklopedi maddesi
0zaman çizelgesi olayı

Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

06

Ne değişti?

  1. Profil oluşturuldu

    0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.

07

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
08

Buradan nereye?

Kültür & Sanat alanındaki tüm profiller →