Kısaca kimdir?
Altı çizili metnin yanındaki mühre dokun: bu bilginin hangi kaynağa dayandığını gör.
Yemişçi Hasan Paşa (d. Kosova – ö. 4 Ekim 1603, İstanbul), III. Mehmed saltanatı döneminde 10 Temmuz 1601 - 24 Eylül 1603 tarihleri arasında toplam iki yıl üç ay yedi gün sadrazamlık yapmış Osmanlı komutanı ve devlet adamıdır. Arnavut asıllı olan Paşa, Zülüflü Baltacılar ocağında yetişmiş ve sadareti döneminde 1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı'nda serdâr-ı ekrem olarak ordunun komutasını üstlenmiştir.
Gündemde
Başlıklar yayın kuruluşlarının RSS akışlarından ve konu sayfalarından otomatik eşlenir; sayfa açıkken kendiliğinden yenilenir. Haberin tamamı kaynağındadır.
Hayat hikâyesi
01Hayatı
Hasan Paşa, Kosova vilâyetinde doğmuş olup Arnavut olduğu belirtilir. Çocukluğunu (şimdi Kosova'da bulunan) Rogova'da geçirdiği ve ilkokulu orada bitirdiği iddia edilmektedir. Çıkmadan sonra Zülüflü Baltacılar ocağına katıldı. Sonra çeşnigarbasi; 1580'da kapıcılar kethüdası ve 1589'da kapicibasi olarak görev yaptı.
Saraydan ayrılması Ağustos 1593'te ̺Yeniçeri Ağası olarak atanması ile oldu. Bu görevden 1593 sonunda azledildi. Haziran 1595'te ikinci kez Yeniçeri Ağası olarak atandı ve Şubat 1596'da bu görevden yine azledildi. Mart 1596'da vezirlik verildi ve Belgrad'a zahire sağlamak için memur edildi. Vezirlik rütbesi ile Şirvan Beylerbeyi görevine atandı. Sonra kubbealtı veziri olarak İstanbul'a döndü. Sadrazam Damat İbrahim Paşa'nın üçüncü sadaretinde iken Avusturya Seferi sırasında İstanbul'da bulunup "İstanbul Muhafızı" ve "Sadaret Kaymakamı" görevini yapmaya başladı.
Bu görevde iken devletin resmi parası olan gümüş akçenin devamlı tağşiş edilip değer düşürülmesini önlemeye çalıştı. Yeni rayici düşük, ama istikrarlı olarak değerini koruyan gümüş akçe kestirdi. Serdar olan Sadrazam Damat İbrahim Paşa ordu ile Belgrad ordugahında iken 10 Temmuz 1601'de ölmesi haberi İstanbul'a ulaştığı zaman Yemişçi Hasan Paşa 22 Temmuz 1601'de sadarete getirildi.
Yeni sadrazam Yemişci Hasan Paşa Damat İbrahim Paşa'nın dul kalan karısı ve padişahın kız kardeşi Ayşe Sultan'la evlendi. Böylece Damat İbrahim Paşa'nın konağına ve servetine de varis oldu. Avusturya seferinde ile Belgrad'da bulunan orduya da serdar-ı ekrem de oldu.
Önemli bir stratejik Osmanlı kalesi olan İstolni Belgrad (günümüzde Székesfehérvár) Fransız " Mercœür Dükü Filip Emmanuel" generalliği ile fanatik bir Katolik papazı "Brindisi'li Lorenzo" idaresinde olan bir Avusturya ordusu tarafından kuşatılarak ellerine geçirildi. Bu kalenin kaybı serdar Yemişçi Hasan Paşa'nın idaresizliğine atıf edildi. Fakat 9 Eylül 1601'de Avusturya İmparatoru Arşidük Ferdinand, komutasında 100.000 kişilik bir orduyla (günümüzde Nagykanizsa adı verilmiş olan) Kanije kalesini kuşattı. Tiryaki Hasan Paşa 9.000 kişilik bir orduyla 73 gün süren Kanije Savunması yaptı. Sonunda 8 Kasım 1601'de, Tiryaki Hasan Paşa Osmanlı kuvvetleriyle Haçlılara bir gece baskını yaptılar; Arşidük Ferdinand bundan çok zorlukla kaçıp canını kurtarabildi. Avusturya ordusu tarafından 47 büyük top, 14.000 tüfek, 60.000 çadır, 15.000 kazma kürek, dağlarca erzak, Ferdinand'ın altın tahtı ve otağı geride bırakıldı. Bunlar Osmanlılar eline geçti. Osmanlı devleti için büyük bir avuntu meselesi oldu ve Yemişçi Hasan Paşa'nın hatalarını unutturdu.
Yemişçi Hasan Paşa Sadrazam ve serdar olarak Avusturya sınırında bulunmaktayken İstanbul o yıl zorlu günler yaşamaya başladı. Resmi olarak akçenin değeri büyük bir devalüasyona tabii tutuldu. Birden fiyatlar arttı. III. Mehmed içki yasağı uygulamaya koyuldu. Anadolu'da Celalileriden Karayazıcı tepelenip kesik başı İstanbul'a getirildiyse de yeni Celali başbuğu olan Deli Hasan onu arattırmadı. 1603 başlarında İstanbul'da bulunan kapıkulu askeri arasında huzursuzluk çıktı. Sadaret Kaymakamı Saatçi Hasan Paşa azledilip Güzelce Mahmud Paşa sadaret kaymakamı oldu. Sunullah Efendi Şeyhülislam ve Mısır Kadısı Abdülvehap Efendi İstanbul Kadısı yapıldı. Ocak 1603'te isyan eden kapıkulu sipahileri Sultan III. Mehmed'i ayak divanına getirtip şikayetlerini karşı karşıya açığa koydular. Yolsuzlukları dolayısıyla çok iyi bilinen saray mensuplarından sadece Kapı Ağası Gazanfer Ağa ile Darülsaadde Ağası Osman Ağa idam edildi.
Bu arada Avusturya'da sadrazam Yemişçi Hasan Paşa üzerine gittiği İstolni Belgrad kalesini geri alamadı ve ordusu ile zayiat vererek Belgrad'a çekildi. İstanbul'da kendi politik durumunun iyi olmadığını, isyancı kapıkulu sipahilerinin sedaret kaymakamı Güzelce Mahmud Paşa tarafından teşvik edildiklerini açıklayan, Valide Safiye Sultan'dan bir mektup aldı. Bunun üzerine Yemişçi Hasan Paşa, yerine serdar olarak Budin muhafızı Sokolluzade Lala Mehmed Paşa'yı bırakarak, acele olarak İstanbul'a döndü.
Valide Sultan, oğlu III. Mehmed'i Yemişçi Hasan Paşa'nın idam edilmesi için bir ferman yazdırmaktan caydırmıştı. Ama isyancı kapıkulu sipahileri Yemişçi Hasan Paşa'nın idam edilmesi için Şeyhülislam'dan bir fetva almayı başarmışlardı. Bundan cüret alan kapıkulu sipahileri 7 Şubat 1603'te sadrazamın konağını sardılar. III. Mehmet yeniçeri ocağına Yemişçi Hasan Paşa'yı korumak için emir verdiği için Sadrazam Yemişçi Hasan Paşa kendi konağından kaçıp yeniçeri ocağına iltica etti. Burada isyancılara karşı planlar yapmaya ve uygulamaya koyuldu. Bu plana göre 8 Şubat'ta yeniçeriler, cebeci, topçu ve tersane askerleri Süleymaniye Camii avlusunda toplandılar. Bu grup Şeyhülislam Sunullah Efendi azledilmesini sağladı; sipahileri kışkırtan sadaret kaymakamı Güzelce Mehmet Paşa'nın idamı için bir ferman da çıkardılar. Buradan giden bir güçlü grup şehrin kapılarını kapatıp isyancı sipahilerin şehirden çıkmalarını önlendi. Yemişçi Hasan Paşa'nın sağ kolu olan yeniçeri ağası Ferhat Ağa isyancıların fiilen tenkili görevini aldı. Bu karşı eylemle Kurşunlu Han'da bulunan sipahilere saldıran yeniçeriler, isyancıların çoğunu öldürdüler. Sipahi liderleri olan Poyraz Osman ve Öküz Mehmet kelleleri kesilerek idam edildiler. Önceleri sipahi önderi Hüseyin Halife'ye dokunulmayıp, onun Ramazan boyunca kahvelerde yoldaşları ile eğlenmesine göz yumuldu ise de, bir gece yakalanıp III. Mehmet önüne götürülerek idam edildi.
Duruma hakim olan Sadrazam içişleri politikalarına eğildi. Önce bir kontr-terör kampanyasına girişip büyük bir şiddet kampanyası başlatıp kendine en ufak bile muhalefet gösteren kişileri, hatta kendine yakın sayılan dostlarını bile hiçe sayarak, elimine etmeye çalıştı. Örneğin, kendine karşı olarak gördüğü yeniçeri ağası Tırnakçı Hüseyin Ağa'yı Divan'dan çıkmakta iken Babıali önünde öldürttü. Devletin mali durumunu korumak ve vergi gelirlerini artırmaya çalıştı. Ticaret üzerinden alınan "Tüccar Akçesi" adı verilen bir yeni vergi ihdas etti. Halk yüksek vergilerden şikayete başladılar. Yemişçi Hasan Paşa diğer taraftan Anadolu'daki Celali isyanları ile de uğraşmaya başladı. Anadolu'da Celalilerin önderi durumuna geçmiş olan Kara Hasan'ın kethüdasını İstanbul'da kabul etti ve Kara Hasan'ı affedip ona Bosna Beylerbeyliği görevi verdi. Böylece Yemişçi Hasan Paşa şiddet politikası, ekonomik yüksek vergi politikası ve Anadolu'da Celali isyancılarına verdiği ödünler dolayısıyla kendine çok sayıda düşman yarattı.
Sultan III. Mehmed önce kendi büyük oğlu olan ve taht için Anadolu'da bir şeyhle gizli temasta olan Şehzade Mahmut ile uğraşmaktaydı. 7 Haziran'da oğlunu yakalattırıp boğdurarak idam ettirdi.
Sadrazam aleyhtarları, Yemişçi Hasan Paşa'nın ikinci bir defa yeniçeri eylemi ortaya çıkartarak Sultan'ı tahtan uzaklaştırmaya çalışacağı korkusunu, III. Mehmet'e empoze ettiler. Sultan bir ferman ile 23 Eylül'de Yemişçi Hasan Paşa'yı sadaretten azledip; onu bostancılar tarafından Atmeydanı'nda bulunan Ayşe Sultan Sarayı'nda tutuklattırdı. Bir müddet sonra Yemişçi Hasan Paşa 4 Ekim 1603'ta Sütlüce'de bulunan bahçesine götürüldü ve orada boğularak idam edildi. Mezarı Üsküdar'da Miskinler mevkiindedir.
Yemişçi Hasan Paşa'nın Sütlüce'de ve Beylerbeyi'nin zamanında çok iyi tanınmış bahçeleri bulunmakta idi.
Yerine sadrazam olarak Mısır Beylerbeyi Malkoç Ali Paşa atandı ve Mısır'dan acele olarak İstanbul'a gelmesi için haberci ulak gönderildi.
02Değerlendirme
İngiliz Büyükelçisi Lello hatıratında Yemişçi Hasan Paşa'nın
kaba ve cahil bir adam
olduğunu açıklar. Uzunçarsılı ise onun
haris, garezkar ve liyakatsız
olduğunu belirtmektedir.
Bağlantı atlası
Bu bağlar tahmin değil: iki kişiden birinin biyografisinde diğerinin adı geçiyor. Kanıt cümlesi her kartta yazılı.
-
Yemişçi Hasan Paşa kendi hikâyesinde anılıyor Sokolluzâde Lala Mehmed Paşa
“Sadrazam Yemişçi Hasan Paşa’nın 1601’de çıktığı Avusturya seferinden sonra Macaristan serdarı olarak görevlendirildi.”
Kaynaklar
-
K·01Ansiklopedi maddesiansiklopedi maddesiVikipedi - Yemişçi Hasan Paşatr.wikipedia.org · erişim 28.09.2026
NotAçık kaynak ansiklopedi maddesi.
Kaynağa git ↗ -
K·02Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıUzunçarsılı, İsmail Hakkı, (1954) Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım, XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar), Ankara: Türk Tarih Kurumu (Altıncı Baskı 2011 ISBN 978-975-16-0010) say.359erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
-
K·03Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıMehmed Süreyya (haz. Nuri Akbayar) (1996), Sicill-i Osmani, İstanbul:Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN 975-333-0383 C.II s.126-127archive.org · erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Kaynağa git ↗ -
K·04Akademik / Basın Kaynağıdipnot kaynağıSakaoğlu, Necdet (1999), Bu Mülkün Sultanları', İstanbul:Oğlak say.196erişim 28.09.2026
NotSayfa dipnotundan doğrulandı.
Bilerek dışarıda bırakılanlar
Ölüm nedeni gibi sağlık bilgileri ve kaynağı çözümlenemeyen alanlar bu sayfada gösterilmez.
Vikipedi’den uyarlanmıştır
Bu profildeki metinler Vikipedi’deki “Yemişçi Hasan Paşa” maddesinden alınmıştır ve CC BY-SA 4.0 lisansı altındadır.
Ne değişti?
-
Kaynak yeniden tarandı
Profil bilgileri kaynak maddeyle yeniden karşılaştırıldı.
-
Profil oluşturuldu
4 kaynak ve 0 olayla ilk kayıt.
Düzeltme masası
Bir hata mı gördün? Üç adımda bildir. Kaynak eklersen incelemesi hızlanır.
- Ne yanlış?
- Doğrusu
- Kaynak
Önerin masada.
Editör ilk yanıtı en geç 5 iş günü içinde verecek. Kabul edilirse “Ne değişti?” günlüğünde görünecek.