Kısaca kimdir?
Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.
Yunus Emre (Osmanlıca: يونس امره ya da Kul Yunus, Âşık Yunus veya Yunus)[a] (1240-1320), Anadolu sahasında yetişmiş Türk şair ve mutasavvıf. 13. yüzyılın son yarısı ve 14. yüzyılın başlarında yaşamış Türkmen bir derviş olan Yunus Emre, Anadolu'da Türkçe şiirin öncüsüdür. Tarihî şahsiyeti hakkındaki bilgiler yetersizdir ve hatta birbirini yalanlayıcı niteliktedir; ayrıca menkıbevi unsurlarla da karışmıştır. Yunus Emre hakkında biyografik bilgi veren velayetnameler ile manzum şiirler dışında temel kaynak bulunmamaktadır.
Yunus Emre, 1240 yılında Sarıköy'de doğmuştur. Şiirlerindeki bilgilerden evli ve İsmail adında bir oğlunun olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar ümmi olduğu söylense de tasavvuf yoluna girmeden önce iyi bir medrese eğitimi almış olması olağandır. İyi derecede Farsça, Arapça bilmektedir. Bazı beyitlerinden Maraş, Kayseri, Tebriz, Nahçıvan, Yukarı Azerbaycan, güneyde Bağdat ve Şam'ı dolaştığı anlaşılmaktadır.
Tapduk Emre, Yunus Emre'nin mürşididir; Yunus, divanının 17 ayrı beytinde bunu dile getirmiştir. Tapduk Emre, Yunus Emre'yi Nallıhan'daki zaviyesinde yetiştirmiştir.
Yunus Emre, resmî yazışma ve edebiyat dilinin Farsça olduğu, ilmî eserlerin Arapça yazıldığı bir dönemde yetişmiş bir geçiş dönemi şairidir. Bu yüzden eserlerinde yerine göre Türkçe, Arapça, Farsça sözler kullanmış, hatta bazen üç dilden de sözcükler kullanmıştır. Yunus, 13. yüzyılda Anadolu sahasında Oğuz Türklerinin konuşup yazdığı yazı dilinin en önemli temsilcisidir. Eski Anadolu Türkçesi de denilen bu şivenin oluşumunda; kullandığı kelime ve ifade kalıpları, mecazlar ve terimlerle Türkçenin edebîleşmesi yolunda bir dönüm noktası olmuştur. Şiirlerini genel olarak hece ölçüsüyle yazmakla birlikte, hece ölçüsüne uyan aruz vezinleriyle de şiir söylemiştir. Tek heceli dil olan Türkçe ile aruz vezni uyum sağlamadığından ister istemez aruz hataları oluşmuştur. Kimi zor kavramları Türkçe kelimelerle rahatlıkla ifade edebilen Yunus Emre, bu özelliğiyle kendisinden sonra yetişecek şairlerin öncüsü olmuştur. Yaşadığı asırda başlattığı millî tarz, takipçileriyle gelişerek sürmüştür.
Yunus Emre'nin Risâletü'n-Nushiyye adlı tasavvufi bir mesnevisi ile Dîvân'ı Türkiye Türkçesinin en önemli metinleri olarak kabul görmektedir. Mısralarında kendisini "Şairler kocası" veya "Âşık Kocası" ibareleriyle tanıtan Yunus Emre, yaklaşık 1320 yılında, 82 yaşında ölmüştür. Ancak, nereye defnedildiği kesin olarak bilinmemektedir. Yunus'tan bahseden çeşitli kaynaklar, mezarının Sarıköy'de olduğunu söylemektedir.
UNESCO, Yunus Emre'nin yaklaşık 750. doğum yılı olan 1991 yılını "Uluslararası Yunus Emre Yılı" ilan etmiştir. Fikir babası, zamanın kültür bakanı Namık Kemal Zeybek'tir.
Hayatı
—Hayatı
Menkıbeleri Hacı Bektaş Veli Velayetnamesi'ne ve sonraki tarihî eserlere girecek kadar büyük bir ün kazanan Yunus Emre'nin hayatı hakkında kesin olarak bir şey söylenemez. Doğum yeri hakkında rivayetlere dayanan görüşlerse tutarsızdır. Kimi araştırmacılara göre doğum yeri Sarıköy kimi araştırmacılara göre ise Karaman'dır. Yunus ve mürşidi Tapduk Emre, Sakarya havzasında yaşamıştır. Bu nedenle Yunus'un Sarıköy'lü olduğu düşüncesi genel kanı hâline gelmiştir. Fuat Köprülü, Yunus hakkında Bektaşi geleneğinde anlatılan rivayetleri kabul etmiş, "13. yüzyılın son yarısında Sivrihisar civarında, yahut Bolu sınırı içindeki Sakarya Suyu civarındaki köylerden birinde yetişmiş bir Türkmen köylüsü" olduğunu dile getirmiştir. Abdülbaki Gölpınarlı'nın belirttiğine göre, Yunus'un tahsil hayatı Konya'da geçmiştir. Hayatı boyunca yolunu ve inancını yaymak için gezmiş, ihtiyarlık çağını ise doğduğu Sarıköy'de geçirmiştir. Netice itibarıyla Yunus, Orta Anadolu'da Sakarya Nehri çevresinde bir yerde doğmuş ve Nallıhan'a yakın Emremsultan'daki zaviyede Tapduk Emre Dergâhı'nda yaşamıştır.
Hacı Bektaş Veli Velayetnamesi'nde, Hacı Bektaş'ın "nefes"ini kabul etmeyen Yunus'un "ehlim var, ayalim var, bana buğday gerek" sözünden hareketle evlendiği ve çocukları olduğu söylenebilir. Başbakanlık Arşivi'nde 871 sayılı Konya Defteri'ndeki 1518 tarihli bir belgede ise Yunus'un İsmail adında bir oğlundan söz edilir. Yunus'un bir şiirinde, "Bunda dahi verdin bize oğul u kız çift ü helâl/ Andan dahi geçdi arzum benim âhım didâr için" demesi de evli ve çocuklu olduğuna işarettir.
Yunus Emre'nin ümmi oluşu hakkındaki rivayet; bazı şiirlerinde, bilgiyi gerçeğe ulaşmak için bir vasıta saydığından ilme önem vermemesi, dervişlik tevazusuyla kendisini bir şey bilmez olarak tavsif etmesi ve bilgisine güvenip gururlananları taşlaması yüzündendir. Köprülü'nün deyişiyle: "Zamanında Anadolu'da hâkim olan tasavvuf felsefesini Celâlettin Rumi'den hiçbir surette aşağı sayılamayacak bir manevi kabiliyet ile kavrayan ve onu emsalsiz bir kudretle en basit şekiller altında ifadeye muvaffak olan bu adam, 'harfleri heceleyemeyecek kadar ümmi' olamazdı." Yunus'un iyi bir eğitim aldığı; Arapça, Farsça, tefsir, hadis, İslam tarihi ve diğer İslam ilimlerini okuduğu şiirlerinden anlaşılmaktadır. Ancak Kur'an'ı anlayacak kadar Arapçayı, Mevlâna'yı anlayacak kadar da Farsçayı öğrenmiş olması, İslami ilimleri bilmesi; bir medrese eğitiminin mi, yoksa dergâhta şeyhinden aldığı bir eğitimin mi sonucu olup olmadığı bilinmemektedir. Yunan mitolojisini, evliya ve enbiya menkıbelerini, eski İran efsanelerini bilmektedir, Kur'an'dan, hadisten, erenlerin sözlerinden mazmunlar aldığını ve Mevlâna'nın Mesnevî'sini ve Dîvân-ı Kebîr'deki gazelleri okuduğunu yine şiirlerinden anlaşılmaktadır. Şirazlı Sadi'nin bir gazelini, nazmen Türkçeye çevirmiştir. Kendisi de birkaç şiirinde medresede tahsil gördüğünü açıkça söylemektedir.
Yunus, kendinden önce Anadolu'yu etkisi altına alan İran edebiyatı sufiliğine karşı Türk edebiyatı sufiliğini oluşturur. Onun millî tarz ve şekilli sufiyane şiirleri, Anadolu'da hızla yayılarak takipçisi olan birçok şair yetiştirir. Âşık Paşa, Eşrefoğlu Rûmî, İbrahim Gülşeni, Aziz Mahmud Hüdâyî ve Said Emre bunların en tanınmışlarıdır. Tanpınar, Yunus Dîvân'ını "Anadolu lehçesinin kendisini idraki" olarak niteler. Yunus Dîvân'ının 14. yüzyılın sonuna kadarki Türk şiirinin ve dilinin havasını yansıttığını belirtir.
Yunus, Tapduk Emre adlı Babai şeyhine bağlıdır. Köprülü, Yunus'un Tapduk Emre'ye mürit oluşunu: "Dîvân'ındaki eserlerinden anlaşıldığına göre, uzun müddet Hak yoluna erişmeye çalışmış, fakat bu emeline ancak Tapduk Emre'ye mürit olduktan sonra muvaffak olabilmiştir." sözleriyle açıklar. Şeyhinin ölümünden sonra, onun müritleri Yunus Emre'nin etrafına toplanmıştır. Yunus henüz hayatta iken menkıbeleri bütün Anadolu'ya yayılmıştır.
Yunus, Mevlâna öldüğünde 34 yaşındadır ve Mevlâna'yı gençlik çağında görmüş, onun meclislerinde bulunmuştur. İki şiirinde, 1273'te ölen Mevlâna Celâlettin'in meclislerinde bulunduğunu anlatır ve ondan büyük bir saygıyla bahseder. Yunus'un, Anadolu'nun birçok şehrini gezdiğini, Azerbaycan taraflarına ve Şam'a gittiğini söyleyen ve bir iki şiirinde şeyhliğinden ve ihtiyarlığından bahseden Yunus, Risâletü'n-Nushiyye adlı mesnevisini 1307-1308'de yazdığını belirtir. Bu bakımdan, bu tarihte olgun bir eser veren ve 1273'te ölen Mevlâna ile çağdaş olan Yunus, 1320 yılında 82 yaşında ölmüştür.
Ölüm tarihi ve defnedildiği yer hakkında çeşitli tartışmalar vardır. Ancak, Adnan Erzi, Beyazıt Devlet Kütüphanesinde bulduğu bir belgede Yunus Emre'nin hicri 720 tarihinde (M. 1320/1321) 72 yaşında öldüğüne dair bir kayıt bulmuştur. Belgedeki verilen diğer tarihlerin doğruluğuna ek olarak, bizzat Yunus'un bahsettiği kişilerin yaşadığı yüzyıllarla da Yunus'un yaşadığı yıllar uymaktadır. Yunus'tan bahseden en eski kaynaklardan Hacı Bektaş Veli Velayetnamesi, Nefahâtü'l-Üns tercümesi ve Şakaik tercümelerinde onun, Porsuk Çayı'nın Sakarya Nehri'ne karıştığı yer yakınında, yani Sarıköy'de yattığı söylenmektedir.
Abdülbaki Gölpınarlı, Yunus'un mezarının Sarıköy'de olduğunu, diğer yerlerde bulunan mezarların Yunus'un makamları olduğunu kabul eder. Fuat Köprülü de Lâmiî Çelebi'nin tercümesindeki rivayeti tercih ederek Yunus Emre'nin, Porsuk Çayı'nın Sakarya'ya karıştığı yerde (Sarıköy) gömülü olduğunu "tamamıyla müspet olmamakla beraber, diğer rivayetlere göre herhâlde daha akla yakın" kabul etmektedir.
Nezih Uzel, Yunus Emre'nin Anadolu'da dokuz yerde makamı olduğundan bahseder.
Yunus Emre · diğer bölümler
Hayat çizgisi
Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.
-
1946
Sarıköy'deki mezar, Ankara-Eskişehir demir yolu hattının yapımı esnasında 6 Mayıs 1946 tarihinde açılmış, mezardaki kalıntılar geçici bir mezara nakledilmiştir.
Önemli eserler tek kaynak -
1991
doğum yılı olan 1991 yılını "Uluslararası Yunus Emre Yılı" ilan etmiştir.
Önemli eserler tek kaynak
Üretimleri
Dîvân
Risâletü'n-Nushiyye
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Yunus Emre hayat hikâyesinde anıyor Abdürrahim Şerif Beygu
“Abdürrahim Şerif Beygu, Yunus Emre'nin ve Tapduk Emre'nin mezarının Erzurum'un Düzcü köyünde olduğunu, Yunus'un Yıldırım Beyazıt devrine eriştiğini söylemiştir.”
-
Yunus Emre hayat hikâyesinde anıyor Orhan Gazi
“Âşıkpaşazade, Tevârih-i Âl-i Osman'da Yunus Emre'nin Orhan Gazi (1324-1362) devrinde yaşamış dervişlerden biri olduğunu söyler.”
-
Yunus Emre kendi hikâyesinde anılıyor Emre Aracı
“4, 2000, 26 • ‘Ekselansları Ömer Paşa’nın besteci karısı’, Toplumsal Tarih, Şubat 2000, 13-16 • ‘Ekselansları Ömer Paşa’nın Zevcesi’, Skylife, Şubat 2000, 87-94 • ‘Orgun sultana yo...”
-
Yunus Emre kendi hikâyesinde anılıyor Engin Temizer
“Senaristliğini Lütfi Ömer Akad'ın yaptığı Yunus Emre (1986) filmini yönetmiştir.”
-
Yunus Emre kendi hikâyesinde anılıyor Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
“• Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı, başkan yardımcıları, MİT Başkanlığı başkanları • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı, başkan yardımcıları • Millî Güvenlik Kurulu Genel...”
-
Yunus Emre kendi hikâyesinde anılıyor Ahmet Mümtaz Taylan
“Bir Ankara Polisiyesi • 2011 - 2011-2013 / 2021-2023 • 2012 - İşler Güçler • Kötü Yol • 2013 - 2013-2014 • 2014 - Cinayet • Çırağan Baskını • 2014 - 2014-2015 • 2016 - Saruhan • 20...”
-
Yunus Emre kendi hikâyesinde anılıyor Ali Ulvi Hünkar
“• 1991: Yunus Nadi Ödülü - En İyi Uzun Metrajlı Film Senaryosu / Karşılıksız Aşkların Mitolojisi • "Bahar Noktası" Shakespeare-Can Yücel • Öteki Yaz Oktay Rifat (Şiirler) • Doğrula...”
-
Yunus Emre kendi hikâyesinde anılıyor Arslan Kacar
“filmi) - 1990 Arslan Kacar • Gizli Yüz - 1990 Ömer Kavur • Ölü Bir Deniz - 1989 Atıf Yılmaz • İçimizden Biri: Yunus Emre - 1989 Arslan Kacar • Gönüller Sultanı Mevlana - 1989 Arsla...”
Kaynaklar
-
K·01Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesiVikipedi - Yunus Emretr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026
NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.
Kaynağa git ↗ -
K·02Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıYunus, şiirlerinde çoğunlukla bu adları kullanır, bunlara ek olarak; Miskin Yunus, Derviş Yunus, Koca Yunus ve Yunus Emrem mahlaslarına da rastlanır.erişim 26.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Yunus Emre” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Kaynak yeniden tarandı
Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.
-
Profil oluşturuldu
2 kaynak ve 2 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.


