Kısaca kimdir?
27 Aralık Muhtırası, 27 Aralık 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülend Ulusu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'un imzasını taşıyan ve dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e verilen uyarı mektubudur.
12 Eylül Darbesi'nden yaklaşık bir sene önce verilen bu muhtırada; Türk Silahlı Kuvvetlerinin, "anarşi, terör ve bölücülüğe karşı siyasal partilerin ve diğer anayasal kuruluşların bir araya gelmelerini ve gereken tedbirleri almalarını ısrarla istediği" vurgulanmıştır. Muhtıra sonrası istenen ortam sağlanamamış ve ordu 12 Eylül 1980'de yönetime el koymuştur.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Güvenlik sorunları
1979 yılında gittikçe tırmanan sağ-sol çatışması sonucu 1.252 kişi öldü, 5.400 kişi yaralandı.
Doğu'daki bölücülük sorunu, askerleri endişelendirdi. 23 Nisan 1979 günü yapılan Sıkıyönetim Koordinasyon Toplantısı'nda Adalet Bakanı Mehmet Can, bir örnek olarak, "Bingöl'de okullarda İstiklal Marşı söylenmemektedir. Atatürk'ün resmi sınıflardan alınıp çamura atılmış. Öğretmen mâni olmaya kalkmış, öldürmüşler." dedi.
Abdi İpekçi, Cevat Yurdakul, İlhan Egemen Darendelioğlu, Cavit Orhan Tütengil gibi kamuoyunun yakından tanıdığı kişilere düzenlenen suikastlar ülke gündemini sarstı.
02.2Siyasi istikrarsızlık
Muhtıra'nın verilmesinin altında yatan en önemli sebeplerden birisi siyasi istikrarsızlık olarak görüldü. Özellikle de siyasi nedenlerle işlenen cinayetler ve artan siyasi kutuplaşma ile bu kutuplaşmaya bağlı olarak yükselen nefret, muhtıranın verilmesindeki en önemli etkenlerden biri olarak kabul edildi. Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit başta olmak üzere siyasilerin ve partilerinin uzlaşmazlığı ve sert çekişmelerinin de Silahlı Kuvvetlerce ülkenin sorunlarının çözümsüz kalmasında temel neden olduğu düşünüldü.
02.3Ekonomik bunalım
Başbakan Süleyman Demirel'in, "70 cente muhtacız." sözü ile özetlenen dış ticaret açığındaki artış ve döviz darboğazı, işsizlik, kıtlık ve iş yeri anlaşmazlıkları ekonomik bunalımı artırdı. 1979'da enflasyon %70'in üzerine çıktı. Bülent Ecevit döneminde yapılan zamları eleştiren ve, "Bu ekonomik tedbirler vatandaşın kanını emme hareketidir. Ecevit istifa etmelidir." diyen Demirel de birçok ürüne zam yaptı.
02.4Muhtıra
Sayın Cumhurbaşkanım,
Ülkemizin içinde bulunduğu ortamda devletimizin bekası, milli birliğinin sağlanması, halkın mal ve can güvenliğinin temini için; anarşi, terör ve bölücülüğe karşı parlamenter demokratik rejim içerisinde Anayasal kuruluşların ve özellikle siyasi partilerin, Atatürkçü milli bir görüşle müştereken tedbirler ve çareler aramaları kaçınılmaz bir zorunluk olarak görülmektedir.
Milli Güvenlik Kurulunun muhtelif toplantılarında bu konuda alınan kararların muhalefete mensup siyasi partilerin kısır tutum ve davranışları yüzünden olumlu sonuçlara götürülemediği yüksek malûmlarıdır.
Kuvvet Komutanları ile beraber yaptığım son gezilerimde Ordu ve Kolordu Komutanı seviyesindeki general ve amirallerle görüşmelerimde, milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, süratle bir sonuca ulaşabilmek için gerekli tedbirlerin müştereken tespiti amacı ile, tüm Anayasal kuruluşlar ve siyasi partilerin bir kere daha uyarılması bütün Komutanlarca müştereken dile getirildi.
Bu karar ışığında Türk Silahlı Kuvvetlerinin görüşlerini, Milli Güvenlik Kurulu Başkanı olarak Zat-ı âlilerine sunuyorum.
Gereğini yüksek takdirlerine arz ederim.
Orgeneral Kenan Evren
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Görüşü
Ülkemizin içinde bulunduğu son derece önemli siyasi, ekonomik ve sosyal ortamda her geçen gün hızını biraz daha artıran anarşi, terör ve bölücülüğe karşı milli birlik ve beraberliğin sağlanabilmesi için, Türk Silahlı Kuvvetleri, ülke yönetiminde etkili ve sorumlu Anayasal kuruluşları ve özellikle siyasi partileri göreve davet etmek mecburiyetinde kalmıştır.
Kahramanmaraş olaylarının yıldönümünde, henüz ilk ve orta öğretim çağındaki evlatlarımızın örgütlü eylemciler tarafından zorla sürüklendikleri anarşik olaylar ibretle müşahade edilmektedir.
Anayasamızın getirdiği geniş hürriyetleri kötüye kullanarak, İstiklal Marşımız yerine komünist enternasyonali söyleyenlere, şeriat düzeni davetçilerine, demokratik rejim yerine her türlü faşizmi getirmek isteyenlere, anarşiye, yıkıcılığa ve bölücülüğe milletimizin tahammülü kalmamıştır.
İktidar olan siyasi partilerin bütün devlet kademelerini kendi siyasi görüşleri doğrultusunda hareket edecek kişilerle doldurması, kamu görevlilerinin ve vatandaşların bölünmesini zorunlu hale getirmektedir. Siyasi partilerce yaratılan bu bölünme giderek anarşi ve bölücülüğü destekleyen iç kaynakların şekillenmesine, himayesine, polis, öğretmen ve diğer birçok kuruluşun birbirine düşman kamplara ayrılmalarına neden olmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkemizin siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarına bir çözüm getiremeyen, anarşi ve bölücülüğün ülke bütünlüğünü tehdit eden boyutlara varmasını önleyemeyen, bölücü ve yıkıcı gruplara tavizler veren ve kısır siyasi çekişmeler nedeni ile uzlaşmaz tutumlarını sürdüren siyasi partileri uyarmaya karar vermiştir.
Bölgemizdeki gelişmeler Orta Doğu'da her an sıcak bir çatışmaya dönüşebilecek durumdadır. İçte anarşist ve bölücüler yurt sathında genel bir ayaklanmanın provalarını
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
27 Aralık Muhtırası hayat hikâyesinde anıyor 12 Eylül Darbesi
“12 Eylül Darbesi'nden yaklaşık bir sene önce verilen bu muhtırada; Türk Silahlı Kuvvetlerinin, "anarşi, terör ve bölücülüğe karşı siyasal partilerin ve diğer anayasal kuruluşların...”
-
27 Aralık Muhtırası hayat hikâyesinde anıyor Abdi İpekçi
“Abdi İpekçi, Cevat Yurdakul, İlhan Egemen Darendelioğlu, Cavit Orhan Tütengil gibi kamuoyunun yakından tanıdığı kişilere düzenlenen suikastlar ülke gündemini sarstı.”
-
27 Aralık Muhtırası hayat hikâyesinde anıyor Cavit Orhan Tütengil
“Abdi İpekçi, Cevat Yurdakul, İlhan Egemen Darendelioğlu, Cavit Orhan Tütengil gibi kamuoyunun yakından tanıdığı kişilere düzenlenen suikastlar ülke gündemini sarstı.”
-
27 Aralık Muhtırası hayat hikâyesinde anıyor Fahri Korutürk
“27 Aralık Muhtırası, 27 Aralık 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülen...”
-
27 Aralık Muhtırası hayat hikâyesinde anıyor İlhan Egemen Darendelioğlu
“Abdi İpekçi, Cevat Yurdakul, İlhan Egemen Darendelioğlu, Cavit Orhan Tütengil gibi kamuoyunun yakından tanıdığı kişilere düzenlenen suikastlar ülke gündemini sarstı.”
-
27 Aralık Muhtırası hayat hikâyesinde anıyor Kenan Evren
“27 Aralık Muhtırası, 27 Aralık 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülen...”
-
27 Aralık Muhtırası hayat hikâyesinde anıyor Mehmet Can
“23 Nisan 1979 günü yapılan Sıkıyönetim Koordinasyon Toplantısı'nda Adalet Bakanı Mehmet Can, bir örnek olarak, "Bingöl'de okullarda İstiklal Marşı söylenmemektedir.”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.