Kısaca kimdir?
1922 Manisa yangını, 5 Eylül 1922 gecesi başladı ve 8 Eylül'e kadar devam etti ve yangının sonucunda şehirdeki binaların yüzde 90'ı yıkıldı (~10.000 bina). Olaylar Türk-Yunan Savaşı (1919-1922) sırasında meydana geldi. Yangın Türk ordusu önünde geri çekilen Yunan askerleri tarafından başlatıldı. ABD Viskonsülü James Loder Park, Manisa'da ve komşu bölgedeki kurbanların sayısını binlerle tahmin etmektedir. Türk kaynakları ise Manisa kasabasında 4.355 kişinin öldüğünü iddia ediyor.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
02.1Arka plan
Manisa, Batı Anadolu'da Spil Dağı'nın eteğinde bulunan tarihi bir kent, 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'na katıldı. 19. yüzyılda Anadolu'nun Ege Bölgesi'nin en büyük şehirlerinden biriydi. Osmanlı döneminde Manisa'yı Osmanlı şehzadeleri sancak beyi olarak yönettikleri için (Şehzadeler Şehri) olarak da bilinir. Şehirde Osmanlı mimarisinin birçok örneği inşa edilmiştir, mesela 1586 yılında III. Murad için Mimar Sinan tarafından inşa edilen Muradiye Camii gibi.
19. yüzyılda yangından önce şehrin nüfusu 35.000 ve 50.000 arası tahmin ediliyor. Şehirde farklı dini ve etnik gruplar bulunuyordu, Hristiyanlar, Yahudiler ama çoğunluğu Müslüman Türklerdi. 19. yüzyılda Gayri Müslim gruplarda bir artış oldu, çoğunlukla Yunanlarda. 1865 yılında İngilizler tarafından toplam 40,000 ve azınlıklar 5.000 Rum, 2.000 Ermeni ve 2.000 Yahudi olarak tahmin edilmiştir. 1898 yılında nüfusu Osmanlı dilbilimci Şemseddin Sami göre toplam 36,252, bunlardan 21.000 Müslümanlar, 10.400 Yunanlar, 2.000 Ermeniler olarak tahmin edilmiştir.
Birinci Dünya Savaşı ardından Yunanistan Müttefik Güçler tarafından desteklenerek 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'e çıkartma yapar ve çevre bölgeyi işgal etmeye başlar. Manisa kasabası silahlı muhalefet olmadan 26 Mayıs 1919 tarihinde Yunan askerleri tarafından işgal edildi. Üç yıldan fazla süren işgal sırasında, yerel Türklerin kötü muameleden şikayetleri oldu. Savaş sırasında Türkler ve Yunanlar arasında karşılıklı mezalim uygulandı.
02.2Yangın
Türk ordusunun Ağustos 1922 tarihinde başlayan saldırıları karşısında Yunan orduları İzmir ve Ege kıyılarına doğru çekildiler. Geri çekilme sırasında, kasaba ve köyleri yaktılar ve yol boyunca Türk halkına zulüm uyguladılar. Manisa'nın doğusundaki Alaşehir ve Salihli gibi Kasabalar, yakıldı. Manisa'da yangından birkaç gün önce, şehrin yakılacağı söylentileri dolaşmaya başladı. Türk kaynaklarına göre, Rum ve Ermeni nüfusunun şehri terk etmesine Yunan ordusu tarafından izin verildi. Batılı kaynaklara göre Hristiyanlar genel olarak Türk ordusu gelmeden önce kaçtılar. Türk kaynakları, yerli Türklerin ve Müslümanların yangın gününe kadar evlerinde kalmalarının emredildiğini iddia ediyor.
Şehrin yakılması Yunan ordusu tarafından itina ile organize edildi ve yangınlar özel organizeli gruplar tarafından birden fazla yerde başlatıldı. Türk kaynaklarına göre kundakçıların önemli bir kısmı yerli Rumlar ve Ermeniler'den oluşuyordu. Salı 5 Eylül gecesi ve 6 Eylül sabahı, yangınlar Çarşı mahallesinde ve başka yerlerde başladı. Birçok insan güvenli yere ulaşmak için evlerini terk etti ve dağlara ve tepelere doğru kaçtı. Bu kaos sırasında bazı insanlar Yunanlar tarafından öldürüldü ya da yandı. Kaçan nüfus birkaç gün boyunca dağlarda saklandılar. Bu arada Türk ordusu hızla ilerlemeye devam etti ve bazı arta kalan Yunan birlikleri ile çatışmadan sonra 8 Eylül'de şehrin kalıntıları üzerinde kontrolü ele aldı. Fakat o sırada zaten şehrin çoğu yıkılmıştı.
Gülfem Kaatçılar İrem, küçük bir kız olarak yangına tanık oldu ve ailesi ile tepelere kaçtı, onun hatırladıkları:
"Sabaha karşı milislerden kaçtıktan sonra, tepelerde gizlemek için kuru bir dere yatağına tırmandık. Biz tırmanırken, şehir yanıyordu ve biz onun ışığı ile aydınlatıldık ve ısısı bizi ısıttı. Şehir üç gün ve üç gece yandı. Ben evlerin pencere camlarını bomba gibi patladığını gördüm. Üzüm reçeli gibi köpüren, birbirine yapışmış. Havada kendi ayakları ile ölü inekler ve atları, balonlar gibi. Eski ağaçlar kökleri ile devrildi. Ben bu şeyleri unutmadım. Isı, açlık, korku, koku. Üç gün sonra, aşağıda vadide toz bulutları göründü. At sırtında Türk askerleri; biz onları tepelerde bizi öldürmeye gelen Yunanlar sanıyorduk. Ben yeşil ve kırmızı bayraklar taşıyan üç asker hatırlıyorum. İnsanlar ağlıyor, atlarının toynakları öpüyordu "Bizim kurtarıcılarımız geldi diye."
02.3Akıbet
Şehir neredeyse tamamen Cemalettin adında bir Türk mimar tarafından modern bir plana göre yeniden inşa edildi. Şehir tarihi yapılarını ve öğelerinin birçoğunu kaybetti, ancak iki selatin Osmanlı camii'sinin etrafındaki küçük bir alan kurtuldu. Sonraları kasaba tekrar büyüdü ve 2012 yılında 309.050 nüfusuna ulaşmıştı.
02.4Hasar
Daha sonra, harap şehir ve çevresi, çok sayıda insan tarafından gezildi. Türk hükûmeti Tetkik-i Mezalim veya Tetkik-i Fecayi heyeti adında bir komisyon kurdu ve bunlar olayları ve mezalimi araştırmış ve belgelemiştir. Ünlü Türk kadın yazarı Halide Edip yangından sonra şehri gördü. Fransız hükûmeti temsilcisi, Henry Franklin-Bouillon, şöyle demiştir: "Magnesia (Manisa) kentinde 11.000 evden sadece 1.000'i ayakta kalmıştır. Patrick Kinross'a göre: "kutsal tarihi Manisa şehri içindeki on sekiz bin binadan sadece beş yüz ayakta kalmıştır." Toplam ekonomik hasar elli milyondan fazla lira (çağdaş değer)olarak tahmin edilmiştir. Yunan askerlerinin bazıları, şehrin yeniden inşasında kullanıldı, Karaköy camii'nde olduğu gibi.
İstanbul'da Amerika Birleşik Devletleri Konsolos Yardımcısı, James Loder Park, Yunan çekilişinden hemen sonra yaptığı gezide durumu şöyle açıkladı:
Manisa ... neredeyse tamamen yangında silindi ... 10.300 ev, 15 cami, 2 hamam, 2.278 dükkân, 19 otel, 26 villa ... [] imha edildi... " "1. Partimiz tarafından ziyaret edilen iç şehirlerin imhası Rumlar tarafından gerçekleştirilmiştir. "
"3. Bu şehirlerin yakılması ne düzensiz, ne de aralıklı, ne de kaza değildi, ama iyi planlanmış ve iyice düzenlemişti."
"4. Fiziksel şiddet uygulandığının birçok örnekleri vardı, tam rakamlar elde etmek imkânsız fakat yaşanan olayların çoğu kasıtlı ve nedensiz. Yunanlar tarafından bu dört şehirde işlenen 'zulümler', güvenli bir şekilde binlerle tahmin edilebilir. Bunlar böyle tür vahşetin her üç olağan tipi, yani cinayet, işkence ve tecavüz'den oluşuyordu. "
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
1922 Manisa yangını hayat hikâyesinde anıyor Mimar Sinan
“Murad için Mimar Sinan tarafından inşa edilen Muradiye Camii gibi.”
-
1922 Manisa yangını hayat hikâyesinde anıyor Patrick Kinross
“Patrick Kinross'a göre: "kutsal tarihi Manisa şehri içindeki on sekiz bin binadan sadece beş yüz ayakta kalmıştır." Toplam ekonomik hasar elli milyondan fazla lira (çağdaş değer)ol...”
-
1922 Manisa yangını hayat hikâyesinde anıyor Sinan Tara
“Murad için Mimar Sinan tarafından inşa edilen Muradiye Camii gibi.”
-
1922 Manisa yangını kendi hikâyesinde anılıyor Müslüman-Türk katliamları
“Müslüman-Türk katliamları, Türk Kırımı ya da Türk Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma döneminde Navarin Katliamı ile başlayan ve 1922 Manisa yangınıyla son bulan; Balkan,...”
-
1922 Manisa yangını kendi hikâyesinde anılıyor Türk Kurtuluş Savaşı sırasında katliamlar
“Naimark'a göre,"Yunan geri çekilişi yerel halk için işgalden daha yıkıcıydı".James Loder Park, dönemin İstanbul ABD Konsolos yardımcısı, Yunanların Anadolu'yu boşaltmasından hemen...”
Kaynaklar
Bu profil için henüz kaynak kaydı yok.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Profil oluşturuldu
0 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.