biyograftam
Giriş
  1. Keşfet
  2. Sinema & TV
  3. Yılmaz Güney
Yönetmen, senarist, oyuncu ve Yazar · 1937–1984

Yılmaz Güney Yurt dışına kaçış, Cannes ve sonrası: 1982-1984

Bilinen diğer adları: Çirkin Kral

Yılmaz Güney, Türk sinema tarihinin en etkili yönetmen, senarist ve oyuncularından biridir. Halk arasında 'Çirkin Kral' lakabıyla tanınan sanatçı, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülüğünü üstlenmiş ve Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan ilk Türk yön...

Hayat şeridi Bir döneme dokun, çizelge süzülsün
Kayıt yok1977–1984
193719601984
Eğitim Önemli eserler Eğitim Önemli eserler İlk üretimler Önemli eserler
01

Kısaca kimdir?

Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.

Yılmaz Güney (1 Nisan 1937, Yenice, Adana - 9 Eylül 1984, Paris), Zaza-Kürt asıllı Türk oyuncu, yönetmen, senarist, yapımcı, yazar, şair ve aktivisttir. Oyuncu olarak yer aldığı Çirkin Kral, hem senaristi hem de yönetmeni olduğu Umut, Ağıt, Baba, Arkadaş ve Duvar, senaryosunu yazdığı ancak 1974-1981 yılları arasında cinayet nedeniyle hüküm giymesi sebebiyle çekimlerinde bulunamadığı eş yönetmenli Yol ve Sürü gibi filmleriyle tanınmaktadır.

Güney, eserlerinin birçoğunu sol perspektiften üretmiş ve bunları Türkiye'deki işçi sınıfı insanlarının içinde bulunduğu kötü duruma adamıştır. Filmlerinde Türkiye'deki toplumsal yapı ile birlikte Kürt halkının, kültürünün ve dilinin tasvirini etkin bir şekilde kullanmıştır.

1959 yılında sinemaya adımını atan Güney'in kariyeri içinde, hem siyasi suçlar hem de cinayet nedeniyle olmak üzere pek çok hapis ve sürgün cezası bulunmaktadır. Türkiye'de yaşanan 1960 Darbesi dönemini takip eden 1961 yılında, daha önceden 19 yaşındayken yazdığı bir öyküde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklanıp bir buçuk yıl hapis ve altı ay sürgün cezası aldı. Beş yıl kadar sonra, Hudutların Kanunu filminin çekimleri sırasında Şanlıurfa'da alkollü araç kullanırken bir çocuğa çarparak ölümüne sebep oldu ve bir süre tutuklu kaldı. 1967'de Nebahat Çehre ile evlendi; evliliklerinde ve öncesinde bazı şiddet vakaları mevcuttu. Güney, 1968'de bir kavga sonrası arabasını Çehre'nin üzerine sürüp ona çarptı; Çehre'nin köprücük kemiği kırıldı ve başına dikiş atıldı, olaydan kısa bir süre sonra da boşandılar. İki yıl sonra Jale Fatma (Fatoş Güney) ile evlendi.

Kariyerinin ilk dönemlerinde daha çok macera ve aksiyon filmleri çeken Güney, 1960'ların sonlarından itibaren ise toplumsal, dramatik ve politik filmlere yöneldi. Bu alanda yaptığı ilk önemli film, 1970'te yönettiği Umut oldu. 1972'de Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi militanlarına yardım ettiği gerekçesiyle 10 yıl hapse mahkûm edilse de 1974 Genel Affı sonucunda serbest kaldı. Aynı yıl, Endişe filminin çekimleri için bulunduğu Adana'da bir gazinoda Sefa Mutlu adındaki yargıcı silahla öldürdü. Cinayetin ardından yargılandı ve 1976'da 19 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste kaldığı dönemde senaristliğe ve yönetmenliğe devam etti. 1978'de senaryosunu yazdığı ve Zeki Ökten ile yönettiği Sürü, 1979'da Locarno Uluslararası Film Festivali'nde "En İyi Film" ödülü olan Altın Leopar'ı kazandı.

12 Eylül Darbesi'nden sonra Güney, 1981'de izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevi'ne geri dönmeyip yurt dışına firar etti ve yaşamını Fransa'da sürdürmeye başladı. Kendisinin yazdığı, yapımcılığını üstlendiği, kurguladığı ve asistanı Şerif Gören ile birlikte yönetmenliğini yaptığı 1981 yapımı Yol filmi, 1982'de Cannes Film Festivali'nde "En İyi Film" seçilip Altın Palmiye kazandı ve bu ödülü Türkiye'den kazanan ilk yönetmen oldu. Güney, firarından sonra yurda dönme çağrılarına uymadığı gerekçesiyle 12 Eylül döneminde, 1983'te Türk vatandaşlığından çıkarıldı. 1983'te Cigerxwîn ve Abdurrahman Şerefkendi gibi Kürt şairlerle birlikte Paris Kürt Enstitüsü'nü kurdu. 9 Eylül 1984'te, mide kanserinden dolayı 47 yaşında Paris'te öldü.

02

Yurt dışına kaçış, Cannes ve sonrası: 1982-1984

—Yurt dışına kaçış, Cannes ve sonrası: 1982-1984

Güney, Edi Hubschmid'in yardımlarıyla yurt dışına kaçtıktan sonra, son filminin görüntülerini almak için İsviçre'ye gitti. Bir süre İsviçre'de kalan Güney, daha sonra görüntüleri alıp Fransa'nın başkenti Paris'e geçti ve filminin kurgusunu yapmaya başladı. Edi Hubschmid de filme yapımcılık alanında destek sağladı. Güney, filmi Cannes Film Festivali'ne yetiştirmek istiyordu; bu nedenle kurgu sırasında beğenmediği bazı sahneleri çıkardı ve senaryoda Bayram olan filmin ismini Yol olarak değiştirdi. Politik, dram ve gerilim türünde olan ve Tarık Akan, Şerif Sezer, Halil Ergün, Necmettin Çobanoğlu, Meral Orhonsay gibi oyuncuların başrolde yer aldığı Yol'un kurgusunu bitirdikten sonra filmi festivale gönderdi. Film, 1982 Cannes Film Festivali'nde "En İyi Film" seçilip Altın Palmiye Ödülü'nü kazandı ve bu başarıyı sergileyen ilk Türk yapımı film oldu. Güney, ödülü İtalyan oyuncu Vittorio Gassman [en]'ın elinden aldı ve kameralara sağ yumruğunu havaya kaldırarak poz verdi. Sürü ve Düşman filmlerinden sonra Yol filminin de büyük bir Avrupa film festivalinde ödül kazanması, Yılmaz Güney'in yurt dışındaki ününü artırdı.

Bu filmin yapıldığı koşullarda biz Türkiye'deydik ve bu filme karar verdiğimiz zaman da yine şartlar çok kötüydü. [...] Ben, yurt dışına çıkmasam da bu filmin Türkiye'de gösterilmeyeceğini biliyordum. Ancak, benim için bir mücadele aracıydı film yapmak; direnmenin, baş eğmemenin, bir çeşit başkaldırmanın ifadesiydi.

12 Eylül 1980 darbesi sonrasındaki Türkiye'yi, devlet yetkililerini ve özellikle Kürt halkını, bir hafta ev iznine verilen beş mahkûmun hikâyeleri aracılığıyla anlatan Yol; Fransa sinemalarında 1,2 milyonun üzerinde kişi tarafından izlendi. Üstelik 1982 Altın Küre Ödülleri'nde "Yabancı Dilde En İyi Film" dalında aday gösterilerek şu ana kadar bu başarıyı yakalayan tek Türk yapımı film oldu. Fakat Türkiye hükûmeti, askerî darbenin ardından ülkede yaşanan siyasi ve sosyal sorunları eleştiren içeriği ve içinde geçen Kürtçe diyaloglar, "Kürdistan" terimi gibi sebeplerle Yol filmini "devlet aleyhine propaganda" olarak niteledi ve ülke sınırlarında gösterilmesini yıllarca yasakladı. Türk gazeteci Mehmet Ali Birand, o yıllarda kaleme aldığı bir yazısında "Yol'u kazandığı ödülden dolayı karalamanın doğru olmadığını" söyledi. Dışişleri Bakanlığı ise ödülü veren Fransa ile jüri heyetini kınadı. İsviçre hükûmetiyse, 1983'teki 55. Akademi Ödülleri'ne "En İyi Uluslararası Film" dalında aday olarak yapımında İsviçre'nin de payı olan Yol filmini seçip "kendi adına" gönderdi [en]. Ancak film aday olamadı.

Altın Palmiye'yi kazandıktan sonra Güney, yaşamını Fransız hükûmetinin desteğiyle Fransa'da sürdürmeye başladı. Bu sırada, yurda dönme çağrılarına uymadığı gerekçesiyle 6 Ocak 1983 tarihinde dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Kendisiyle aynı gün vatandaşlıktan çıkarılanlar arasında müzik sanatçısı Cem Karaca da vardı. Güney, vatandaşlıktan atılmasının kendisi ve mücadelesi için hiçbir anlam taşımadığını belirtti. Güney, mahkemeler tarafından 22 yıldan fazla ek hapis cezasına mahkûm edildi. Çeşitli yazılarından ötürü de 100 sene daha cezaya çarptırıldı.

1983 yılında Fransa'da Duvar isimli filmini çekti. Güney'in 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı Duvar, onun son filmi oldu. Filmin çekim sürecinde Amerikalı yönetmen Elia Kazan onu ziyaret etti. Güney'in bu filminde yer alan bütün çocuk oyuncular, hayatlarında ilk defa kamera karşısına çıkmışlardı. Öte yandan o sıralar yurt dışında bulunan Tuncel Kurtiz de arkadaşı Güney'in bu filminde yer aldı. Duvar, 1983 Cannes Film Festivali'nde gösterilip Altın Palmiye için yarıştı ama ödül alamadı. Aynı yıl Güney; Cigerxwîn ve Abdurrahman Şerefkendi gibi Kürt sanatçılarıyla birlikte Paris Kürt Enstitüsü'nü kurdu. Kürt dilini, kültürünü ve tarihini belgeler ışığında araştırmayı ve geliştirmeyi amaçlayan enstitüye, öldüğü 1984 yılına kadar destek verdi ve oradaki faaliyetlerini sürdürdü. 1984'ün Mart ayında enstitüde düzenlenen Nevruz kutlamasında Kürtleri konu alan ünlü bir konuşma yaptı:

"...Arkadaşlar! Acı, baskı, yoksulluk, kan ve gözyaşı Kürt halkının kaderi değildir. Biz bu kaderi reddediyoruz! Bu kaderi tanımıyoruz! Biz, dört bir yandan işgal edilmiş bir sömürge ülkenin çocukları değil; bağımsız, birleşik, özgür bir Kürt ülkesinin, Kürdistan'ın çocukları olmak istiyoruz! Biz kendi toprağımızda, kendi dilimizle aşk ve özgürlük türküleri söylemek istiyoruz! Biz kendi dünyamızı, kendi toprağımızı kendi ellerimizle yoğurmak ve ona yeniden biçim vermek istiyoruz! Ve biz kendi toprağımızda, kendi bayrağımızın altında özgür ve bağımsız olmak istiyoruz! [...] Arkadaşlar! Bugün Kürdistan'ın çeşitli kesimlerinde, dağlarda, ovalarda, faşist zindanlarda sömürgecilerin baskı ve zulümlerine karşı dövüşenlerin, dövüşerek ölenlerin amacı da bu! Biz; dövüşerek ölenlerin, bu uğurda şehit düşenlerin anısını kalbimizde ve mücadelemizde yaşatıyoruz..."

Güney, bu konuşması ve Yol, Sürü gibi filmlerinde Kürt halkının tasvirini açıkça kullanması nedeniyle ölene kadar Türk hükûmetiyle sürekli bir anlaşmazlık içerisinde oldu. Bu dönemde Taşnak dergisi Armenian Review'e bir demeç vererek ASALA tarafından Türk diplomatlarına düzenlenen suikastları, Ermeni Soykırımı'na dair dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için işlevsel olduğunu ancak uzun vadede bu yöntem ile Ermenilerin soykırımın tanınması taleplerinin gerçekleşemeyeceğini belirtmiştir.

Yılmaz Güney · diğer bölümler

← Yılmaz Güney profilinin tamamı

03

Hayat çizgisi

Günü bilinmeyen olaylar bir tarihe zorlanmaz; yalnızca kaynaktaki yıl yazılır.

  1. 1937

    Doğum ve Erken Yıllar

    1937 yılında dünyaya geldi.

    Eğitim tek kaynak
  2. 1956

    Bunların yanında Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Güney, 1956'da yazdığı "3 Bilinmeyenli Eşitsizlik Sistemleri" isimli öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı ve 1961'de bir buçuk yıl hapis ve altı ay sürgün cezasına mahkûm oldu.

    Önemli eserler tek kaynak
  3. 1957

    Adana'da bir süre çeşitli film şirketlerinde çalışan Güney, 1957'de Ankara'ya gitti ve Ankara Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne kaydını yaptı.

    Eğitim tek kaynak
  4. 1959

    1959 yılında sinemaya adımını atan Güney'in kariyeri içinde, hem siyasi suçlar hem de cinayet nedeniyle olmak üzere pek çok hapis ve sürgün cezası bulunmaktadır.

    Önemli eserler tek kaynak
  5. 1960

    Türkiye'de yaşanan 1960 Darbesi dönemini takip eden 1961 yılında, daha önceden 19 yaşındayken yazdığı bir öyküde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklanıp bir buçuk yıl hapis ve altı ay sürgün cezası aldı.

    Önemli eserler tek kaynak
  6. 1966

    Bülent Oran'ın yazdığı ve Yılmaz Atadeniz'in yönettiği 1966 yapımı Çirkin Kral filmi, kendisine halk tarafından "Çirkin Kral" lakabının verilmesine ve bu lakapla tanınmasına neden oldu.

    Önemli eserler tek kaynak
  7. 1967

    1967'de Nebahat Çehre ile evlendi; evliliklerinde ve öncesinde bazı şiddet vakaları mevcuttu.

    Önemli eserler tek kaynak
  8. 1968

    Güney, 1968'de bir kavga sonrası arabasını Çehre'nin üzerine sürüp ona çarptı; Çehre'nin köprücük kemiği kırıldı ve başına dikiş atıldı, olaydan kısa bir süre sonra da boşandılar.

    Önemli eserler tek kaynak
  9. 1969

    Güney bu filmle 1969'daki 1.

    Önemli eserler tek kaynak
  10. 1970

    Bu alanda yaptığı ilk önemli film, 1970'te yönettiği Umut oldu.

    İlk üretimler tek kaynak
  11. 1971

    Daha sonra çeşitli gerekçelerle sansüre uğrayan film, kaçak olarak yurt dışına kaçırılıp 1971 Cannes Film Festivali'nde gösterildi.

    Önemli eserler tek kaynak
  12. 1972

    1972'de Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi militanlarına yardım ettiği gerekçesiyle 10 yıl hapse mahkûm edilse de 1974 Genel Affı sonucunda serbest kaldı.

    Önemli eserler tek kaynak
  13. 1974

    Oyuncu olarak yer aldığı Çirkin Kral, hem senaristi hem de yönetmeni olduğu Umut, Ağıt, Baba, Arkadaş ve Duvar, senaryosunu yazdığı ancak 1974-1981 yılları arasında cinayet nedeniyle hüküm giymesi sebebiyle çekimlerinde bulunamadığı eş yönetmenli Yol ve Sürü gibi filmleriyle tanınmaktadır.

    Önemli eserler tek kaynak
  14. 1975

    Bu sırada, daha önce yaptığı üç film Endişe, Arkadaş ve Zavallılar, 1975'teki 12.

    Önemli eserler tek kaynak
  15. 1976

    Cinayetin ardından yargılandı ve 1976'da 19 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.

    Önemli eserler tek kaynak
04

Bağlantı atlası

Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.

Yılmaz Güney Ahmet Soner Altın Portakal En İyi... Aytaç Arman Cüneyt Arkın Elif Şafak Erkan Yücel Fatma Girik Filiz Akın
düz çizgi: bu biyografide anılıyorkesik çizgi: bu kişiyi anıyor
  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Ahmet Soner

    “Ahmet Soner'in 1995'te çektiği Yılmaz Güney: Adana-Paris belgeseli de Güney'in Yenice'de başlayıp Paris'e uzanan biyografisini anlatmaktadır.”

  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu Ödülü

    “1959'da sinemaya başlayan Güney'in bu alanda aldığı ilk ödül, Lütfi Ömer Akad'ın yönettiği 1966 yapımı Hudutların Kanunu filmiyle 1967'de aldığı Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu...”

  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Aytaç Arman

    “Aytaç Arman'ın başrolde yer aldığı Düşman ise Berlin Film Festivali'nde gösterildi ve Mansiyon Ödülü'nü kazandı.”

  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Cüneyt Arkın

    “Yaralı Kurt filmindeki performansıyla oyunculuk kategorisinde ikinci sırada bulunan Cüneyt Arkın, ödülü reddetti.”

  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Elif Şafak

    “Yazar Elif Şafak, Habertürk gazetesindeki bir yazısında "Yılmaz Güney'in karmaşık bir kişiliğe sahip olduğunu, mizacının kimi yönlerini sevdiğini kimi yönlerini tasvip etmediğini a...”

  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Erkan Yücel

    “Ayrıca bu belgesel filmlerde Atıf Yılmaz, Aytaç Arman, Aziz Nesin, Erkan Yücel, Fatma Girik, Filiz Akın, Halil Ergün, Hülya Koçyiğit, Kerim Afşar, Melike Demirağ, Müşerref Akay, Ta...”

  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Fatma Girik

    “Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü ve En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazanan Fatma Girik'le birlikte bu ödüle sahip olan ilk sanatçı oldu.”

  • Yılmaz Güney hayat hikâyesinde anıyor Filiz Akın

    “Acı ve Yarın Son Gündür filmlerinde Fatma Girik ile başrol oynayan Güney, Filiz Akın ile başrolü paylaştığı Umutsuzlar filminde ise "Fırat" isimli âşık bir kabadayıyı canlandırdı.”

05

Kaynaklar

6kaynak kaydı
1farklı yayıncı
1ansiklopedi maddesi
15zaman çizelgesi olayı
  1. K·01
    Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesi
    Vikipedi - Yılmaz Güney
    tr.wikipedia.org · erişim 26.09.2026

    NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.

    Kaynağa git ↗
  2. K·02
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Türk vatandaşı olarak doğmuş olan Yılmaz Güney, 12 Eylül döneminde, 1983 yılında vatandaşlıktan çıkarıldı. 13 Nisan 1993'te ise Güney'in Türk vatandaşlığının kaybı kararı iptal edildi ve Güney'e vatandaşlığı iade edildi,...
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  3. K·03
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Yılmaz Güney Yol filmi çekimleri sırasında hapishanededir, hapiste olduğu süre içinde Şerif Gören'le beraber filmi yönettiği ifadesiyle Cannes listesinde adı yönetmen olarak geçmekte ancak film afişinde geçmemektedir.
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  4. K·04
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Kendisi bazı söyleşilerinde 1931 doğumlu olduğunu belirtir. Bazı belgelerde ise 3 Nisan 1931 olarak geçer. Ancak bu tarihler kesin değildir. Çünkü kayıt tutma konusundaki yetersizlikler nedeniyle, kendisi de tam olarak n...
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  5. K·05
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Kendisi bazı röportajlarında hem babasını hem de annesini Kürt olarak tanıtmıştır.
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

  6. K·06
    Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağı
    Yönetmen Çetin İnanç, 2013'te verdiği bir röportajda, ölen çocuğun babasının Yılmaz Güney'e olan hayranlığı ve olayın "bir kaza" olduğuna inanması nedeniyle şikayetçi olmadığını söylemiştir.
    erişim 26.09.2026

    NotSayfa dipnotundan doğrulandı.

yayımlanmadı

Bilerek dışarıda bırakılanlar

Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.

Metin lisansı

Vikipedi’den uyarlanmıştır

Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Yılmaz Güney” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.

06

Ne değişti?

  1. Kaynak yeniden tarandı

    Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.

  2. Profil oluşturuldu

    6 kaynak ve 15 olayla ilk kayıt.

07

Düzeltme masası

Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.

  1. Ne yanlış?
  2. Doğrusu
  3. Kaynak

Hangi bölümde bir hata var?

Önerin editör incelemesinden geçer, otomatik yayımlanmaz. E-posta adresin yalnızca bu başvuru için kullanılır.
08

Buradan nereye?

Sinema & TV alanındaki tüm profiller →